Barajlar gerçeği ve Arkeoloji

Aktüel Arkeoloji Dergisi, kamuoyunda yanlış verilerle tartışılan arkeoloji ve kültürel miras alanlarını tahrip eden baraj yapımlarını en ince ayrıntısına kadar anlatan özel bir sayı hazırladı

a
a
Pazartesi, 06 Eylül 2010 - 15:00


Barajlar gerçeği ve Arkeoloji

“Barajlar Gerçeği ve Arkeoloji” konusu üzerine hazırlanan bu özel sayıda; uzun yıllardır kurtarma kazıları yürüten birçok bilim insanı yaptıkları çalışmalar ve bölgede yaşananlar hakkında izlenimlerini ve düşüncelerini aktarırken Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker ile barajlar üzerine çok önemli üç röportaj gerçekleştirildi. Uygarlık tarihi açısından büyük öneme sahip “Bereketli Hilal”’in etrafında binlerce yıl önce kurulmuş yüzlerce Höyük bugün sular altında kalma tehlikesini yaşıyor. Dergide, bu tehlike ile yıllardır mücadele eden arkeologların kaleminden, birçok höyük ve yerleşim biriminin sular altında kalışının acı hikâyesi anlatılıyor.

Prof. Dr. Mehmet Özdoğan; çağdaş yaşamın gereklerinin karşılanması ile kültürel varlıkların korunması arasındaki çelişkiye önemli bir bakış açısı getirirken, Prof. Dr. Numan Tuna; çağdaş bütünleşik koruma anlayışının dünyadaki ilk kapsamlı uygulama örneklerinden biri TAÇDAM’ı değerlendiriyor. ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr Nur Akın; yok olan bir nehre, Fırat’a, Fırat’ın zeytinliklerine, fıstık ve nar bahçelerine, kültürüne ve insanına dikkatleri çekerken gazeteci Özgen Acar, 19 yüzyıldan bu yana Zeugma’yı talan eden “köstebeklerin” hikâyesini anlatıyor. “Su İçinde Üç Çığlık” olarak zihinlerimize kazınan; Birecik Barajı’nın yutmaya çalıştığı Zeugma, Yortanlı Barajı’nın boğazladığı Allianoi ve Ilısu Barajı’nın kurbanı Hasankeyf de tüm yaşanmışlıkları, sahip oldukları ve kaybettikleriyle zihnimizi bir kez daha kurcalıyor.

Yukarı Dicle Vadisi’nde Orta Bronz Çağı’nın dini merkezi Hirbemerdon Tepe, tarımsal bir koloni merkezi Gre Abdurrahman, Anadolu’nun çanak çömleksiz Neolitik Dönemi’ne ışık tutan Körtik Tepe, Obeid kültürünün en önemli temsilcisi Müslümantepe, Geç Kalkolitik yerleşimi Kuriki Höyük, Vadi’nin boyalı çanak-çömlek kültürünü ortaya çıkaran Hakemi Use ve Karavelyan, tarıma elverişli geniş topraklarıyla her zaman tercih edilen bir yerleşim alanı olan Kavuşan Höyük ve daha birçok yerleşim birimi ve bu yerleşim birimlerinin yaşadıkları tüm olumsuzluklar, bu bölgelerde çalışmalarını sürdüren akademisyenler tarafından okuyuculara sunuluyor.