Bahriyeli modası

Cumartesi, 01 Mayıs 2010 - 05:00

Mariniere, ya da daha kolay anlaşılacağı şekliyle lacivert-beyaz çizgili bluz. Bu denizci üniformalarını Fransızlar günlük hayatlarında eski yıllardan beri kullanıyor. Bu sezon podyumlarda, abiye giysilerde ve sadece Fransa’da değil her yerde sokaklarda görülecek bir akım haline geldi. Mariniere, tarihte kadınlar tarafından giyilmiş ilk erkek giysisi! 1858 yılından beri denizciler tarafından kullanılan bu üniforma eskiden çok sert kurallara sahipmiş. Gövdede: 20 milimetrelik 21 beyaz çizgi ve 10 milimetrelik 20 mavi çizgi. Kollarda: 15 beyaz, 15 mavi çizgi.

Chanel sayesinde denizden Paris’e
İlerleyen yıllarda çizgili bluzları giyen ilk siviller, çocuklar olmuş. Bu bluzların kadınların gardırobuna girmesi ise 1910 yılında Gabrielle Coco Chanel sayesinde gerçekleşmiş. Coco, Paris’li sosyetiklerin sayfiye yeri, deniz kıyısındaki şehir Deauville’de gördüğü denizcilerden esinlenmiş ve buradaki mağazasında denizci bluzları satmaya başlamış. Amaç belli: Kadınları sıkıcı ve sert korselerden kurtarmak. Biraz rahatlatmak ve erkeksileştirmek... Sayfiye modasının Paris’e sıçraması uzun sürmemiş. Kısa süre içinde mariniere sadece maskeli balolarda giyilen bir kıyafet olmaktan çıkmış.

Sokaktan podyuma
Denizci giysileri zamanla podyuma da sıçramış. 1962 ve 1966 yıllarında Yves Saint Laurent ilkbahar yaz koleksiyonu için denizci kasketlerini, kabanlarını ve pantolonlarını kullanmaya başlamış, bluzlara payet ekleyerek mini elbiseler oluşturmuş. Zaman içinde Chanel moda evinin baş tasarımcılığı görevini devralan Karl Lagerfeld bilindik denizci bluzlarını Chanel geleneği olarak üretmeye devam etti. Çizgili trikolarıyla ün yapan Sonia Rykiel 2002 ilkbahar yaz koleksiyonu için gökkuşağı rengindeki trikolarının tüm renklerini attı, sadece gök mavisi ve beyaz çalıştı. Antonio Marras 2006 yılında Kenzo için tasarladığı koleksiyonda denizci bluzlarından uzun elbiseler, bol bluzlar ve askılı elbiseler yapmıştı. Ama mariniere bluzları markasıyla özdeşleştiren asıl kişi Jean Paul Gaultier oldu. Gaultier, denizci bluzlarını hem kendi giyiyor hem de nostalji kattığını söyleyerek tüm koleksiyonlarında kullanıyor. Jean Paul Gaultier bu tutkusunu “Denizci bluzlarının grafik görüntülerini seviyorum. Hazır giyimde de, haute couture’de de kullanılabiliyor. Mümkün olsun veya olmasın bütün giysilerde ve her çeşit malzemeyle kullanıyorum” diye açıklıyor. Diğer markaların son koleksiyonlarında da görüyoruz ki mariniere’ler demode olacak gibi değil... Marc Jacobs, Dolce & Gabbana, Michael Kors, Balmain gibi markaların hepsinin koleksiyonlarında denizci esintileri var.

Her yaşa, her bütçeye
Bugün sadece büyük moda evlerinin değil, tüm markaların raflarında mariniere bluzlar görülebiliyor. Paris’li kadınların giydiği zaman mutlaka kırmızı ruj sürdüğü bluzlar 1960’lı yıllardan bugüne dek Petit Bateau markasının vazgeçilmez ürünü olarak üretiliyor. Artık çizgiler sadece laciverte beyaz değil, kırmızıya, griye veya siyaha beyaz olarak da kullanılıyor. Mariniere bluzlar Zara, Mango gibi orta bütçeli mağazaların yanı sıra ihraç fazlası ürünlerin satıldığı mağazalarda da bulunabiliyor. Hem her bütçeye, hem her yaşa, hem de her cinsiyete hitap ediyor.