Başbakan BDP'ye 'polis katili' dedi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Önceki gün, İstanbul'da BDP'nin bir seçim bürosunda, daha doğrusu bir bağımsız adayın seçim bürosundan onlarca molotof çıktı. Kimi yakacaksınız, nereyi yakacaksınız? Barışı böyle mi getireceksiniz?" dedi.

Salı, 07 Haziran 2011 - 17:17

Başbakan BDP'ye 'polis katili' dedi

Erdoğan, partisinin Adıyaman Emniyet Müdürlüğü yanında düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında BDP'ye yönelik eleştirilerde bulundu.

Erdoğan, şöyle konuştu: "(Kürtlerin dini Zerdüştlüktür) diyorlar. Benim Kürt kardeşlerimi bu şekilde bir zan altında bırakmaya cüret edecek kadar istikameti yok bunların. Akıl hocaları böyle diyor. Ve ne diyorlar? 'Kürtler, kılıç zoruyla Müslüman yapılmıştır' diyorlar. Daha da ileri gidiyorlar, 'Apo peygamberdir' diyorlar... Bitmedi, Cizre'de, imam hatipli çocukların kaldığı pansiyona molotof atıyor, 13-14 yaşında çocukların yüzünü yakıyorlar. Şu anda bir tanesi Ankara'da. Bizim de gözetimimiz altında tedavi görüyor."

Diyarbakır'da, aynı şekilde imam hatipli çocuklara saldırıldığını belirten Erdoğan, Hakkari'de sabah namazına giden imamın katledildiğini ifade etti.

BDP'ye sert sözler

Daha da ileri gidilerek, Cizre'de, tarihi Kırmızı Medrese'ye ve büyük Kürt alimi Melaye Ceziri'nin türbesine bile saldırmaktan geri kalınmadığını kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Şu BDP'nin sırtını dayadığı yer neresi? Terör örgütü... Sırtını oraya dayıyor. Bazı yazarlar ağız birliği yapmışlar, 'Başbakan BDP'ye karşı çok sert' diye hergün yazıp çiziyorlar. Ben, polis katillerine mi müsamaha göstereceğim? Çocukların, kadınların olduğu arabaya saldıranlara mı müsamaha göstereceğim? 13-14 yaşında çocukların yüzlerini yakanlara mı müsamaha göstereceğim? İmam katillerine mi müsamaha göstereceğim?

İsim vermeden Sırrı Süreyya Önder'e yüklendi

Önceki gün, İstanbul'da BDP'nin bir seçim bürosunda, daha doğrusu bir bağımsız adayın seçim bürosundan onlarca molotof çıktı. O seçim bürosunu kullanan zat, gittiği her yerde, mağduriyet kisvesi altında barış diyor, özgürlük diyor, demokrasi diyor, hak diyor, hukuk diyor. Peki bu molotoflar nedir? Kimi yakacaksınız, nereyi yakacaksınız? Barışı böyle mi getireceksiniz? Molotofla demokrasiyi aynı kefede nasıl tartacaksınız?

İstanbul'da, bir belediye otobüsünde yakarak öldürdüğünüz Serap kızımız size ders olmayacak mı? Bunların nasıl bir tahrik, nasıl bir kışkırtma politikası yürüttüklerini görün. Bunlar oradan nemalanıyorlar. Benim Kürt vatandaşım kepenk kapatmıyor, kepenk kapattırılıyor. Bunların, sorunun çözümü için değil, sorunun devamı için nasıl çırpındıklarını görün. Bu bölgenin yoksulluğu bitmesin istiyorlar."