Bakanı Akdağ’dan GATA eleştirilerine cevap

"Bu hem ahlaksızlık hem de şerefsizliktir. Orada bu kardeşimizi tedavi eden hekimler ve personel, aynı hekim, aynı personel. Ne demek istiyor? Oradaki hekimler ve personel, şehit olan yüzbaşı kardeşimizi kasten mi böyle bir noktaya getirdi? Bu kadar ahlaksızlık fazla"

30 Eylül 2016, Cuma 18:05
Bakanı Akdağ’dan GATA eleştirilerine cevap
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, GATA’nın Sağlık Bakanlığına bağlanmasından sonra yapılan eleştirilere sert bir dille cevap vererek, "Bu kadar ahlaksızlık olmaz" dedi. "Sivil GATA’nın son şehidi Yüzbaşı Özgür Özek" başlığıyla verilen habere de tepki gösteren Bakan Akdağ, "Bu hem ahlaksızlık hem de şerefsizliktir. Orada bu kardeşimizi tedavi eden hekimler ve personel, aynı hekim, aynı personel. Ne demek istiyor? Oradaki hekimler ve personel, şehit olan yüzbaşı kardeşimizi kasten mi böyle bir noktaya getirdi? Bu kadar ahlaksızlık fazla" ifadelerini kullandı.

"TEK KELİMEYLE AHLAKSIZLIK"
Bir gazetede yayınlanan ve "Sivil GATA’nın son şehidi Yüzbaşı Özgür Özek" başlığıyla verilen habere ilişkin Akdağ, " Bu kadar ahlaksızlık olmaz. Bu hem ahlaksızlık hem de şerefsizliktir. Orada bu kardeşimizi tedavi eden hekimler ve personel, aynı hekim, aynı personel. Ne demek istiyor. Oradaki hekimler ve personel, şehit olan Yüzbaşı kardeşimizi kasten mi böyle bir noktaya getirdi. Bu kadar ahlaksızlık fazla. GATA, Sağlık Bakanlığına devrolmadan önce hiçbir yaralımız şehit olmamış demek ki. Buradan bu sonuç mu çıkar? Açıkça söylüyorum bu tek kelimeyle ahlaksızlıktır. Bunların yayınladığı ilk yalan haberi tekzip ettik. Bunu da tekzip edeceğiz ve bu işin peşini bırakmayacağız. Bu işi mahkemelere de götüreceğiz ve çatır çatır devlet adına tazminatta alacağız. Bu şehitlerimizin hatırasına yapılan en büyük terbiyesizlik ve ahlaksızlıktır. Bu şehitler bizim şehitlerimizdir. Terbiyesizce bu kardeşlerimizin üzerinden kendi süfli emellerine hizmet etmeye çalışanlara biz papuç bırakmayız. FETÖ’nün bıraktığı yerden şimdi bunlar aldı. Bu hastanelerde çok sayıda FETÖ’cü hekim, FETÖ’cü sağlık personeli vardı geçmişte. Şimdi onların ayıklanması mı, buraya götürülen bir kardeşimizin şehit olmasına yol açıyor. Dillerinin altında ki bakla neyse açığa çıkarsınlar. Bir taraftan anti FETÖ’cü gibi görünüp, öbür taraftan FETÖ, PDY örgütüyle dayanışma işte ancak yapılırsa böyle yapılır. Bunlar kötü niyetli yaklaşımlardır" açıklamasını yaptı.

Cerablus’ta tank içerisinde yaralanan ve şehit olan Akif Güleç’in, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmediği için şehit olduğu yönündeki haberlere ilişkin Bakan Akdağ şunları söyledi:
"Bu kardeşimiz çok ağır yaralanıyor. Bu kardeşlerimiz üzerinden polemik yapılmasına, bunların bu şekilde konuşulmasına karşıyım. Yaptıkları terbiyesizliği ortaya koymak için konuşuyoruz. Onların bizim için değerleri çok yüksek. Allah hepsinden razı olsun. Şehitlerimiz, vatan, toprak uğruna canlarını feda etmeseler, bu programları burada yapıyor olamayız. O yalan haberleri yapan gazetelerde Türkiye’de gazetecilik falan yapamazlar. Özgür, demokratik bir ülkede yaşıyoruz ve silahlı kuvvetlerine mensup kardeşlerimizde bu ülkenin savunmasında yeri geliyor canlarını feda ediyorlar. Sivili, askeri bütün sağlık çalışanları da seferber oluyor ve ellerinden geldiği kadar bu kardeşlerimize hizmet ediyorlar. Türkiye’de geçtiğimiz aylarda çok ciddi terör saldırıları, patlamalar oldu. Bunların en büyüğü 15 Temmuz’da ki terör saldırısı. 241 kardeşimizin şehit olduğu bu saldırılar sırasında 2 bin 200 kardeşimiz de gazi oldu. 2 bin 200 kardeşimizin büyük çoğunluğu Ankara ve İstanbul’da bu yaralanmalara maruz kaldı. Siz hiç işittiniz mi bir tanesine hizmet verilemediğini. Bu kolay bir iş değil. Bu organizasyona Türkiye sahip. Herhangi bir TSK mensubu, polis yaralandığı zaman, oraya süratle ambulanslar götürülüyor, hava ambulansları götürülüyor. Sivilmiş, askermiş diye bir ayrım yapılmadan herkesin elinde ne varsa oraya götürülüyor. Bütün yapılması gereken tıbbı müdahaleler en modern teknikler ile yapılıyor. Müdahale edilebilecek, kendisine hizmet edilebilecek en yakın merkeze götürülüyor. Bu kardeşimiz Adana’da ki yanık merkezinde tedavi ediliyor ve yanık merkezinden kaldırılıp başka bir yere götürülmesi kendisi için risk teşkil ediyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde hastanecilik açısından çok yetkin merkezlerimiz ve doktorlarımız var. Elimizde sadece bir tek hastane yok. Adana’da yapılamayacak bir iş olsa, GATA’da veya bir başka hastanede yapılabilecek bir eylem olsa oradaki doktorlar talebini yapar ve oraya nakledilirdi. Bir nakil talebi yok. Çünkü tedavinin orada yapılması gerekiyor. Nakil talebini aile, komutan değil doktorlar yapmak zorunda. Bazen aileler bir tedavi herhangi bir hastanede yapılabilecekken başka bir yere nakil istiyorlar. Biz şu hassasiyete her zaman sahibiz; özellikle asker, silahlı kuvvetler, polis yaralamalarında sadece sosyal bir talep bile olsa, birinci hastanede tedavi edilse bile biz öbürüne götürüyoruz. Eğer durum şöyleyse; hastanın nakli hayatı tehlike oluşturacak bir nakilse o zaman doktorlar diyor ki bu yükü taşımam."