Baykal: Sıkışınca nutuk atıyor

Baykal: Sıkışınca nutuk atıyor

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Deniz Feneri ile ilgili iyimserlik kapısını açık tutmak istediğini ifade ederek, "İnsanlarımızın, yoksullara, işsizlere sahip çıkma konusundaki insani, ahlaki, İslami duyarlılıkları artık Almanya’daki boynu büküklere, yoksullara destek olacak şekilde herhalde transfer ediliyor. Olsa olsa biz Almanya’nın yoksullarına da yardım ediyoruzdur" dedi.

Baykal, partisinin TBMM grubunda, ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi.

Hükümetin, 31 Aralık 2009’da bir kararnameyle, Tütün Fonunu kaldırdığını anımsatan Baykal, Türkiye’de yerli sigara üretimini korumaya yönelik yıllardır süren bir uygulamanın aniden ortadan kalktığını söyledi. Baykal, "Kim talep etti, fonun kaldırılmasından Hükümet ne bekliyor, uçan kuştan vergi almaya çalıştığı bir ortamda Maliye’ye bir gelir kapısı olan bu fonu niye birden bire kaldırdı?" diye sordu.
Baykal, Hükümetin, dışardan ithal edilen işlenmiş tütün ve sigaradan vergi almaktan vazgeçtiğini ifade ederek, Türkiye’nin, Hükümetin tercihiyle sigara konusunda açık pazar haline dönüştürüldüğünü savundu.

Bu durumu, "garip" olarak nitelendiren Baykal, "Çok büyük mali sıkışıklık içinde olduğunuzu söylüyorsunuz, kaynak arıyorsunuz, gözünüzü, memura, işçiye, işsize, emekliye, esnafa dikmişsiniz, her birisinden bir şey almaya çalışıyorsunuz, niye yabancı sigara tekellerinden Hazineye sağlanan imkanı ortadan kaldırmayı gerekli görüyorsunuz? Bu sizin kararınız mı sizi mi birileri zorladı? Milletin ümüğünü sıkmaya yönelik bir politika, zamlarıyla bir yandan, mali uygulamalarıyla öte yandan Türkiye’yi kuşatmaya başladı" diye konuştu.

Baykal, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, dün, dünyanın hiçbir yerinde görülmesi mümkün olmayan iktidar baskısıyla, yabancı sigara tekellerine "derhal fiyatlarınızı artırın" dediğini söyledi. Baykal, bunun, akla mantığa, vatanseverliğe, halkın çıkarlarını koruma sorumluluğuna, rekabet yasalarına, tekelleşmeyi ortadan kaldıran anayasa hükümlerine uygun olup olmadığını sordu.

"HÜKÜMETİN, KİMİN HÜKÜMETİ OLDUĞU BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKTI"

Deniz Baykal, "Bu Hükümetin, kimin hükümeti olduğu, kimin için iktidarda olduğu, onun iktidarda bulunmasından kimin yararlandığı, bu somut olaylarla, fonun kaldırılmasıyla, şirketlere rağmen fiyat yükseltilmesini zorlayan Maliye Bakanlığı uygulamasıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır" görüşünü dile getirdi. Baykal, Hükümetin, yabancı tekellere "daha çok zam yapın, daha çok kazanın" diye, garip baskılar yaptığını öne sürdü.

Baykal, bunun üzüntü verici bir tablo olduğunu ancak Hükümetin röntgenini çekme açısından önemli ipuçları verdiğini kaydetti.
Tarımda yaşayanların 2002’de yüzde 20’sinin yoksulluk sınırındayken, bu oranın şimdi yüzde 31’e ulaştığını ifade eden Baykal, bunun altında AK Parti’nin yanlış destekleme politikasının yattığını öne sürdü.

Baykal, AK Parti’nin, 2007’den bu yana tarım desteğini sistematik olarak azalttığını, ekilen tarım arazilerinin ve traktör satış oranlarının düştüğünü söyledi.
Deniz Baykal, "Türkiye, inşallah yeni bir başlangıç yapacak. Önümüzdeki ilk fırsatta, sandık milletin önüne gelince, Türkiye’de yeni bir iktidar oluşacak, yeni bir dönem açılacak. Bu dönemde, Türkiye, tarıma yeni bir özenle sahip çıkmalıdır" dedi.

"SIKIŞTIĞINDA NUTUK ATIYOR"

GAP’ın büyük bir proje olduğuna, çok emek verildiğine, harcama yapıldığına işaret eden Baykal, ancak şimdi bunun meyvesini toplamada, Türkiye’nin elinin, ayağının tutulduğunu, enerji yatırımları tamamlanırken, sulama yatırımlarının kaderine terk edildiğini belirtti.

Baykal, AK Parti’nin bu konuda "tam bir ilgisizlik içinde olduğunu, sıkıştığında nutuk attığını, ancak gereğini yerine getirmediğini" öne sürdü.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 21 ilin, 1979’da milli gelirden yüzde 8,2 pay alırken, 2001’de 7,7, 2004-2006 yılları arasında yüzde 6,9 pay aldığını kaydeden Baykal, "O bölgeye sahip çıkmak istiyorsan, PKK açılımı yapacağına GAP açılımı yap" dedi.

Baykal, tarım ve hayvancılık yok edilirse, işsizliğin ortaya çıkacağını, işsizliğin de büyük şehirlerin etrafına yığılacağını belirterek, "O zaman her türlü sosyal, siyasal dert oralardan ortaya çıkar. 5-7 yaşındaki çocuklar sokaklarda direnmeye mecbur bırakılır, kendi aralarında çete kavgaları başlar. Bunların altında yanlış politikalar yatıyor. Türkiye’ye sahip çıkmak lazım, bunun için toprağa ve çiftçisine sahip çıkmak lazım" görüşünü dile getirdi.
Türkiye’nin nasıl bir eğitim ve tarım politikasına ihtiyacı olduğunu bildiklerini kaydeden Baykal, "Türkiye’nin yeni bir başlangıç yapmasının sorumluluğunun bilincindeyiz, farkındayız. Buna en dikkatli şekilde hazırlanıyoruz" diye konuştu.

"İYİMSERLİK KAPISI"

"Deniz Feneri’yle ilgili gelişmeleri izliyor musunuz, ne oluyor, unuttuk mu?" sorularını yönelten Baykal, Almanya’nın bu konuyu dikkatle takip ettiğini, Türkiye’nin gündemine de ancak Alman yargı sisteminin atacağı adımlar nedeniyle geldiğini savundu.

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin, Deniz Feneri ile ilgili yolsuzlukları tespit ettiğini anımsatan Baykal, Türkiye’de toplanan 17 milyon liranın, yurt dışına kaçırıldığını, nerede ve nasıl kullanıldığının tespit edilemediğini söyledi.

Baykal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Belki burada sevindirici bir şey var. Türkiye dışarıya iane desteği veriyor. İnsanlarımızın hayırseverlikleri, fedakarlıkları, yoksullara, işsizlere sahip çıkma konusundaki insani, ahlaki, İslami duyarlılıkları artık Almanya’ya, Almanya’daki boynu büküklere, işsizlere, yoksullara, kimsesizlere destek olacak şekilde herhalde transfer ediliyor. Şimdi siz kötü niyetle diyeceksiniz ki ’Ne konuşuyorsun, Almanya’da kimsesizlere gitmiyor, bu tezgahı kuranlar, Almanya’da istedikleri gibi kullanmak için o kaynağı oraya aktarıyorlar’ diyeceksiniz. Ama ben hala iyimserlik kapısını açık tutmak istiyorum. Umut ediyorum, böyle bir şey olmayacaktır. Olsa olsa biz Almanya’nın yoksullarına da yardım ediyoruzdur."