Başbuğ'un konuşması kuşkuya yer vermeyecek kadar açık

Salı, 26 Ocak 2010 - 05:00

Taraf Gazetesi’nde yayınlanan Balyoz Darbe Planı iddialarıyla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ilk açıklama kamuoyunda oluşan sorulara yeterince yanıt vermiyordu. Nitekim ben de Genelkurmay’ın daha doyurucu bir açıklama yapması gerektiğini yazmıştım. Çünkü darbe planının parçası olduğu ileri sürülen camilerin bombalanması gibi detaylar kamuoyunda ciddi endişe yaratmıştı.

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un dün Kazım Karabekir için düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşma bu konudaki sorulara cevap niteliğindeydi. Konuşmayı dikkatle dinledim. Org. Başbuğ’un açıklamaları kuşkuya yer vermeyecek kadar açık ve net.

Taraf Gazetesi bu iddiaları ortaya attığında “Nereden bakarsanız bakın çok vahim” başlıklı bir yazı yazmıştım ve iddiaların açıklığa kavuşmaması halinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) itibarının gölgelenebileceğini ifade etmiştim.

Şimdi aynı kararlılıkla şunu söyleyebilirim; Org. Başbuğ’un bu açıklamalarının ardından “Paşa gerçekleri gizliyor” gibi bir havayı sürdürmek Türkiye’ye çok zarar verir.

Genelkurmay bünyesinde geçmişte çeşitli hatalara bulaşanlar olabilir. Zaten Org. Başbuğ da bunu kabul ediyor ve gereğini yaptıklarını söylüyor. Ancak yanlışları olan çeşitli insanlar nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bir bütün olarak “darbeci” sıfatını yapıştırmak haksızlık olur, insafsızlık olur.

Kim menfaat sağlıyor?

Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ, “Allah Allah diye taaruz eden bir ordu nasıl olur da Allah’ın evi olan camiyi bombalar” ifadesini kullanıyor. İddiaları bu çarpıcı örnekle yanıtlıyor. Ben Türkiye’de koşullar hangi aşamaya gelmiş olursa olsun TSK içinde bir komutanın pilotlarına böyle bir emir veremeyeceğini düşünüyorum.

TSK’nın tutuklayacağı ya da yararlanacağı söylenen gazetecilerin listesi önüme geldiğinde “Bu liste büyük oranda kısa süre önce üretilmiş” tahminini yapmıştım. TSK’nın, yaşı 80’lere dayanmış bir Leyla Umar’la birlikte magazin yazarlarını da “faydalanılacak gazeteciler” arasında göstermesi ya da siyasetle ilgili yazmayan isimleri de “tutuklanacaklar” arasına alması pek akılla açıklanabilecek gibi değildi. Org. Başbuğ buna benzer iddialara da “sızan bilgilere eklemeler yapılıyor” sözüyle cevap vermiş oldu.

Ben Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un açıklamalarını ve demokrasiye bağlılık taahüdünü kendi adıma inandırıcı ve tatmin edici buluyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir numaralı isminin tereddüte mahal bırakmayacak bu açıklamalarının ardından “Darbe iddialarından kimler menfaat sağlıyor?” sorusunun cevabını vermek gerekir diye düşünüyorum.