Bakırköy'de insan sağlığı Veteriner İşleri'ne teslim

Cuma, 12 Şubat 2010 - 05:00

Gülsek mi, ağlasak mı? Bakırköy Belediyesi Meclisi 4 Ocak 2010 günü aldığı bir kararla; "Bakırköy Belediye Başkanlığı idari yapısında yer alan Sağlık İşleri Müdürlüğü'nün kaldırılarak, iptali ile Sağlık Müdürlüğü hizmetlerinin hizmet türlerine göre oluşturulan ve belirtilen şeflikler şeklinde Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne bağlı çalışmasına” dair bir karar aldı. Belediye Başkanlığı’nın teklifi ile yürürlüğe giren karar için dört üye çekimser oy kullandı.

Oy çokluğuyla kabul edilen karar ile, yüzlerce insanın yararlandığı Sağlık İşleri Müdürlüğü tamamen ortadan kaldırıldı. Bundan sonra Bakırköylüler'den sağlık hizmeti almak isteyenler, yolu Sağlık İşleri Müdürlüğü'ne düşenler ilk başvuruyu Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne yapacaklar. Bakırköy Belediyesi'nin herhangi bir sağlık kuruluşunda görev yapan elemanlar ise idari konulardaki işlemlerini, Veteriner İşleri Müdürü ile görüşüp halledecekler.

İşin arkasını kurcalayınca çok vahim bir tablo ortaya çıkıyor. Meğer kararın arkasında 25 yıldır Bakırköy Belediyesi'nde görev yapan Sağlık İşleri Müdürü Nilüfer Demirbaş'ın görevden alınması yatıyormuş. Ateş Ünal Erzen CHP'den Belediye Başkanı olduktan sonra Sağlık İşleri Müdürü Nilüfer Demirbaş'ı görevden almış. Demirbaş, mahkeme kararıyla görevine dönmüş.

Bu üç kez tekrarlanmış, her görevden alınışında yeniden görevine dönen Demirbaş, mahkeme kararını uygulamayan ve kendisini 11 ay boyunca koltuğuna oturtmayan Belediye Başkanı aleyhine dava açmış.

Pazarlıklar sonrası, Demirtaş davasını geri çekmiş. Görevine dönmeyi umut eden Nilüfer Demirtaş, 4 Ocak 2010 günü Belediye Meclisi'nin 'Sağlık İşleri Müdürlüğü'nü lağvetme' kararıyla tam bir şok yaşamış.

Gerisini Demirtaş'ın avukatı Kadir Kartal'dan dinleyelim: "Halen yürürlükte olan bu karar süper komik ve yüz karası bir karardır. Bakırköylüler'e hakarettir. Bakırköy'de sekiz poliklinik, bir huzur evi, görüntüleme merkezi, laboratuar, geriatri merkezi, yardımcı sağlık hizmetleri, normal hastalara evde bakım, ALS ve kas hastalarına evde bakım hizmeti veriliyor. 2009 yılına kadar Veteriner İşleri Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü'nün altında hizmet veriyordu.

Geçen yıl önce veterinerlik hizmetleri için Veteriner İşleri Müdürlüğü kuruldu. Sonra da veterinerlik, Sağlık İşleri Müdürlüğü'nden ayrıldı. 4 Ocak 2010 günü alınan kararla da Sağlık İşleri Müdürlüğü lağvedilip ortadan kaldırıldı. Sağlık hizmetleri Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne bağlandı. Nilüfer Hanım'ın mahkeme kararıyla göreve dönmesinden rahatsız olan yönetim, çareyi müdürlüğü kapatmakta buldu. Karar alınır alınmaz, kaymakamlığa bildirip yürürlüğe girmeden, iki başkan yardımcısı, iki müdür, bir müfettiş, teftiş heyeti başkanı, zabıta müdürü ve sekiz zabıta memuru, Müdür Demirtaş'ın odasını basıp, zor kullanarak makamından dışarı çıkardılar. Şu anda Meclisin aldığı kararın iptali için İdare Mahkemesi'ne başvuruda bulunduk."

Demirtaş'ın avukatı Kartal, Belediye yönetiminin kendisinden neden rahatsız olduğunu ise şöyle anlatıyor:

"Müvekkilimiz belediyede usulsüz harcamalara karşı çıkıyordu. Örneğin üç diş hekimi varken, beş diş hekimi koltuğu al diyorlardı. Eleman olmayan birimlere 45-50 tane bilgisayar alınması konusunda talimatlar verilmiş. Ayrıca Bakırköy sahilde belediyeye terk edilen Sümerbank arazisinin yabancı bir özel sağlık kuruluşuna verilmeye çalışıldığı iddia ediliyor. Buna da itiraz etmiş. Demirtaş 25 yıllık devlet memurudur. Bakırköy'de herkes Demirtaş'ı tanır. Hukuk yoluyla mücadelemiz sürecektir."

Uğur Dündar mağdurdu, şimdi şüpheli oldu

İkinci Engenekon iddianamesinde eşiyle ilgili olarak tamamen yalanlardan oluşan bir elektronik postanın yer almasına tepki gösteren Uğur Dündar'ın Star TV’de yayınlanan haber bültenindeki isyanını tüm Türkiye duymuştu. Dava konusu ile ilgili olmayan bu yalanın iddianamede yer almasının ardından Dündar, Ergenekon savcıları hakkında şikayette bulundu. Henüz buradan bir sonuç çıkmadan Egenekon savcıları Uğur Dündar hakkında 'hakaret ettiği' iddiasıyla şikayette bulundu. Mağdur olan Dündar şimdi bu şikayet nedeniyle şüpheli sıfatıyla savcı karşısına geçip 'Ergenekon savcılarına hakaretten' ifade verecek.

Faili meçhulleri’ ‘faili malum’ yapmak için tarihi fırsat

Türkiye Büyük Millet Meclisi, tarihi bir sınavla karşı karşıya. Faili meçhul cinayete kurban giden aydınların yakınlarından oluşan heyet, TBMM'de bir dizi ziyarette bulunarak, cinayetlerin aydınlatılması için araştırma komisyonu kurulmasını istediler.

Heyetin görüştüğü CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol “Faili meçhul cinayet varsa, o cinayetlerin faili bizatihi devlettir.” dedi ve bu konuda desteğini açıkladı.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı AKP'li Zafer Üskül de “Devlet bir yandan, devlet olarak yaşam hakkını ihlal etmeyecek, bir yandan da üçüncü kişilerin yaşam hakkını ihlal etmelerini önleyecek önlemleri alacak. Ama devletin bu iki yönlü görevlerini, her iki yönden de yerine getiremediğini söylemek mümkün.” diyerek tavrını açık etti.

Ancak AKP'li Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Ayşenur Bahçekapılı, talepleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin yetkili kurullarına ileteceklerini belirterek pek de umut vermediler. Demek istediler ki; komisyon kurulması Başbakanın iki dudağı arasında. Başbakan iki hafta önce 'faili meçhullerin faili malum' olmasından bazılarının rahatsız olduğunu söylüyordu.

İşte şimdi laf değil eylem zamanı. Derin devlet, çeteleşme, faili meçhul konusunda mangalda kül bırakmayanlar; hem faili meçhuller, hem de CHP'nin talep ettiği Dink Cinayeti'nde kamu görevlilerinin ihmallerinin ortaya çıkarılması ile ilgili araştırma komisyonunun kurulmasını sağlamal