Başbakan'dan CHP'ye sert eleştiri

Salı, 25 Mayıs 2010 - 12:20

Başbakan'dan CHP'ye sert eleştiri


Başbakan Erdoğan, partisinin Meclis'teki grup konuşmasında gelişmeleri değerlendirdi.

Konuşmasına Zonguldak'taki maden kazasına yönelik sözlerine gelen tepkilerle başlayan Erdoğan, "Bizim sarfettiğimiz sözler acıları paylaşmaya dönüktü. Bir kez daha acının, elemin, kederin siyasi propoganda malzemesine dönüştürülmesine, tahrik edilmek istendiğine şahit oluyoruz. Tabi herkes cibiliyetinin gereğini yapıyor, ondan hiç şüpheniz olmasın. Ne Türkiye'de ne de dünyada ilk kez grizu faciası yaşanmıyor. ABD'de Rusya'da büyük kazalar yaşandı. Rusya'da 2 hafta önce 50 den fazla işçi ve kurtarma ekibi hayatını kaybetti. Bizde de çok acı kazalar yaşandı. Önceki yıllarda meydana gelen grizu patlamalarında işi taşeron yapmıyordu.  Kimse işçi kardeşlerimiz üzerinden oy avcılığına, istismara kalkmasın.

Biz bütün bu sorunlara çözüm ürettik. Kördüğüm olmuş meselere el attık ve çözdük. Bugün emekliyi, işçiyi istismar edenlerin  geçmişte bu insanları nasıl inim inim inlettiklerini benim milletim unutmadı. Kaşıkla verdiklerini kepçeyle sökerek aldılar. Merkez Bankası'nda karşılıksız para basanları milletim unutmadı. O zaman iktidarda şimdi konuşanlar vardı. Zonguldaklı kardeşim metanet içinde, tahriklere kapılmıyorlar. Biz sorunları milletimle birlikte çözmeye devam edeceğiz. Ben Zonguldak'taki çalışmalara katılan 2 bakan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." dedi.

KILIÇDAROĞLU'NUN ADINI ANMADI

Hafta sonu yapılan CHP kurultayına da değinen Başbakan Erdoğan, "CHP'de önemli olan koltuğun değişmesi değil, zihniyetin değişmesidir. Hafta sonu zihniyetin değişmediği ortaya çıktı. AK Parti'ye destek veren medya grubuna yandaş medya deniyordu. Şimdi 2 tür medya türedi; biri candaş medya, yoldaş medya. Her ikisi de bu sürede çok iyi mesai sarf ettiler, hala sarf etmeye devam ediyorlar. AK Parti hareketinin rotasını Millet çıktı. Biz malum medyayla birlikte yürümedik, biz onlara rağmen iktidara geldik. Köşe yazarların, pabuçlarını çıkararak masaların üzerine çıkıp nasıl alkış tuttuklarını da gördük.

CHP'de, bu statükoculuğun popülizme kaymasından başka bir şey olmamıştır. Statükoculuk, üslup değiştirmiştir, oyuncu değiştirmiştir. İstediğiniz kadar cilalayın, parlatın özü değişmedikçe bir şey olmaz. Tenekeyi istediğiniz kadar altın sarısına boyasanız da altın olmaz. Teneke tenekedir. Bu CHP kolay kolay değişmez. Muhalefet güçlü bir demokrasinin tamamlayıcısıdır. İyi muhalefet olsun, yapıcı eleştiri yönelten muhalefet milletin de yararınadır. Biz hep böyle muhalefet özlemi içinde olduk. 

Ne yazık ki muhalefet kongresi statükocuyu daha da güçlendiren, çetecilere daha güçlü sahip çıkan neticeyle sona erdi.  

Bol keseden vaadlere de vakit ayıracak değilim. Cek-cak lı söylemler, Kayseri'ye, Mardin'e deniz getirme vaadi gibidir. Bu modellerden milletimiz çok gördü. Milletimiz bunu takdir edecektir. Kurulan her cümlede, cilalarının makyajlarının döküldüğünü göreceksiniz. Manşetle gelen manşetle gider, sabah rüzgarıyla gelen akşam rüzgarıyla gider. Bir önceki genel başkanlarının nasıl manşetlerle alaşağı edildiğine baksınlar ve ibret alsınlar.

Ağlayanlar var mıydı, vardı. Aday değilim dedin, niye aday oldu. Ağlayanlar hemen etrafını sarıp sarmaladılar. Dedim ya timsahın gözyaşları.

Yelkenleri manşetlerle şişirilenler, açık denize çıktıklarında alabora olurlar.

Bugün, halk halk diyenler, referandumda halka gitmek yerine Anayasa Mahkemesi'ne gitmişlerdir. Halka inanıyordunuz, niye halka gitmediniz?

TELEFONLA ARAMAM

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun 'Recep Bey' hitabına da üstü kapalı yanıt verdi:

"İradesini kullanamayacak kadar, orada sadece oturan, sadece kürsüde git konuş emrine uyan bir tutum. Bu tutarsız, samimiyetsiz, nezaketsiz uslup karşısında biz gönül erlerinin temiz Türkçesi ile konuşmaya devam edeceğiz. AK Parti gönül diliyle konuşmaktadır.

Bizi kurultaya davet etmemişlerdir. Biz davet edilmeyen yerde olmayız. Bu da ayrı bir nezaketsizliktir. Kendisini arayacak mıyım? Ben aramam. Benim davamın bir izzeti vardır, onuru vardır, buna asla leke düşürmem. Davet edilen eve gideriz, davetsiz hiç bir evden içeri girmeyiz.