Bahçeşehir Kolejleri: Kaliteli eğitimi her yere taşıyor

Perşembe, 19 Şubat 2015 - 14:26

1994 yılında İstanbul Bahçeşehir’de hizmet vermeye başlayan Bahçeşehir Koleji, eğitimde fırsat eşitliği yaratmak, çağdaş ve kaliteli eğitimi Türkiye’de yaygınlaştırmak amacıyla başlattığı eğitim hamlesini her geçen gün büyütüyor. Türkiye’nin 7 bölgesinde 22 bin 500 öğrenciye hizmet veren eğitim kurumu, Türkiye genelinde BJK Koleji ile birlikte 25 il ve ilçede 48 anaokulu, 59 kampüs, 109 okul ve 10 bilim müzesi ile kaliteli eğitimini sürdürüyor. Bahçeşehir Kolejleri, önümüzdeki üç yıl içinde okul sayısını 150’ye çıkarmayı, 2023 yılında üç kıtada 350 okula ulaşıp dünyanın en büyük, başarılı ve saygın eğitim kurumlarından biri olmayı hedefliyor. Bahçeşehir Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel yeni projelerini ve yeni hedeflerini Posta’ya anlattı:

Yeni yatırımlardan bahseder misiniz?

1994 yılında İstanbul Bahçeşehir’de hizmet vermeye başlayan Bahçeşehir Koleji, eğitimde fırsat eşitliği yaratmak, çağdaş ve kaliteli eğitimi Türkiye’de yaygınlaştırmak amacıyla başlattığı eğitim hamlesini her geçen gün büyütüyor. Türkiye’nin 7 bölgesinde 22 bin 500 öğrenciye hizmet veren eğitim kurumu,Türkiye genelinde BJK Koleji ile birlikte 25 il ve ilçede 48 anaokulu, 59 kampüs, 109 okul ve 10 bilim müzesi ile kaliteli eğitimini sürdürüyor. Bahçeşehir Kolejleri, önümüzdeki üç yıl içinde okul sayısını 150’ye çıkarmayı, 2023 yılında üç kıtada 350 okula ulaşıp dünyanın en büyük, başarılı ve saygın eğitim kurumlarından biri olmayı hedefliyor. Bahçeşehir Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel yeni projelerini ve yeni hedeflerini Posta’ya anlattı:

Bahçeşehir Koleji olarak ‘kaliteli eğitim her çocuğun hakkıdır’ misyonuyla yola çıkmış bir kurumuz. Öncelikli hedefimiz ülkemizin her köşesindeki çocuğumuza hak ettiği kaliteli eğitimi ulaştırmak. 2015-2016 yılında İstanbul’da Kurtköy ve Dragos okullarımızı açıyoruz. Ordu’da Türkiye’nin en güzel kampüslerinden birini hayata geçiriyoruz. Ankara’ya ikinci Bahçeşehir Koleji kampüsünü, İzmir’de biri Güzelbahçe diğeri Karşıyaka’da olmak üzere iki okulu faaliyete geçiriyoruz. Ayrıca Sivas, Burdur, Afyon, Manisa, Akhisar, Siirt, Çorlu, Torbalı, Ayvalık ve Keşan kampüslerimiz de 2015-2016 eğitim döneminde öğrencilerine hizmet verecek. Hedefimiz Türkiye’nin her ilinde en az bir Bahçeşehir Koleji kampüsü olması. Ayrıca yurtdışında da okul açıyoruz.

Bu sayısal büyüme eğitim kalitesini nasıl etkiliyor?

Bizim için en önemli konu, Türkiye genelindeki tüm kampüslerimizde eğitim kalitesinin A’dan Z’ye aynı olması. Ülkemizin her köşesindeki çocuklara aynı kalitede eğitimi ulaştırmanın gururunu yaşıyoruz. TEOG 1’de 217 tam yapan öğrencimiz ve yüzde 92 başarı ortalamamız var. Kampüsümüz olan tüm illerde TEOG sonuçlarında il birincisiyiz. Tüm illerde aldığımız başarılı sonuçlar amacımıza ulaştığımızı ve kaliteli eğitimi her ülkemizin her köşesine yaymayı başardığımızı gösteriyor. Eğitim ilkelerimizden taviz vermeden büyümeye devam edeceğiz. 

Bu eğitim kalitesini sürdürülebilir kılmayı nasıl başarıyorsunuz?

Kaliteli ve yenilikçi eğitim bizim DNA’mızda var. Bizim her zaman altını çizdiğimiz gibi, eğitimin kalitesini içeriği belirler. Eğitim içeriğine yapılan yatırım kalıcıdır ve öğrenci mezun olduğunda kalitesini belirleyecektir. Bu yüzden eğitim içeriğimize sürekli yatırım yaparak geliştiriyoruz. ‘Yeni Nesil Eğitim’ başlığı altında topladığımız ve eğitimde Bahçeşehir Koleji imzası haline gelen 3 ana başlığımız var: Kişiye Özgü Eğitim, Dijital Eğitim ve Çift Dilli Eğitim. Bahçeşehir Koleji olarak bugünün neslini geleceğin eğitimi ile yetiştiriyoruz. Bunun için de eğitim içeriğimize ve öğretmenlerimize durmadan yatırım yapıyoruz. Edirne’den Van’a tüm Türkiye’deki okullarımızda aynı eğitim uygulanıyor, aynı gün aynı sınav yapılıyor, sonuçlar tüm Türkiye’deki 22 bin veliye aynı anda ulaşıyor.

Son yıllarda eğitimde rekabetin artmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

OECD ülkelerinde ortalama yüzde 15 olan eğitimdeki özel sektör oranı Türkiye’de yüzde 3 civarında. Bunun artması gerektiğinin artık herkes farkında. Devletin de bu yönde adımlar attığını görüyoruz. Özel eğitim kurumuna giden öğrenciye teşvik verilmesi önemli bir adım ve devamının geleceğine inanıyoruz. Kaliteyi artıran rekabetin de sonuçta ülkemizin geleceğine faydası olacağına inanıyorum.

TEKNOLOJİ ÜRETEN İNSAN

5 yaşından itibaren kodlama öğretiyoruz diyorsunuz. Neden bu kadar erken?

Eğer teknolojiyi tüketen değil de üreten bir toplum olmak istiyorsak çocuklarımızı yaratıcı ve üretken bireyler olarak yetiştirmeyi başarmalıyız. Bu imkansız değil. Erken yaşta kazandırılan alışkanlık ve becerilerle bu mümkün. ABD’nin bugün teknoloji inovasyonunda dünyanın bir numarası olması, Google, Apple gibi markaların bu ülkeden çıkması kader ya da tesadüf değil. Artık dijital vatandaşlık da yetmiyor. Herkes dijitali kullanabiliyor. Önemli olan bunu yaratıcılıkla beslemek ve üretkenliğe dönüştürme mekanizmalarını doğru kullanmak.

Sayısal hedeflerimize ulaştığımızda fiziki yatırımlarımız elbette azalacak ama eğitimin içeriğine ve eğitimcilerimize yaptığımız yatırım asla bitmeyecek. Sayısal büyüklüğümüzün yanı sıra akademik başarıda lideriz. Böylesi önemli bir kurumu artık halka arz etme çalışmalarına başladık. Kendimize güvenimiz tam. 2 yıl içinde Bahçeşehir Koleji halka arz edilecek ve bunu gerçekleştiren ilk eğitim kurumu olacak. Kendimize, hedeflerimize, sistemimize ve kalitemize güvenimiz tam olduğu için halka açılıyoruz. Sürdürülebilirlik ve şeffaflık adına da Türkiye için çok değerli bir örnek olacağımıza inanıyorum.

Yandex.Metrica