Bakkal Amca

Çarşamba, 03 Şubat 2010 - 05:00

Ne hoş bir güvencedir o.

- Kızım, bizim bakkala uğra, iki yumurta al, bir kalıp peynir, bir şişe süt.

- Anne param yok.

- Kızım, sonra veririz.

.......

Mahallenin Karakoludur Bakkal Amca

Sigortasıdır...

Bulunduğu sokağın huzurevi’dir. Kapağı oraya attın mı, nasıl olsa bir çare bulursun.

Bakkal Amca, adeta polistir, bekçidir, muhtardır. Çocukları o korur, yabancıya yolu o tarif eder, kavga edenleri bile o ayırır.

Gelenektir o.

Yardımlaşmanın ve dayanışmanın simgesidir.

***

Bakkalsız bir semti ne yapayım? Kibrit almak için süpermarkete gidecek halim yok ki.... Koş bizim bakkala, al bir ekmek, kendisi yoksa bırak parayı tezgâha... Belki bir de çikolata kaparsın, haydi oğlum, yürü.

Bakkal Amca kredi açar ama faiz almaz. İhtiyaçlarını bazen evine kadar yollar, belki ismini bilmez ama defterinde muhakkak not vardır:

- Ahşap evdeki emekli öğretmen.

Öyle yazar defterde.

- Bitişik apartmandaki konsolos bey... / Üniversiteli genç / Bastonlu teyze.

Simitçiden nasıl ayrılamazsam, kasap ve manavdan nasıl ayrılamazsam, Bakkal Amca’dan da ayrılamam.

***

Çocukluğumdan beri tanırım

Bakkal Amca’yı...

Pide’yi ilk orada gördüm... Helvayı ilk orada tattım... Terli terliyken annemden gizli ilk gazozu o ikram etti bana...

Buyursunlar küçük bey diye ne güzel karşılar çocukları.

Duydum ki şimdi topun ağzındaymış Bakkal Amca.

Olamaz.

O bize futbol topundan daha âşina, yağmurdan ve çamurdan daha akrabadır.

Bakkal Amca’mı istiyorum. Hiçbir yere gidemez. Göndermiyorum.