Balyoz davasının bilirkişi raporu mahkemede

Genelkurmay Başkanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda 6 Aralık 2010'da yapılan aramada bulunan ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile ilgili hususları içerdiği iddia edilen dosyaları inceleyen bilirkişi heyetinin raporu mahkemeye ulaştı

Perşembe, 16 Haziran 2011 - 23:03

Balyoz davasının bilirkişi raporu mahkemede

Balyoz Harekat Planı davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 25 Mayıs 2011 tarihinde mahkemeye gönderdiği yazısında, Donanma Komutanlığı İstihbarata Karşı Koyma İKK şubesinde bulunan 5 No’lu hard diskte "Oraj Hava Harekat Planı" adı altındaki 42 adet dosyaya ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında bilirkişi heyetine inceleme yaptırıldığı kaydedildi. HKK yazısında bilirkişi heyetinin "5 Numaralı hard diskteki dosyaların 28 Temmuz 2009’da kaydedildikleri ve manipülatif oldukları" değerlendirmesini yaptığı belirtildi.

Raporda Balyoz Darbe Planı kapsamındaki Oraj Harekat Planı’nın çok sayıda Türk Hava Kuvvetleri personelini kapsadığı belirtilerek "gayri kanuni bir örgütlenme ilkesine temel hususta ters düşmektedir" ifadelerine yer verildi. "Dosya bilgileri", "Personel bilgileri", "Teknik analiz", "İçerik değerlendirmesi", "Dosyalara ilişkin birleşik değerlendirme" ve "Sonuç" bölümlerinden oluşan 362 sayfalık raporda, davada tutuklu sanık eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına’ya ilişkin değerlendirmeler de yer alıyor.

Raporda, İbrahim Fırtına’nın 30 Ağustos 2003 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı üstlenecek bir pozisyonda olduğuna vurgulanarak, "Fırtına’nın bu göreve gelmesinden 7 ay önce selefi Orgeneral Cumhur Asparuk’un tesirsiz hale getirilmesini kapsayan illegal bir yapılanmanın öncülüğünü üstleniyor olması akla ters bir muhakemedir. Oysa ki normal terfi dönemini bekleyerek Hava Kuvvetleri Komutanlığı payesini aldıktan sonra erkini kuvvetin tamamına yayarak daha üst seviyede bir kontrol kazanma avantajı sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi.

Oraj Hava Harekat Planı adı altında hazırlanan yazılar ve eklerindeki dosyalarda isimleri geçen 28 personelin Şubat-mart 2003 döneminde 8’inin Hava Kuvvetlerinin farklı kademe ve birliklerinde general rütbesinde görev aldıkları anlatılan bilirkişi raporunda "Bahse konu planın yapılanmasında, akademi öğrencileri dışında kalan ve Hava Kuvvetleri birliklerinde görev yapan diğer personelde bulundukları yerden bu faaliyetin bir parçasını teşkil etmiş gözükmektedir.

Eğer bu gizli ve örgütlü bir yapılanma ise çok fazla sayıda personele ve birlik içerisinde yaygınlaştırılarak Hava Kuvvetleri Komutanı’nın bile bu yapılanmanın dışında tutulduğu, pasifize edilmesinin planlandığı, ortaya çıkması halinde çok ciddi bir suçlamaya maruz kalabilecek bir ekip için büyük ihtiyatsızlık yapılmış olması, gayri kanuni bir örgütlenme ilkesine temel hususta ters düşmektedir" denildi.

İZ BIRAKMADAN DEĞİŞTİRİLEBİLİR

Raporda 1. Ordu Komutanlığı sorumluluk sahasında görev yapacağı iddia edilen Hava Kuvvetleri personelinin görev yeri listelerindeki isim, görev, yer ve rütbe itibarıyla hatalı olduğu, 4 memurun da HKK personeli olmadığı belirtildi. Raporda, "Oluşturulan listelerin doğru olmayan bilgiler içerdiği, bir askeri kültürün disiplini içerisinden çıkmadığı, manipülatif olma ihtimalinin yüksek olduğu görülmektedir" ifadelerine yer verildi.

Bilirkişi raporunda yer alan teknik analizler bölümünde de ise "Office dosyalarının üst bilgilerinde yer alan verilerin hiçbir iz bırakılmadan değiştirilmesi, silinmesi ya da oluşturulabilmesi mümkün görülmektedir. Bununla beraber, dosya içeriğinin de istenilen şekilde ve istenilen üst bilgilerle oluşturulması mümkündür" denildi.

EN ÖNEMLİ HATA "ZAMAN DİLİMİ" MADDESİNDE GÖRÜLMÜŞTÜR

"Islak imza bulunmayan elektronik ortamda hazırlanmış veriler hukuki delil niteliği taşımaz" denilen raporda "Söz konusu evraklara ilişkin bir bilgi ve kayıt yoktur. İncelenen dokümanlarda en basit askeri yazıda bile yapılamayacak yazılım hataları yer almaktadır. Genel olarak tüm yazılarda benzer ya da aynı hatalar yapılmıştır. Harekat Planı olduğu iddia edilen yazıda en önemli hata "Zaman Dilimi" maddesinde görülmüştür.

Metinde ’Zaman dilimi:B" ibaresi yer almaktadır. Buna göre tüm birlikler Greenwich zamanı + 2 saat dilimini kullanacaktır. Böyle bir plan gerçek olsa bile zaman açısından yaratacağı kargaşa ve çelişkilerden dolayı icra edilemez. Normal uygulamada tüm harekat planlarımızda "Mahalli saat" dilimi kullanılacaktır ibaresi mutlaka yer alır" şeklinde görüşlere yer verildi.

Serpil KIRKESER/İSTANBUL, (DHA)