Baykal: Demokratik açılım Yeşilçam açılımına döndü

Cumartesi, 06 Mart 2010 - 17:10

Baykal: Demokratik açılım Yeşilçam açılımına döndü

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Demokratik Açılım" ile ilgili olarak "Bu iş döndü dolaştı, Yeşilçam açılımına döndü" dedi.

Deniz Baykal, partisinin Malatya il kongresinde yaptığı konuşmada, Türkiye’de ekonomide de ciddi sıkıntıların yaşandığını, 80 yıllık Cumhuriyet döneminde yapılanların sekiz yıllık AK Parti döneminde satıldığını savundu.

Türkiye’de sanayi ve ekonominin ciddi anlamda daraldığını ileri süren Baykal, şunları kaydetti:
"Devletin borçları artmıştır. Kimin kalkınması mümkün hale getirildi? Halkın elindekini ’vergi’ dediler aldılar. Kaynaklar dağıldı. Bundan kim karlı çıktı? Çiftçi karlı çıktı mı? Esnaf karlı çıktı mı? Kaynakların doğru kullanılması lazım. Çok büyük yanlışlıklar içinden geçtik. Malatya en önemli kentlerden biri. Malatya’nın büyük manevi birikimi var. Elimizdeki bütün verilere göre, devlet Malatya’ya verme anlayışını bir tarafa bırakmıştır. Elinde ne varsa onu alma çabası içine girmiştir. Sümer’in, vagon onarım fabrikasının başına gelenler... Şimdi bir Şeker Fabrikası var. Neyse ki Danıştay kararıyla satışı engellenmiştir. Verilenlerin yerine bir şey geliyor mu? Bugünkü iktidarın rant, kar, faiz odaklı ekonomi politikası var. Türkiye’de sıkıntı var. İcra müdürlüklerindeki dosyalar arttı. Yeni icra müdürlükleri açılıyor."

Malatya’nın kamu yatırımlarının en düşük olduğu iller arasında olduğunu belirten Baykal, "(Kentin elinde, avucunda ne varsa onu alalım) hesabına girmişler" dedi.

"Demokratik Açılım" ile ilgili değerlendirme yapan Baykal, "Açılımların içi boştur. Bu açılımın içinin boş olduğu ortaya çıktı. O açılım Kürt kökenli vatandaşların sorunlarına yönelik değildi. PKK’yı kucaklayan, onlara sahip çıkmaya yönelik bir açılım olduğu ortaya çıktı. Kimsenin, kimsenin etnik kimliğini sorgulamaya hakkı yoktur. Etnik kimlik insanın şerefidir. Bu iş döndü dolaştı, Yeşilçam açılımına döndü" dedi.
Konuşmasında erken seçime de değinen Baykal, "Erken seçim deyince bu iktidar korkuyor. Türkiye’nin ufkunu bizler hep birlikte açacağız" diye konuştu.

ERMENİSTAN KONUSU

Ermenistan-Türkiye ilişkilerine de değinen Baykal, ABD’de kabul edilen tasarının siyasi olduğunu kaydetti.
Ermenistan nedeniyle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin bozulduğuna işaret eden Baykal, şöyle devam etti:
"Böyle bir kararın alınmış olması hasmane bir davranışı, düşmanca davranışı ifade etmektedir. Bunu üzüntüyle karşılıyoruz. Bilindiği gibi Ermenistan’la bir protokol imzalayarak böyle bir tehlikenin bertaraf edildiğini hükümet değerlendirmişti. Ama görüldü ki Ermenistan’la imzalanan protokol ne Ermenistan ile Türkiye arasındaki dostluğun gelişmesine yardımcı olmuştur ne Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki dostluğun gelişmesine yardımcı olmuştur. Ne de Türkiye’ye yönelik böylesi düşmanca tavırların sergilenmesine engel olmuştur. Böyle bir protokolün imzalanması Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine çok ciddi zarar vermiştir. Bütün bunlar ortadadır. Artık görülüyor ki Türkiye’nin soykırım suçlamasını ciddiye alarak diğer sorunları bu kaygıyla değerlendirmemesi mutlak bir ihtiyaçtır. Yani soykırım suçlamasını önlemek için ’şöyle yapayım, böyle yapayım’ anlayışından derhal çıkılmalıdır. Soykırım konusu haksız bir suçlamadır. Her şeyi kendi zemininde tartışmalıyız, konuşmalıyız."

"PROTOKOLLER TÜRKİYE’Yİ RİSK ALTINA SOKTU"

Türkiye’nin, dış politika sorunlarını soykırım ithamının ipoteği altına sokmadan konuşması gerektiğini ifade eden Baykal, şunları söyledi:
"Türkiye’ye yönelik düşmanca tavır sergileyenlere karşılık verilmediği sürece bu tür olaylar yaşanacaktır. Türkiye’ye düşmanlık yapılmasının bir bedeli olacağını kanıtlamak zorundayız. Bu protokolün yanlış olduğu kanıtlanmıştır ve derhal Meclisten çekilerek bir son verme zorunluluğu vardır.
O protokol Türkiye’yi çok risk altına sokan bir protokoldür. Azerbaycan’la ilişkilerimiz bunun için bozuldu. Azerbaycan’ın Türkiye’ye yönelik ekonomik kararları, doğalgaz konusunda yeni fiyat politikaları hep bunlardan etkilendi. Yani Türkiye ağır bir bedel ödedi. Buna karşılık ABD Temsilciler Meclisi’nde Türkiye lehine bir karar çıkaramadık. Amerikalıları bile ikna edemedik. Azerbaycan’ı küstürdük. Azeri topraklarında Ermeni işgali devam ediyor. Bunun kalkmasının bekleyişi içindeyiz. Bu konularda hep yanlış yapılmıştır. Bölgedeki maddi ve siyasi gerçekler göz önüne alınmadan bir protokol imzalanmıştır. O protokolün işlemesi mümkün değil."

MERSİN’DEKİ ÇARŞAF YIRTMA EYLEMİ

Mersin’de CHP’lilerin çarşaf yırtma eylemini de hatırlatan Baykal, CHP’lilerin yıkma, yakma gibi bir siyasi üslubunun olmadığını kaydetti.
Baykal, "Bizim siyasi üslubumuz diyalogdur. Kimsenin, kimseye böyle hükmetmeye hakkı yoktur. CHP’nin hiç kimsenin giyim kuşamına, ahlakına, kültürüne müdahale hakkı yoktur. Herkes, inancında, yaşayış biçiminde, giyiminde özgürdür" dedi.