Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Başbakan, eskilere göre asker karşısında daha mı dik?

Çarşamba, 11 Kasım 2009 - 05:00

Başbakan’ın son TRT söyleşisi, ben dahil herhalde nice gazetecinin ağzının sularını akıtmıştır. Fehmi Koru, Derya Sazak, Prof. Mustafa Erdoğan, Prof. Fuat Keyman’ın soruları ve söyleşinin genel havası da çok güzeldi. Kimse aksini söyleyemez, her soruyu da sordular. Başbakan’a şirin görünme telaşları olmadığı gibi, hiçbiri lafı da gevelemedi. Her biri tebriği hak etti.

Başbakan da çok ilginç bir performans sergiledi. Verdiği her yanıt manşetlikti. Tabii, özellikle TSK ile ilişkiler hakkındaki söyledikleri, sivil iktidar-asker ilişkilerinde bir yol ayrımının perçinlenmesi gibiydi. Her şey, 27 Nisan 2007 gecesi Genelkurmay’ın internet sitesine konan ve AKP’ye oy verilmemesini isteyen elektronik mesajla başladı.

Kamuoyunun alıştığı, bu uyarının siyasi iktidar tarafından görmezden gelinmesi veya iktidarın başındaki kişinin çıkıp, komutanların kendilerini yanlış anladıkları şeklinde yuvarlak bir açıklama yapmasıydı.

Ancak, tam aksi gerçekleşti.

Hükümet son derece sert bir tepki gösterdi.

Hele bu sürtüşmenin ardından, aynı yılın temmuz ayındaki genel seçimlerde, AKP’nin oy oranı kendilerini dahi şaşırtacak oranda artınca, 80 yıllık sivil iktidar-asker ilişkileri somut şekilde değişme sürecine girdi.

Sonrası çorap söküğü gibi geliverdi...

Ardından, gelişmeler çorap söküğü gibi çözülmeye başladı.

Önce NOKTA dergisinde, 2004 yılında hazırlanan darbe planları kamuoyuna yansıdı.

Darbe çalkantıları tartışılırken, Ergenekon soruşturması geldi.

Kamuoyu ilk defa, emekli orgenerallerin tutuklanmasını izledi. Kimse bir şey diyemedi, bir şey yapamadı. Askerin gelişmeleri seyretmekten ve mahkemenin sonucunu beklemekten başka çaresi yoktu. Eski yaklaşımların artık geride kaldığı ve yeni bir ilişki düzeninin kurulduğu kanısı yaygınlaştı.