BDP: Başbakan dostlar Diyarbakır'da görsün mitingi yaptı

BDP'li Kışanak, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır mitingini "Kaçamak bir miting" olarak nitelendirerek "Başbakan dostlar Diyarbakır'da görsün mitingiyle durumu kurtarmaya çalıştı" dedi

a
a
Cumartesi, 04 Eylül 2010 - 11:13


BDP: Başbakan dostlar Diyarbakır'da görsün mitingi yaptı

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitingini "Kaçamak bir miting" olarak nitelendirerek "Başbakan dostlar Diyarbakır’da görsün mitingiyle durumu kurtarmaya çalıştı" dedi. Kışanak Başbakan’ın Kürtlere hiçbir şey vaat etmediğini ve hiçbir şey söylemediğini belirterek "Başbakan hiçbir şey söylemeden Kürtlerin kayıtsız şartsız biat etmelerini istiyor, Kürtler bu referandumda niye evet desin" diye konuştu.

Kışanak, Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmayı ANKA’ya değerlendirdi. Erdoğan’ın, referandumla ilgili BDP’nin boykot kampanyası başladığı günden bu yana Kürtlere hiçbir şey söylemediğini ve vaatte bulunmadığını ifade eden Kışanak, "Diyarbakır konuşmasında da bir şey yok. O halde Kürtler niye bu pakete evet desin? Başbakan şimdiye kadar hiçbir şey söylemeden Kürtlerden kayıtsız şartsız biat etmelerini istiyor. Diyarbakır konuşmasında da aynı. Ama dikenli, mayınlı tarlaya girmeye mecbursun. Cesaretin yoksa, bu sorunları çözemeyeceksin demektir. O halde niye oy istiyorsun" diye konuştu.

-"KAÇAMAK, DOSTLAR DİYARBAKIR’DA GÖRSÜN MİTİNGİ"-

Başbakan’ın konuşmasının ardından "Başbakan kimseye koz vermemek için hiçbir şey demeyen bir konuşma yaptı" yorumları yapıldığını belirten Kışanak "Ama marifet gerçek çözümü cesurca söylemektir. Hiçbir şey demeden Kürtlerin kendisine evet oyu vermesini bekliyor. Ancak umduğunu bulamayacak. Başbakan’ın ‘benden sonrası felaket’ senaryosu tutmayacak. Bugüne kadar meydanlarda BDP’ye yönelik yalan üzerine kurulu kara propagandası tutmayacak. Başbakan kaçamak bir miting yaptı. Dostlar Diyarbakır’da görsün mitingiyle durumu kurtarmaya çalıştı" diye konuştu.

-"BOL BELAGAT, EDEBİYAT, ŞİİR VE ŞARKIYLA GÖNÜL EĞLENDİRİYOR"-

Sorunların kaynağının anayasa olduğunu yine çözüm yerinin de anayasa olduğunu dile getiren Kışanak, bu nedenle Başbakan’ın çözüme dair bir yaklaşım koyması gerektiğini söyledi. Kışanak şöyle konuştu:
"Başbakan güzel sözlerle, edebiyatla, şarkılarla, şiirle gönül eğlendiriyor. Ancak bu ülkede hala kan akıyor. Dün Ağrı’da Başbakan konuşma yaparken iki gerilla yaşamını yitirdi. Buna ne diyorsun Sayın Başbakan. Buna dair bir şey söylemeden bu referandum defterini nasıl kapatacaksın? Kürtçe eğitime olmaz diyorsun, anadilde eğitime bölücülük diyorsun. Musa Anter’in mücadelesi ortada. Hem tek millet kırmızı çizgim diyeceksin hem Musa Anter’in, Ahmet Kaya’nın, Şivan Perver’in adını ağzına alacaksın. İkiyüzlü siyaseti halk fark ediyor. Diyarbakırlılar, bu isimleri siyaset malzemesi yapmasına izin vermeyecektir. Madem Musa Anter’in adını ağzına alıyor, kemiklerini sızlatıyorsun o halde katilleri nerede? Niye soruşturma açmıyorsun. Bol belagat, edebiyat, şiir ve şarkı. Başka bir şey yok."

-"DİYARBAKIR CEZAEVİNİN YIKILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"-

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında Diyarbakır Cezaevini yıkmaktan bahsettiğini de hatırlatan Kışanak şöyle devam etti:
"O zulmü yaşayan herkes Cezaevinin müze olmasını istiyor ve bunun için mücadele ediyor. Dünyanın her yerinde benzer insanlık suçlarının işlendiği yerler korunur, müze haline getirilir. Başbakan orayı yıkıp ortadan kaldırmak istiyor. Tıpkı bu paketle yapmak istediği gibi. 12 Eylül’ün anayasası ortadan kalkmış gibi bir hava yaratmak istiyor. Ancak 12 Eylül defteri kolay kapanacak bir defter değil. Gerçeklerle yüzleşmeden, sorumlularından hesap sormadan, bu halktan özür dilenmeden o defter kapanamaz. Bence Diyarbakır cezaevini yıkma planlarının arkasında okula çevirme niyeti var. Asla hiçbir Diyarbakırlı bunu kabul etmez. Başbakan aklından çıkartsın, biz o cezaevinin yıkılmasına ve 12 Eylül’le hesaplaşmadan defterin kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Diyarbakır’da yaşananlarla yüzleşme ve gerçekleri ortaya çıkarma komisyonu kurulmasını istiyoruz. Orada binlerce insana ‘Türküm’ dedirtmek için işkence yapıldı. Şimdi de o cezaevinde Kürt politikacılar yatıyor. KCK operasyonunun sorumlusu da AKP hükümeti."