Baykal tarihe geçebilir

Cuma, 14 Mayıs 2010 - 05:00

Baykal gerekeni yapıp CHP genel başkanlığından istifa etti. Şimdi bu alkışlanacak tavrının devamını getirmeli. ‘Döneceğim’ ya da ‘Dönmeyeceğim’ diye açık açık söylemeli. Tablo ortada: ‘Baykal ya dönerse’ diye ‘saygı’dan ve ‘korku’dan kimse aday olamıyor! Baykal dönmeyecekse de tez elden koltuğu için desteklediği ismi söylemeli. Yoksa ortaya acz dolu bir görüntü çıkacak: ‘Atatürk’ün CHP’si kendi içinden bir genel başkan bile çıkaramıyor.’

CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, bu aczi kırmak isteyen bir tavırla genel başkan adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun adını söyledi ve bin pişman edildi. Mustafa Özyürek sokağın sesi oldu. Sokakta, ‘Kılıçdaroğlu’ adı çok yoğun bir şekilde konuşuluyor. Ecevit 2002’de başbakanlıktan ve DSP genel başkanlığından aynı anda istifa etse ve yerine de bir ismi işaret etseydi, mesela ‘İsmail Cem’ deseydi bugün Türkiye’nin kaderi başka olurdu. Ecevit de tarihe geçerdi.

Bugün aynı fırsat Türkiye’nin önüne bir kez daha geldi. Baykal ‘Kemal Kılıçdaroğlu’ veya ‘Gürsel Tekin’ dese sonra da köşesine çekilse Türkiye’de 2011 seçiminde belki çok şey değişebilir.

GÜLEN'İN TEMSİLCİSİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Fethullah Gülen cemaati, o malum görüntüler ortalığa düşer düşmez bir temsilcisini Deniz Baykal’ın evine gönderdi. Temsilci, Amerika Pensilvanya’daki Fethullah Gülen’in mesajını Baykal’a illetti: ‘Hoca Efendi üzgün. Bu işin içinde biz yokuz!’ Gülen’in bir temsilcisini Baykal’ın evine neden gönderdiğini hiç düşündünüz mü? Demek ki; Fethullah Gülen, Türkiye’de bir ‘korku’ unsuru haline geldiklerini, her taşın altından ‘öcü’ gibi çıktıklarını ve birçok konuda ‘olağan şüpheli’ muamelesi gördüklerini kabul ediyor. Gülen, bu algılanmadan pek rahatsız değil sanki. Baykal’a yollanan temsilci bende şöyle bir izlenim yarattı: ‘Biz de böyle bir iş yapabilecek güç ve cesaretteyiz. Ama sizin meselede yokuz.’ Gülen cemaati bence dini yapısını çoktan yitirmiş ve de siyasetin bir unsuru haline dönmüştür. Kimse kusura bakmasın!

KİM KİMDEN KORKMALI?
Deniz Baykal, evine yapılan ziyaretin ertesi günü CHP genel başkanlığından istifa ederken Fethullah Gülen cemaatini aklayan sözler etti. Cemaat, Baykal’ın tavrını ‘yiğitlik’ olarak yorumladı. Ama daha sonra cemaatin gazetesindeki yazarlar Baykal’ın Başbakan Erdoğan ile Fethullah Gülen’in arasına ‘fitne’ sokmaya uğraştığını yazdı. Gülen cemaatinin önemli bireyleri olan bu yazarlar aslında ciddi bir itirafta bulundular: Fethullah Gülen cemaati ile Adalet ve Kalkınma Partisi ortaktır! Cemaat üyelerinin neden korktuğu malum: Erdoğan çabuk kızan ve kızdığı isimleri defterinden çabuk silen biri. Acaba Fethullah Gülen’i de siler mi? Burada korkması gereken kim acaba? Gülen mi Başbakan’dan korkmalı, yoksa Başbakan mı Gülen’den... Bence ikincisi!

PARTİ KURMA ZAMANI

Düşünüyorum: ‘Fethullah Gülen cemaatinin siyasi partiye dönüş zamanı geldi mi?’ Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Fethullah Gülen’i destekleyenlerin 6 milyon kişiye ulaştığını söyledi. Taraf gazetesi yazarı ve cemaate yakın isimlerden Önder Aytaç, son seçimlerde AK Parti’ye giden oyların yüzde 11’inin Fethullah Gülen cemaati kaynaklı olduğunu yazdı. Madem Fethullah Gülen yüzde 10 barajını geçecek oy oranına sahip o zaman neden parti kurmuyor? Hem o zaman oyun kurallarına göre oynanmış olur.