Baskı görmüşsünüz

Çarşamba, 21 Ekim 2009 - 05:00

Bir iş yerinde yaklaşık on sene çalıştım. Çalıştığım iş çok önemli teknik bilgi isteyen bir işti. Ancak işyeri idarecileri çalışanları bezdirerek işten ayrılmalarını sağladılar. Aynı şeyi bana yaptılar, baskı, şantaj ve iftira sonucu ben de ayrılmaya karar verdim ama benim haklı nedenlerle iş akdimi sonlandırma imkanım vardı. Fakat bana, kötü referans veririz iş bulamazsın diye şantaj yapıp önüme konan belgeleri imzalamamı sağladılar. Bizim sektörde referans çok önemlidir. Kötü referans demek ömür boyu işsiz kamam demekti ben de imzaladım. Şimdi bunları yok sayabilir miyim? Tazminat ve haklarımı alabilir miyim?  Z.İ.

Hukukta bir belgenin imzalanması, bir yükümlülük altına girilmesi veya bir haktan feragat edilmesi ancak serbest irade ile yapılırsa geçerlidir. Serbest irade ile yapılmaz da, hata, hile veya ikrah ile yapılırsa bu tasarruf geçersizdir. Hata ve hile kelime olarak anlaşılabilir kalimelerdir ancak ikrahın manası bilinmeyebilir. İkrah, korkutma, korkutarak zorlama anlamına gelir. Bu maddi veya manevi baskı ile olabilir. Dolayısı ile sizin olayda imzaladığınız belgeleri korkutma ve zorlama altında imzaladığınız anlaşılıyor. Dolayısı ile bu belgelerin geçersiz olduğunu ileri sürebilirsiniz. Ancak elbette bunu ispat da size düşer. Şayet elinizde bunu ispata yarayacak belgeler var ise bunların yokluğunu iddia ile yasal haklarınızı tahsil talebinde bulunabilir, bu nedenle dava açabilirsiniz. Ancak elinizde bulunan belgelerin ne derece ispat kudretine sahip olduğunu bir meslektaşımla incelemenizi tavsiye ederim.

Kamu yararı var mı?

Dededen kalma hisseli arsamızı şimdi özelleştirilen bir kurum kullanıyordu. Bunun karşılığında bize bir başka yerde tarla verdiler ama şimdi belediye bu yeri ağaçlandıracağım gerekçesi ile istimlak ediyor. Bizim bugüne kadar kullanılan tarlamız için sadece beş yıllık kira ödemek istiyorlar. Bunlar adil midir?  A.K.

Anlattığınız olay vatandaşın malı üzerinde yasal imkanları bir nevi kötüye kullanma amacı güdüldüğünü gösteriyor. Size verilen tarlanın ağaçlandırılacağı daha önceden bilinmiyor muydu? Şimdi ağaçlandırma isteniliyorsa daha önce akıl neredeydi? Bu soruları bertaraf etmek için yasalar sizin aleyhinize kullanılıyor gibi geliyor bana. Şimdi sizin tarlanızın kamulaştırılması için önce kamu yararı olması lazım. Ağaçlandırmada kamu yararı var mı? Yani bir tarla alanının ağaçlandırılması ne derece kamu yararı olarak nitelendirilebilir. Buna karar vermek için mahallinde durumu incelemek gerekir. Dolayısı ile sizin arazinin istimlak kararının iptalini talep ile idari dava açmanız mümkündür ve bu dava sırasında ağaçlandırmada kamu yararı görülmezse kamulaştırma kararı iptal edilebilir. Bunu söylerken ağaçlandırmaya karşı olduğum anlaşılmasın. Ben tabiat aşığıyım ama bu bahane edilerek vatandaşın hakkının ortadan kaldırılmasına da karşıyım. Geliyorum geçmiş beş yıllık kiraya. Bunun adı kira değil ecrimisil. Yani kira bedeline eşdeğer bir tazminat. Bu tazminat yasal olarak geçmiş beş yıl için istenebilir. Dolayısı ile adil olup olmadığı tartışılabilir ama yasa hükmü böyledir.