Başbakan'ın moralini bozan ne?

CHP'nin İstanbul Kongresi'nde Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'a yüklendi

Başbakan'ın moralini bozan ne?

CHP’nin “İstanbul aşkına, Türkiye aşkına" temalı 33’üncü Olağan İstanbul İl Kongresi Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi’nde yapılıyor. Kongre'de Sevgililer Günü nedeniyle kırmızı kalp içinde okun yer aldığı amblem kullanıldı. CHP lideri Baykal da yaptığı konuşmada, "Başbakanın moralini bozan ne? Ben söyleyeyim. Seçim anketleri moralini bozuyor" ifadesini kullandı. 

Kongre'ye birçok isim davet edildi. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin,"İstanbul'da teşkilatı bulunan bütün partileri kongremize davet ettik"dedi. Bu davetliler arasında MHP İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu da vardı.Kongreye katılan Buratçu ve Tekin dostluk mesajları verdi.

MHP İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu, kongreye davet edildiklerini belirterek,"Demokrasimizin güzelliği olarak değerlendirmemiz lazım.Buradaki tabloyu demokrasinin gelişmişliği olarak görmek lazım.Böyle bir günde partiler arası diyaloğun Türk milleti açısından önem arz ettiğini düşünmekteyiz. CHP'nin kongresine davetli olarak geldik.Demokrasiden nasibini almayanlar bu güzel tabloyu görür" dedi.

'BARIŞA, SEVGİYE İHTİYACIMIZ VAR'

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ise, İstanbul'da teşkilatı olan bütün partileri kongreye davet ettiğini belirterek,"Bizim barışa, sevgiye ihtiyacımız var. Siyasetin niteliğini yükseltebilirsek demokrasi kazanır diye düşünüyorum.Bugün çok heyecanlıyım.CHP gibi önemli bir siyasi partinin kongresinde il başkanı adayı olmak çok onur verici.Bugün burada başka illerden gelen il başkanı arkadaşlarımı gördüm. Çok sevindim.İşziler burada, ezilmişler burada.Kongremiz İstanbul'a, CHP'ye hayırlı olsun."

"BİZ DE DEĞİŞECEĞİZ"

Bir gazetecinin, "Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde değişimden bahsetti.Nedir bu değişim, nasıl olacak?" şeklindeki soruya Tekin,"Dünya değişiyor, çağ değişiyor, iklimler değişiyor, tabi ki biz de değişeceğiz.Türkiye'nin ve dünyanın koşullarına göre davranacağız."diye yanıt verdi.

İl Başkanı Tekin, "Sizinle beraber türban açılımı yaşandı ama bugün salonda başörtülü kimse yok.Yoksa açılım kapandı mı?" yönündeki soruya ise şöyle yanıt verdi;"Yok ya, olur mu öyle şey.Biraz önce benim kızkardeşim geldi.Bu salona insanlara çarşafını giy, türbanını tak gel anlayışında değiliz.Yaşam biçimi nasılsa öyle gelebilir.Trübinlerde de birçok insanı göreceksin.CHP üç şeyi gündeminden çıkarmıştır; Din, dil ve yaşam biçimi.Siyaset anlayışının dışındadır bunlar.Bunlar hepimizin ortak değerleridir."

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise, yaptığı konuşmada, işsizliğin arttığına dikkat çekerek, "İşsizlik bu dönemde tavan yapmıştır. İşsizlik oranı yüzde 10 iken bu oran yüzde 14 olmuştur. Özelleştirme sihirli bir değnek zannedilmiştir. Ne varsa satarak ekonomiyi kalkındaracağız denilmiştir. 40 milyon doların üzerinde bir özelleştirme oldu. Tekel işçileri onun bir örneğidir. AKP iktidarının bu dokuz yıllık süreçte ortaya koyduğu gerçek, AKP'nin fikri, ahlaki ve siyasi iddiasının maneviyata olan taahhütlerinin iflas etmiş olmasıdır. AKP manevi olarak iflas etmiş bir siyasi partidir..."

"GENSORU VERMEK ÖNCELİKLİ GÖREVİMİZ OLACAK"

'Bugünkü gazetelerde bir haber vardı görmüşsünüzdür.' şeklinde sözlerini sürdüren Baykal, "DTP'nin eski milletvekillerinden birisi diyor ki, İç İşleri Bakanı Ahmet Türk'e söz verdi. Dedi ki Habur'da hiç merak etmeyin biz hakimleri ayarladık onlar serbestçe geldikleri gibi içeri girecekler. Merak etmeyin. Bir devlet düzeni tasavvur ediniz. İç İşleri Bakanı çıkıyor hakimleri ayarladık. Hiç bir şey olmayacak diyor. Hakimleri ayarlamak ne demek? Hakimleri kim ayarlıyor. içişleri bakanlığını ayarlıyorlar. İç işleri bakanlığını kim ayarlıyor. Olayların akışını hukuka sığdırmak mümkün değil. Ben PKK'ya üyeyim beni buraya Öcalan gönderdi. İşte mektubu diyen birisinin ayarlama yoksa serbest bırakılmasını, ayarlama yoksa hukukun içine sığdırmak nasıl mümkün? Bu olağanüstü bir tablo. Buna şaşırmadık tabii. Ancak itiraf yeni. Ayarlama ortaya çıktı. Anakara'ya döner dönmez bu hükümet, iç işleri bakanı ve başkakan hakkında bir gensoru vermek öncelik görevimiz olacak." diye konuştu.

"ŞİMDİ YANDAŞ YARGI ÇABASI"

'Daha kısa bir süre önce eski adalet bakanı şimdi başbakan yardımcısı Erzincan'daki savcıya bırak onları tutuklama diye talimat verdi mi vermedi mi?' diyerek eleştirilerini sürdüren Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E ne oluyor. Yandaş medyaya alıştık. Şimdi yandaş yargı oluşturmaya çalışıyorlar. E peki yandaş yargı varsa... hukuk adalet nerede? Habur'da böyle olduğunu gördük. Ergenekon'da nasıl? Danıştaya saldırı düzenlenmiş cinayet işlenmiş. Ankara'da mahkeme hükme bağlamış. Burada fanatik bir dinci, türban konusundaki kararı doğrultusunda karar alan daireye saldırı düzenledi. Ona göre hükmünü vermiş. Ama Başbakan ertesi gün bunu dinciler yapmadı. Bunun altında ne var yakında görürsünüz. Ankara'daki yargılamada göremedik. Başbakan çıktı bir savcı arıyorum dedi. Marifetli bir gizli tanık ortaya çıktı. Dediki ben bunu biliyorum. Bu irticanın değil ergenekonun eseridir. Ergenekon ile bağlantılı hale getirildi şimdi ergenekon davası sürüyor. Böyle hukuk olur mu? Yargı ayarlamanın başka mekanizmaları var. Onlardan biri gizli tanık. Adam ilk olarak yargılanıyor. Hüküm yiyiyor. Gizli tanık olucam diyor. Dilekçe veriyor. Onun ifadesi ile yargılandığı dava değişitirilerek sürüdürülüyor."

"KRAL ÇIPLAK DİYORUZ"

'Bunların yanlış olduğunu başından beri söylüyoruz. Kral çıplak diyoruz.' şeklinde konuşmasını sürdüren Baykal, "Bu davalar hukuki değil siyasi siyasi siyasi davalar bunlar. Her geçen gün bunun böyle olduğu daha açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu adaleti çiğnenmiş düzen mutlaka etkisiz hale getirilmelidir." diye konuştu. Anayasa değişikliğine de değinen Baykal, ne yapacak hakimler savcılar yüksek kurulunu milletvekilirini tayin ettiği hakimlerle dolduracak. Anayasa mahkemesini milletvekilillerini seçtiği hakimlerle dolduracak. Böylece siyaset hakimler savcılar yüksek kurulunu egemenliği altına alacak. Bugünkü kavga bu. Paket ellerinde hazır. Ama bir türlü düğmeye basamıyorlar... Bu işin sonunda reforandum var. Bu gücü kendinde bulamıyorlar." ifadelerine yer verdi.

"REFARANDUMDAN KAÇIYORLAR"

AK Parti'nin iş adamının esnafın ev kadının muhalefetinden korktuğunu, referandumdan kaçtığını belirten Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusuna da değindi. Baykal,"Cumhurbaşkanlığı görev süresi ile ilgili bir tereddüt yaratamaya çalışıyorlar bunu altında ne yatıyor...Bu konuda herhangi bir şüpheyi haklı çıkaracak hiç bir konu yoktur. Cumhurbaşkanlığı kurumu cumhurbaşkanlarının şahsı için düzenlenmez. Onların hukuku için düzenlenmez. Millet için hukuk için düzenlenir. Cumhurbaşkanı o düzenlemenin bir parçasıdır. Anayasa açıkça kabul etmiştir. Cumhurbaşkanlığı süresi beş yıldır...Çok açık bir şekilde söylüyorum Meclis'in görev süresi dört yıldır. Cumhurbaşkanlığı görev süresi de beş yıldır" diye konuştu.

"DEDİKODU AMAÇLI DİNLENMİYOR"

Telefon dinlemeleri konusuna da değinen Baykal, "Telefonlar boşuna veya dedikodu amaçlı dinlenmiyor. Belli bir siyasi projenin gereği olarak dinleniyor. Açıkları zaafları bulmak için malzeme arama gayreti içinde yapılıyor. Bunun mümkün olabilmesi için dünyanın hiç bir yerinde olmayan düzenlemeler kuruluyor... Başbakanlığa bağlı telekominikasyon kuruluyor." dedi.

"MORALİNİ BOZAN NE?"

Başbakan'ın keyfinin yerinde olması gerektiğini söyleyen Baykal, "Bir eli yağda bir eli balda. Kendisi, çevresi, eşi dostu...toplumu yıldırmış. Egemenliğini korumuş. Başbakanın moralini bozan ne? Ben söyleyeyim. Seçim anketleri moralini bozuyor. O da biliyor ki bir yerde bunun hesabı sorulacaktır. Morali bozuluyorsa bu nedenle bozuluyordur. İktadarı kaybetme korkusu varsa, bu telekomun bu özelleştirmelerin, bu imar yolsuzluklarının hesabını bize soraralar mı diye düşünmeye başlarlar. Hepsi geldikleri gibi gidecekleridir. Bunlar da geldikleri gibi gideceklerdir..." diyerek konuşmasına son verdi.

DHA

4