'Bahtsız bedevi' polemiği

Başbakan Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na yönelik 'bahtsız bedevi' benzetmesine Kılıçdaroğlu'nun yanıtı sert oldu: Arabistan çöllerinde gezen ben miyim?

06 Kasım 2012, Salı 14:03
A A

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine "bahtsız bedevi" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, "Suriye, Libya, Suudi çöllerinde gezen sen değil misin? Dön aynaya bak, bahtsız bedeviyi göreceksin orada. O çöllerde gezerken aman ha kutup ayılarına dikkat et" diye karşılık verdi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, metroyu ilk getiren, temelini atan sosyal demokrat partinin CHP olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Hayal bile edemezler, o kadar beceriksizler ki İstanbul ve Ankara metrolarını yapamadılar. Biz yapıyoruz, bizim yaptıklarımızı sahipleniyorlar. Ama halk gerçekleri görüyor" dedi.

Eski Başbakan Bülent Ecevit’in, sosyal demokrat hareketin önemli kilometre taşlarından biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Ecevit’in yüreğinde insan, Cumhuriyet, Atatürk, vatan sevgisi bulunduğunu söyledi.

CHP’ye oy vermeyenlerin bile Ecevit denilince saygıyla eğildiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Çünkü o halk adamıydı, ülkesinin, halkının çıkarlarını savunurdu. Hiç kimse ona ’şunu kullanın, deliğe süpürmeyin’ diye bir ifade kullanmadı. O yurtseverliğini sokaklarda bağırıp çağırarak söylemedi, yurtseverliğini Afyon’un tarlalarına, Ege’nin denizine, Kıbrıs’a yazdırdı" diye konuştu.

Kılıçdardoğlu, Ecevit’in, işçilerin haklarını sonuna kadar savunurken, bugün farklı bir tablo bulunduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, 30’dan daha az işçi çalışan işyerlerindeki işçilerin, sendikal haklarının elinden alındığını kaydederek, "Bu işçi sendikaları nerede? Bu işçi sendikaları gazetelere tam sayfa ilan vermekle sonuç elde edeceklerini mi düşünüyorlar?" diye sordu.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Oturacaksınız işçinin parasını yiyeceksiniz, keyfini çatacaksınız, dönüp CHP bizimle niye ilgilenmiyor diyeceksiniz. Bütün işçi kardeşlerimize sesleniyorum; sizin hakkınızı sonuna kadar savunacak olan CHP’dir" görüşünü dile getirdi.

-"Neden Suriye’den söz etmiyor?"-

Moody’s’in geçen hafta rapor yayımladığını anımsatan Kılıçdaroğlu, kredi derecelendirme kuruluşlarının ekonomik değerlendirme yapmasına rağmen ilk kez, siyasal iki temel alana dikkat çekildiğini, bunun, Cumhuriyet tarihinde ilk olduğunu ifade etti.

Laiklik ve siyasal kutuplaşma, gerginlik konusunda ilk kez uluslararası kuruluşun, dünya kamuoyunun dikkatini çektiğini belirten Kılıçdaroğlu, aynı kaygıları kendilerinin de defalarca söylediklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fitch’in bir raporu çıktı. Sayın Başbakan bugün uçuyor, rapor çıktı diye. Merak ediyorum, o raporu acaba tercüme edip, Başbakan’ın önüne koydular mı, içinde ne olduğunu biliyor mu? Bildiği konusunda endişelerim var. Kesinlikle bilmiyor. O rapor, bağımsız ve demokratik bir ülke açısından ayıplarla dolu bir rapor. Orada, ’Senin durumun diğer ülkelere göre daha kötü ama notunu yükseltiyorum’ diyor. Neyin karşılığında senin notunu yükselttiler? Cevabını istiyoruz. ’Sakın ola Suriye’ye gireyim deme, girersen notunu düşürürüm’ diyor. Erdoğan, neden acaba 15-20 gündür Suriye’den söz etmiyor, bunun karşılığında söz etmiyor. Uluslararası bir kuruluş, eğer yaptığı derecelendirmeyle sana yön vermeye çalışıyor, dış politikanı etkiliyor, sana ayar veriyorsa, sen önce dön bir kendini sorgula, ne oluyor bu ülkede, niçin sana ayar veriliyor? Orada önemli şeyler var. Eğer, ’Suriye ile çatışmaya girersen, sıcak para gelmez’ Geleceğini sıcak paraya bağlayan bir ülke, bu tür raporlarla karşılaşır, asıl tehlike burada."

-"Söyler geçerim"-

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendisine yönelik "bahtsız bedevi" sözlerini "terbiyesizlik" olarak nitelendirdi.
Kılıçdaroğlu, sözlerini, "Libya, Suriye, Suudi Arabistan çöllerinde de gezen benim, bahtsız bedevi de benim. Şimdi soruyorum Recep Tayyip Erdoğan, Suriye çöllerinde, Libya çöllerinde, Suudi çöllerinde gezen sen değil misin? Dön aynaya bak, bahtsız bedeviyi göreceksin orada. Ama uyarım var, o çöllerde gezerken aman ha kutup ayılarına dikkat et. Horoza sormuşlar, ’tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?’, o da ’Ben onlardan anlamam, söyler geçerim’ demiş. Ben de söyler geçerim" diye sürdürdü.

"Allah kimseyi bahtsız bedevi durumuna düşürmesin. Beyefendi bahtsız bedevi durumuna düştüğü için raporda ne olduğun anlamıyor, şaşkınlık içinde" görüşünü savunan Kılıçdaroğlu, raporda, "Kara para aklama, terörü finanse etme gibi bir ithamla karşı karşıyasın, yasa çıkarmazsan notunu düşürürüm" denildiğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Bir ülke kara para aklamakla, terörü finanse etmekle suçlanıyorsa birisinin oturup düşünmesi lazım. Bahtsız bedevi düşünür mü; hayır. O neyi düşürür kutup ayısının tehlikesini düşünür" dedi.

-"Ekonomiyi başkaları yönetiyor"-

Kılıçdaroğlu, vatandaşın 2002’de 6,6 milyar lira olan borcunun, 2012’de 238 milyar liraya çıktığını belirterek, vatandaşın borcunun 35, gelirinin ise 3 kat arttığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "bahtsız bedevinin ise ’IMF’ye borcunu ödedik’ diye caka sattığını" öne sürdü.

TÜİK’in rakamlarına göre her 100 kişiden 63’ünün iki günde bir et yemeği yiyemediğini, her 100 kişiden 37’sinin ısınma ihtiyacını karşılayamadığını, her 100 kişiden 50’sinin borçlarını ödemede zorlandığını söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bunlar mı ekonomiyi yönetiyor, hayır, ekonomiyi başkaları yönetiyor" dedi.

Türkiye’nin güçlü olması, işsizliğin bitmesi için önce reel ekonomiye dönülmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, yeni bir ekonomi, maliye, para politikalarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

-"Terörist ilan ederse"-

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin aydınlığa kavuşmasının birinci anahtarının, yeni bir program, yeni teşvik sistemi ve üretim olduğunu vurguladı.

İkinci anahtarın, demokrasi ve örgütlü toplum olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Başbakan, tenis seyircisini, futbol seyircisini, milyonların katıldığı Cumhuriyet bayramında yurttaşları, üniversite öğrencilerini terörist ilan ederse, o başbakana bahtsız bedevi denir" diyen Kılıçdaroğlu, "Moody’s ’Türkiye’de siyasal ayrışma, gerginlik var’ dedi, bahtsız bedevi duyuyor mu; duymaz işine gelmiyor. Darbe temizliği yapalım, darbe hukukunun tamamını değiştirelim dedik. Duydular mı, duymadılar. Hala çöllerdeler, aman ha sakın ha ayıya rastlamayın" görüşünü savundu.

Kılıçdaroğlu, üçünü anahtarın, ülke çıkarlarına odaklanan dış politika olduğunu vurguladı.

BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ?

Başbakan Erdoğan, partisinin meclis grubu toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekonomi gazetecileriyle yaptığı söyleşide, ekonomiyle ilgili çok sorunlu bir tablo çizdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Allah’tan ki bu görüşmeyi sabah kahvaltıda yaptı. Adeta Hükümet’in ekonomik performansını yerden yere vurdu. Birkaç saat sonra da Fitch gibi çok önemli bir uluslararası kuruluş, 18 yıl sonra Türkiye’nin notunu bu seviyeye çıkartarak, Türkiye ekonomisinin ne denli başarılı olduğunu ortaya koydu. Kılıçdaroğlu, bunu ben söyleseydim dün yine inanmayacaktın. Allah’tan Fitch böyle bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı yaptıktan sonra sen ne yaptın, onu merak ediyorum. Ama sen buna da bir şey uydurursun tabi. Çünkü bu konuda çok kabiliyetlisin.

Doğrusu Kılıçdaroğlu ne zaman Hükümeti yerse dünyadan Türkiye’ye övgüler geliyor. Ülkesine bu kadar yabancı, bu kadar ilgisiz bir ana muhalefet partisi olabilir mi? Buna önünü görememek mi denir, okuma körlüğü mü denir, kendi ülkesine şaşı bakmak mı denir; bunu ben milletimin takdirlerine bırakıyorum. Hani var ya tam bahtsız bedevi misali.

Kılıçdaroğlu bizim için ’Türk lirası çok değerli diye neredeyse göbek atacak’ diyor. Doların değerini niye düşürüyor diye soruyor. İşte ulusalcı kafa bu. Ulusalcı geçinip de ulusal paramızın değer kazanmasından rahatsızlık duyan bir zihniyet bu. Biz, Türk lirasının değer kazanmasından dolayı göbek değil, ey Kılıçdaroğlu, can atarız can. Ulusal onurumuz için gerekirse can veririz. Sizin gibi çakma ulusalcılar bu milli hassasiyeti anlayamazlar. Sayın Kılıçdaroğlu, dün bizim Türkiye’yi 2023 yılında dünyanın en ileri 10 ekonomisinden biri haline getiremeyeceğimizi söylemiş. Sayın Kılıçdaroğlu, her ne kadar sonuçları konusunda tereddütlü olsa 2023 hedeflerini benimsemiş gibi görünüyor. Bu güzel bir gelişme. 2023 ifadesinin patentine sahip çıkmaya çalışan Sayın Bahçeli’nin de aynı şekilde bu hedefleri benimsediğini görüyoruz. Bu da güzel gelişme."

>> Erdoğan'dan Bahçeli'ye: Lafla peynir gemisi yürümez

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;