Başbakan bilmiyormuş!..

Tek Gıda-İş Başkanı, Başbakan Erdoğan'ın 4/C kapsamında çalışanların birçok hakkını perşembe akşamı Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu'dan öğrendiğini söyledi

Başbakan bilmiyormuş!..

Mustafa Türkel, 47 gündür Ankara ayazında özlük hakları için direnişini sürdüren Tekel işçilerinin örgütlü olduğu Tek Gıda İş Sendikası’nın Başkanı. Türkel geçtiğimiz hafta Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu’nun, Başbakan Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede konuşulanların kendi deyimiyle ‘Küçük bir kısmını’ anlattı. Erdoğan’ın görevlendirdiği bakanlar sorunun çözümüne yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Türkel’in süreçle ilgili görüşleri şöyle:

Tekel direnişinde son durum nedir? Bu iş nasıl çözülecek?

Biz 4/C’nin (geçici işçi) insan haklarına ve iş hukukumuza aykırı olduğunu söylüyoruz. Çünkü kamu, geçmişte geçici personel olarak anketör bile alamıyordu. 4/C ile, Turgut Özal döneminde 657 sayılı yasada yapılan bir düzenlemeyle bu ihtiyaçların karşılanması hedeflendi.
Yasanın 4’üncü maddesinin A bendi devlet memurunu tanımlıyor, B bendi kamuda özel eğitime sahip teknik elemanların istihdam yöntemini belirliyordu. C bendi de geçici ihtiyaçlar için düzenlenmişti. 2004’te Ak Parti özelleştirme mağdurlarının sorununu çözmek için bu maddeyi kullandı.

4/C kapsamındakiler en kadar süreyle maaş alıyor?

En az 4, en fazla 10 ay. Ama sonra bunu 11 aya çıkardılar. Tekel işçisine uydurmak için de az bir zam yaptılar. ‘Siz bu 4/C’yi kabul edin maaşlarda da iyileştirme yapacağız’ demek için. Biz de ‘Olmaz 4/C adı altında bir çalışma statüsünü kabul edemeyiz’ dedik. 4/C’de çalışma süresi yok.
Yani 8, 10, 20 saat çalışabilirsiniz. Bunun hiç önemi yok. Mesai talep etme hakkı bile yok

İzin durumu, sosyal haklar nasıl?
20 saat çalışsa bile mesai talep etme hakkı yok. Ücretli izin hakkı, yemek, yol, ikramiye gibi sosyal haklar, sendikal haklar yok.

Şu an gelinen nokta nedir?

4/C koşulları 200 yıl öncesinin çalışma koşullarıdır, kölelik düzenidir. Biz iki yıldır Maliye’ye Başbakanlık’a, Özelleştirme İdaresi’ne ‘Sıkıntı olacak. Birlikte oturup koşulları konuşalım’ dedik. Hükümetten ‘Önerilerinizi dikkate alacağız, düzenlemeleri yaparken sizinle konuşacağız’ cevabı geldi. Ama bugüne kadar bizimle hiç konuşulmadı. Gelip ‘Biz işletmeleri kapatıyoruz’ dediler.

Sizin hükümetten beklentiniz nedir?

Hükümet bize ‘Sizi 4/C’li olarak çalıştıracağız’ diyor. Yani patron da işveren de hükümet. Biz de diyoruz ki; bize 4/C’li olarak iş vermeyi garanti ediyor musun? Evet. O zaman bizi 657 sayılı yasaya göre değil, işçi olarak gönder göndereceğin yere. Birinci koşulumuz bu.

‘Memur gibi gönderme’ diyorsunuz öyle mi?

Keşke memur gibi olsa. Ne o, ne öbürü, ne erkek ne dişi. Yani devekuşu gibi. Ne kuş, ne dört ayaklı hayvan. Biz gittiğimiz yerde diyelim ki; Devlet Su İşleri’ne gönderdi bizi, aylık ücret 1000 lira Tekel’de çalışanın ücreti 1300-1500 lira. Gittiğimiz yerdeki skala ücret neyse onu kabul ediyoruz. Yani ücret indirimini kabul ediyoruz.

Peki başka şehre gitme konusu?

Hiç önemi yok, önyargımız yok. Elbette önceliğimiz kendi yöremiz olur ama olmazsa neresi olursa gideriz. Biz karnımızı doyurmak için çalışıyoruz. 4/C’den başka şey konuşulmuyordu

Başbakan, Türk-İş Başkanı Kumlu ile görüşürken 4/C ile ilgili bilgisi var mıydı?

Hayır. Ne bakanlar, ne bürokratlar 4/C’den başka bir şey konuşuyordu. Ankara’ya geldiğimizde Hayati Yazıcıoğlu, AK Parti Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, Mustafa Kumlu’nun da bulunduğu heyetle bir araya geldi. 4/C’den başka bir şey konuşmuyorlardı. ‘10 ayı 11 ay yaparız, 11 aysa 11 ay 20 gün yaparız’. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir düzen yok.

Belki inatlaşmaya da girdi bu iş?

İnatlaşma da değil. Başbakan ‘yıllık ücretli izinleri, kıdem tazminatı nasıl yok?’ diye soruyor. Kumlu’ya ‘Mustafa Bey, bu insanlar 4/C kapsamında çalıştıkları süre için nasıl kıdem tazminatı almazlar?’ diye soruyor. Başbakan bunları, o toplantıda sendikacıdan öğreniyor.

4/C’li 10 yıl bile çalışsa kıdem tazminatı yok öyle mi?

Kuruş yok.

Bu iş çözülüyor gibi bir görüntü ortaya çıktı?

Yüzde 60-70 çözülebilir diyebiliriz. Koşulunu çok net ifade ettik. Bundan farklı bir çözüm kabul edilebilir değil. Şimdi 400 milyon lira tazminat ödeyecek devlet. Biz “Maliye’nin, devletin eli dar. Bu parayı ödemeyin. Bizi özlük haklarımızla birlikte başka kuruluşlara gönderin” dedik. Daha ne diyelim.

Açılıştan sonra 212 Alışveriş Merkezi’ni gezen Başbakan Erdoğan, torunları için 508 liralık oyuncak aldı. Erdoğan, dükkan sahibinin ısrarlarına rağmen kredi kartıyla ödemeyi yaptı. Tekel işçilerinin Ankara’daki mücadelesinde, yarıyıl tatilini babası Adem Yavuz’un yanında geçiren Samet, işçilerin direnişini artıran broşürlerle okuma yazma çalışıyor. Mustafa Türkel

3