Balbay: Böyle sorular Ortaçağ'da sorulmaz

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay: “Godot'u bekliyorum” desem “gladyo'yu bekliyor” diyecekler.

Pazartesi, 23 Kasım 2009 - 16:17

Balbay: Böyle sorular Ortaçağ'da sorulmaz

İkinci Ergenekon davasının 19’uncu oturumunda eski ifadelerinin okunmasına devam edilen iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, bazı telefon görüşmelerinin tutanağa yanlış geçirildiğini söyledi. Balbay, "Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız ile yaptığım telefon görüşmesinde bir kişi ile ilgili ‘gradosunun düştüğü’nü söyledim. Bu sözüm iddianamede ‘gladyosu düştü’ diye yazılmış. ‘Grado’, bilirsiniz değer, düzey demek. ‘Gradosu düştü’ demekle değerinin düştüğünü anlatmak istemiştim. Ben şimdi ‘Godot’u bekliyorum’ desem, korkarım ’Balbay uslanmadı ‘gladyo'yu bekliyor’ diyecek " dedi.
İstanbul 13’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Mustafa Balbay’a destek vermek amacıyla Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarlarında Ümit Zileli ve ressam Bedri Baykam katıldı. Duruşmada eski ifadeleri okunan Mustafa Balbay bu ifadelerinde yer alan bazı beyanlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

DİNK CİNAYETİ İLE İLGİLİ ARAŞTIRMA YAPIP YAZI YAZDIM

Trabzon ve Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi olduğu öne sürülen Yasin Hayal’le ilgili bir nota ilşikin açıklamalarda bulunan Mustafa Balbay, herkes gibi cinayetten kendisinin de etkilendiğini belirterek, “Konuyla ilgili MİT Müsteşarı Emre Taner’e kadar birçok kişiyle görüşmeler yaptım. Sorumluluk üstlendim. ‘Trabzon nasıl bir şehir, Anadolu’da böyle başka şehirler var mı?’ diye araştırmalar yapıp yazılar yazdım" dedi.
İkinci Ergenekon davasının sanıklarından emekli Orgeneraller Hurşit Tolon, Şener Eruygur ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur’dan hiçbir belge almadığını tekrar ifade eden Mustafa Balbay, açılmayan dijital verinin kendisine ait olmadığını savundu.

HERGÜN BİR ÇOK E-MAİL GELİR

Yazılarının altında e-mail adresinin yazdığını belirten Mustafa Balbay, hergün kendisine ‘şunu yapmak gerek, bunu yapmak’ gerek diye birçok e-mail geldiğini söyledi. SESAR’dan gelen bir e-maile ilişkin de açıklama yapan Mustafa Balbay, "Ergenekon ana davasının tutuklu sanıklarından SESAR’ın Başkanı İsmail Yıldız’ı tanımam. SESAR’dan gelen e-mail hergün gelen onlarca e-mailden birini seçmişler. İsteselerdi bu tür bir milyon belge bulurlardı” dedi.

GÜNDAY, BAHÇELİ’YE GÖNDERDİĞİ MEKTUBUN BİR ÖRNEĞİNİ BANA DA GÖNDERDİ

Dönemin Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Derviş Günday’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yazdığı ‘kişiye özel’ ibareli mektubun bir örneğinin kendisinde bulunmasına ilişkin ise Mustafa Balbay, “O dönem TESK’in kimliği ile ilgili bir tartışma vardı. Şu an CHP Çorum Milletvekili olan Derviş Günday, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye gönderdiği yakınmalarını içeren mektubun bir örneğini ‘bir haber yapılabilir’ diyerek okumam için bana göndermiş."
Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen ve kendi bilgisayarında da olduğu iddia edilen ‘darbe günlüklerine’ ilişkin tekrar açıklamlarda bulunan Mustafa Balbay, günlüklerle ilgili belgelerin Nokta Dergisi’nde yazı dizisi olarak yayınlandığını ve tartışmaların günlerce sürdüğünü hatırlattı. Mustafa Balbay, Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen belgelerin birçok gazetecide bulunduğunu öne sürdü.

GENELKURNAY BAŞKANLIĞI TERÖR MERKEZİ Mİ?

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yaptığı görüşmeye ilişkin notları da açıklayan Mustafa Balbay, "Bu görüşmelerin hepsi gazeteci kimliğimle yapılmış görüşmelerdir. Hepsi makamlarda yapılmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı terör merkezi midir? Buralarda görüşme yapmayacaktım da gizli bir şekilde mi görüşecektim?" dedi.
Telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tepsit tutanaklarını okuyup incelemesinin bile 5-6 gününü aldığını belirten Balbay, şunları söyledi:
“Günlük konuşmalarımdan suç unsuru çıkarılmasına ‘pes’ diyorum. Mustafa Özbek ile yaptığımı telefon konuşmaları soruluyor. Mustafa Özbek’in güçlü bir sendikası var, bunu Türkiye’nin yararına kullanabilir miyim, diye kafa yoran bir insan. Vatanı, milletini seven, Türkiye’nin başına gelmiş bir olayı kendi başına gelmiş olarak gören bir insandır. Yaşanan sorunların mevcut partilerle mi yoksa yeni bir parti ile mi çözüleblir, diye kafa yoruyordu. Adaşım ’sen çık’ diye bana teklifte bulundu. Ben de ‘Cumhuriyet Gazetesi’ne aitim.’ diyerek teklifini reddetim."

BÖYLE SORULAR ORTAÇAĞDA SORULMAZ

Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara bürosunun santralinden yapılan telefon görüşmelerinin hepsinin içeriğinin kendisine sorulduğunu sözlerine ekleyen Mustafa Balbay, başyazarları İlhan Selçuk ve Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız ile yaptıkları görüşmelerin haber içerikli olduğunu anlattı. Balbay, “Bu olağanüstü bir haksızlık. Roma hukukunda geçtik bunları. Ortaçağ’da sorulmaz böyle sorular. Santralden yapılan görüşmeler benim gibi gösterilmiş" dedi. Balbay, kendisi dışında yapılmış telefon görüşmelerinin konu edilerek hukukta tanımlaması zor bir yola girildiğini savundu.

YENİ ŞAFAK’A GÖRE 2007’DEN BERİ DİNLEMİŞLER

İddinamaye ve ek klasörlere göre Mart 2008’den beri dinlendiğini belirten Mustafa Balbay, Yeni Şafak Gazetesi’nde “Paşa’dan Balbay’a Özel Randevu” başlıklı habere atıfta bulunarak, "Dönemin Genelkurmay 2’inci Başkanı Ergun Saygun ile 2007 yılının Haziran ayında yaptığım telefon görüşmesi haberleştirilmiştir. Bu telefon görüşmesine ait kayıtlar sizin önünüzdeki dosyada yok. Demek ki biz daha önceden dinlenmeye başlanmışız. Burada bir mağduriyet var" dedi.
İkinci Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Yeni Parti Genel Başkanı Tuncay Özkan ile Cumhuriyet Gazetesi’nde yıllarca birlikte çaılştıklarının ifade eden Mustafa Balbay, " ‘Gönül umduğuna küser’. Tuncay Özkan’ın Kanaltürk’ü sattığını duyunca hem üzüldüm, hem kızdım"diye konuştu.

SAVCILIK SORGUSUNDA ERGENEKONLA İLGİLİ BELGE GÖSTERİLMEDİ

Savcılık sorgusunda ’iddia edilen Ergenekon terör örgütü’ ile ilgili kendisine hiçbir belge gösterilmediğini ve soru da sorulmadığını ifade eden Mustafa Balbay, “Ben ’Ergenekon Terör Örgütü’ tanımını kullanmadım. Hiçbir terör örgütü ile ilgim olamaz. Savcılıkta da öyle söyledim" dedi.
Kendisinden ele geçirilidiği öne sürülen Cumhuriyet Çalışma Grubu(CÇG) ait rapora ilişkin de Balbay, "CÇG’ye ait rapor benden çıkmadı. CÇG’nin adını bu soruşturmada duydum. Türkiyem Topluluğu’nun yönetiminde bulunmadım. Ancak konferanslarına çağırdıkları zaman gitti, konuşma yaptım" diye konuştu.

AVUKAT METİN: DİGİTAL VERİLER HUKUKİ OLARAK TOPLANMADI

Mustafa Balbay’ın avukatı Aydın Metin ise müvekkilinin tutuklandıktan 9 ay sonra hakim karşısına çıkarak kendisine yöneltilen suçlamalara içtenlikle ve doğru olarak cevap verdiğini söyledi.
Müvekkilinin çapraz sorgusuna geçilmeden önce tutuklanmasına neden olduğunu tahmin ettikleri bir numaralı digital verilere ilişkin hukuki talepleri olduğunu belirten Metin, üniversitelerden aldıkları bu konuya ilişkin hukuki görüşleri mahkemeye sundu ve şunları söyledi:
"Harddisk numaraları tutanaklara yazılmamıştır. Bu ciddi bir usul eksiğidir. Müvekkilim hakkında yönetmelik emrine aykırı davranılmıştır. Diğer çoğu sanıkta harddisk numaraları yazılmıştır. El konulan bilgisayarların yedeklenmesi ve kopyalanması yapılmamıştır. Bu yöndeki taleplerimiz savcılığın talebine rağmen kolluk güçleri tarafından yerine getirilmedi. Müvekkilimle aynı gün Ankara’daki evinde arama yapılan Hurşit Tolon’un bilgisyarından yedekleme alındığı ve huzurda bulunan avukatına verildiği tutanaklarda yer almaktadır. Kolluk güçleri isterse bunu yapabiliyor. Ancak Mustafa Balbay’ın bilgisayarının imajı 7 gün sonra alınmıştır. Bizce bu bilgisyaralara 1-7 Temmuz arasımda müdahale edilmiştir. Bir numaralı delil olarak müvekkilimin tutuklanmasına neden olan dijital veriler sağlam ve güvenilir değildir. Bu nedenle kabul edilemez"

Ayşegül USTA/İSTANBUL,(DHA)