Baykal: Emekliye 2 ikramiye verilmeli

Baykal: Emekliye 2 ikramiye verilmeli

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendilerinin kastederek “Atatürk mezarından kalksa gelse bunları def eder," dediğini hatırlatan Baykal, Erdoğan’a, “Sen Atatürk'ü bırak da Hazreti Ömer kalkarsa senin halin ne olur? Bu tabloya nasıl geldin, nasıl yaşıyorsun, senin kazancın nedir, yetim hakkı yedin mi yemedin mi? Hazreti Ömer şöyle bir kalkabilirse, kalkıverirse, senin halin ne olur?” sorularıyla cevap verdi. Bu arada, grup toplantısının bitimine doğru, toplantıyı izleyen bir vatandaşın, "Sayın Genel Başkanım Onur Öymen için ne diyorsun" demesi üzerine Baykal, "O konularda hepimiz gerekenleri konuştuk," dedi. Vatandaşa müdahale eden görevlilerden, müdahale etmemelerini isteyen Baykal grup toplantısını sonlandırdı.

Türkiye'de, hiçbir demokratik hukuk devletinde görülmeyen olayların yaşandığını ve bunlara yönelik önlem alınmadığını savunan Baykal, ülkenin derin bir bunalıma doğru sürüklendiğini söyledi ve şunları ekledi:

“BÜTÜN BUNLARIN ALTINDA İKTİDAR VAR”

"Bütün bunların altında Türkiye'yi hazmedemeyen, Türkiye'nin anayasal kimliğini, Cumhuriyet birikimini, demokrasi ve hukuk devleti kazanımlarını içine sindirip onun gereğini yapamayan, yapmadığı bazen Anayasa Mahkemesi kararıyla ortaya çıkan ve her aşamada bu çelişkilerine tanık olduğumuz bir iktidarın iş başında oluşunun yol açtığı gerginlikler, çatışmalar, kopuşlar her gün önümüze geliyor. Bu böyle gitmez. Böyle bir ülke olmaz. Bu tablo kabul edilemez.”

Baykal, konuşmasında, Başbakan Erdoğan'ın, "İrtica ile Mücadele Eylem Planının" altındaki ıslak imzayla ilgili Adli Tıp Kurumunun rapor verdiğini, bunun gereğinin yapılması gerektiğini söylediğini belirtti. Erdoğan'ın, rapordaki "el imzası ürünü olduğu anlaşılmıştır" ifadesinin, literatürde kabul gördüğünü, "kilidi bununla açalım" dediğini ifade eden Baykal, "Ne oldu o kilit, anahtar? Çatışma az buz değil. Olayın bir tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri var, TSK, kurumsal kimliğiyle hedef seçiliyor. Başbakan 'bırakın' diye rica ediyor. Ne oldu, askeri personel gitti, ifadesi alındı, hukuk süreci işledi, önce tutuklandı, sonra oy birliğiyle tahliye edildi. Bir yerde yanlış var da yanlış nerede?" diye sordu. Baykal, Adli Tıp Kurumunun daha önce Hüseyin Üzmez olayında hangi zigzagları çizdiğinin, Cem Garipoğlu olayında hangi büyük çelişkilere düştüğünün ve son olarak Güler Zere'deki tutumunun ortada olduğunu kaydetti.

“BELGE 4 KEZ İSTENDİ AMA GÖNDERİLMEDİ”

Baykal, Ankara'daki askeri mahkemenin, bu konuyu incelemeye devam ettiğini belirterek, yeni delili istediğini anımsatarak, 4 kez yazı yazmasına rağmen belgenin gelmediğini kaydetti.

“DİNLEMELER YASAL DA DEĞİL HUKUKİ DE”

CHP lideri, telefon dinleme krizinin de bundan bir farkının bulunmadığını ifade etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısını, başsavcı yardımcılarının dinlediğini kaydeden Baykal, bunların nereden güç aldığını sordu. Dinlemelerin yasal olup olmadığı tartışmalarına işaret eden Baykal, "Yasal da değil, hukuki de değil. Çünkü yasal dinlemenin sınırları, şartları ve çerçevesi dinleme öncesi yapılması gerekenler ile dinleme sonrası yapılması gerekenlerin, hiçbir olayda uygulandığına dair elimizde tek bir örnek yok. Afaki 'mahkeme kararı' denilerek, yasal mı oluyor?," diye konuştu.

“ATATÜRK YAŞAMIŞ OLSAYDI SEN ORALARDA OLABİLİR MİYDİN?!”

Baykal, Genel Kurul'da CHP milletvekillerinin gerçekleştirdiği pankartlı gösteriye ilişkin eleştirilere de karşı eleştiri getirdi. Başbakan Erdoğan'ın "Asıl Atatürkçü biziz, Atatürk mezarından kalksa gelse bunları def eder" dediğini belirten Baykal, "Rica ederim, Atatürk eğer yaşamış olsaydı, sen oralarda olabilir miydin? Seni oraya getiren o oluşumlara Atatürk izin mi verirdi?" CHP lideri şöyle devam etti:

“HZ ÖMER YERİNDEN KALKARSA SENİN HALİN NE OLUR?!”

"Sayın Erdoğan'ın düşüncelerinin ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz, ama CHP'ye bulaşmaya çalışmasına anlam veremiyoruz. Bununla, şu anda içinde bulunduğu açılım açmazından kendisini kurtarmaya çalışıyorsa, onun yolu o değil. Onun gereğini yapacak, içine sindirecek. Efendim 'Atatürk kalkacak da bizi def edecekmiş?' Fıkralar dolaşıyor, Atatürk kalkarsa Sayın Başbakan'ın 100 metre rekoruna kıracağına ilişkin... Sen Atatürk'ü bırak da Hazreti Ömer kalkarsa senin halin ne olur? Bu tabloya nasıl geldin, nasıl yaşıyorsun, senin kazancın nedir, yetim hakkı yedin mi yemedin mi? Hazreti Ömer şöyle bir kalkabilirse, kalkıverirse, senin halin ne olur? Hazreti Peygamber kalkacak olursa, sen nasıl bir yaşamın içindesin, senin çevrendeki insanlar, onlarla senin ilişkilerin, kimlere ne için alet oluyorsun, bütün bunların hesabını sana soracak olursa, senin halin ne olur Sayın Tayyip Erdoğan?"

-"İŞSİZİN SORUNU EMEKLİYİ DE VURUYOR"-

Konuşmasında ekonomiye de değinen Baykal, vatandaşın her gün ekonomide sıkıntıların aşılacağına dair haberler beklediğini, ancak bu beklentinin karşılanmadığını söyledi. CHP Genel Başkanı Baykal, son resmi rakamların işsizliğin giderek arttığını gösterdiğini bildirerek, Türkiye’nin dünyada en yüksek işsizlik rakamına sahip ikinci ülke konumunda olduğunu ileri sürdü.

Ekonomik krizin sıkıntısını çeken kesimlerin başında emeklilerin geldiğini, bunun işsizlikle de bağlantılı olduğunu ifade eden Baykal, "İşsiz kalan oğlanın sorunu emekli babayı, emekli anneyi vurmaktadır" dedi. Emeklilerin sorunlarına dikkati çekebilmek için açlık grevi yaptığını kaydeden Baykal, onların sıkıntılarını ve taleplerini gündeme getirmenin CHP’nin "boynunun borcu olduğunu" söyledi. Baykal, emeklilerin intibak yasasının çıkarılmasını, TÜFE ve KEY ödemelerinin yapılmasını istediklerini belirterek, bu taleplerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. "Emeklileri reva görülen ücret artışı 6 aylık 1.83, 2 değil... Ben de en çok 83’ün 3’ü var ya ona takılıyorum. Hangi terazide tarttın da o 3’ü buldun?" diye soran Baykal, emeklilerin bu haksızlıklara razı olmayacağını ve bunun sonucunun ilk seçimlerde görüleceğini savundu.

Baykal, CHP olarak emeklilere yılda 2 ikramiye ve kış aylarında yakacak yardımı verilmesi gerektiğini düşündüklerini de söyledi. Bütçe açığına da değinen Baykal, tehlikeli olarak arttığını savunduğu açığın; hükümetin israf, siyasi kayırma ve yanlış tüketim tercihlerinden kaynaklandığını ileri sürdü. Baykal, "Bu izah edilebilir bir tablo değildir, bundan ekonomiye, vatandaşa bir hayır yoktur. Hükümet har vuruyor harman savuruyor, olağanüstü yüksek bir harcama düzeyini insafsızca gerçekleştiriyor. Bunun sonucu ne? Bunun sonucu borçlanma... Bu borçlanma Türkiye’yi çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bırakacak. O nedenle bu ekonomiye yönelik güven ciddi şekilde sarsılmıştır" diye konuştu.

DHA - AA

 

Yandex.Metrica