Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Bakan Çubukçu ve spor

Salı, 10 Kasım 2009 - 05:00

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan çok şey bekliyorduk. Yalnız eğitim alanında değil, ilk ve orta dereceli okullardaki spor anlayışı konusunda da... Son günlerde okullardaki (haftada bir gün spor saati) konusundaki beyanatı doğru ise (Bazen söylenmeden yazılıyor, bazen ben böyle şey demedim oluyor) şaşırmamız çok normal.

Bugün Türkiye’de ilköğretimde yaklaşık 10 milyon 800 bin, orta öğretimde ise 2 milyon 500 bine yakın öğrenci var. 1938’de ilkokula adımımı attığım günden bugüne kadar; Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) görev alanların spora, spor dersine bakış açıları hiç değişmedi. Yıllardır yazıyoruz, savaşıyoruz. Son olarak Mehmet Atalay da savaştı. Amma; okullarda sporun bir eğitim dalı olduğunu MEB ilgililerine kabullendiremedik. Hafta bir saat spor dersinin ne ilköğretim; ne de ortaöğretimde öğrenciye faydası olmaz. Zararı olur. Sporla oyunu karıştıran küçükler bir sonraki derse hem terli hem de yorgun girerler. Sn. Çubukçu, dil bilen araştırmacılardan bir ekibe görev verip; hiç olmazsa OECD ülkelerindeki eğitim kurumlarında bir araştırma yaptırsa, çıkan sonucu değerlendirse, bu konuda ne kadar geride kaldığımızı görecektir.

Çocuklara ilk sınıftan itibaren haftada 1 değil, 4 saat spor dersi verilmelidir. İlk 2 saat spor eğitimi ve öğretimi, diğer 2 saat uygulama olmalıdır. Bu alanda da üniversitelerin beden eğitimi gençlik ve spor yüksek okullarından mezun gençlerin görev almaları (Halen 10 bine yakını işsiz) şart olmalıdır. O zaman her yıl bir üst sınıfa geçenler, eğilimlerine göre branş seçebilir ve gelecek yıllarda ülkemizi temsil edecek milli takımlarımıza aday olabilirler. Bu çalışma sporu yalnız takım tutmak ve futbol olarak görmek zanneden spor eğitimi dışı kalmış çocuklarımızı da bizlere kazandıracaktır.

MEB bu çalışmalara milyonlarca lira destek verecek sponsorlar bulabilir. Hem araç ve gereç olarak eksiksiz olur, hem de devletin bütçesine katkıda bulunur. Bugün dünyada spor bir bilim dalı olmuştur. Sporcunun okul ve ev yaşantısı, beslenmesi, sağlık durumu, psikolojik durumu devamlı izlenmekte, geleceğin bilgili, meslek sahibi, sağlıklı olimpiyat ve dünya şampiyonları böyle yetiştirilmektedir. ABD ve Avrupa’da pek çok üniversite sporda başarılı yerli ve yabancılara burs veriyor. Türkiye’nin sporda çağdaş ülkeleri yakalaması için, ülkemizin Milli Eğitim Bakanlığı’nın modern spor anlayışını uygulaması şarttır.