Bebek isimleri ve anlamları

Bebeğinize isim seçmenizin ne kadar zor olduğunu tahmin ediyoruz. Bebeğine isim arayışında olan ebeveynlere yardımcı olabilecek  tüm bebek isimlerini ve anlamlarını bir araya getirdik.

17 Ekim 2017, Salı 09:25
A A

Abja: Dere, çay. (Lazca)Abril: Vadi. (Çeçence)Açanay: Ay gibi aydınlık saçan. (Türkçe)Açangül: Gül gibi açılmış olan.Açelya: Fundagillerden kokusuz ve güzel renkli çiçekler açan bir bitki.Açıkalın: Dürüst, çekinecek bir durumu olmayan. (Türkçe)Açılay: Ay gibi parlayan, ay gibi güzel olan. (Türkçe)Açkıngül: Açılmış gül gibi güzel olan. (Türkçe)Adacan: Adada doğan ve adada yaşayan, sevilen kişi. (Türkçe)Adagül: Adada yetişen gül.Adalet: Hak ve hukuka uygun, dürüstlük, doğruluk. (Arapça)Adani: Doğurgan, üretken. (Kürtçe)Adanır: Ünlü, adı anılır. (Türkçe)Adıcan: Adıyla sevilen, adı sevgili olan. (Türkçe)Adıgül: Adını gülden alan. (Türkçe)Adıgüzel: Adı sevilen, beğenilen, iyi olan. (Türkçe)Adıışık: Adını ışıktan alan. (Türkçe)Adınur: Adını ışıktan olan, adı ışık saçan. (Türkçe)Adışah: Adını şah ailesinden alan. (Türkçe)Adışık: Adı güzel olan, adı aydınlık olan. (Türkçe)Ahsen: Çok güzel, en güzel. (Arapça)Ahu: Ceylan, maral, karaca, parlak ve güzel bakışlı göz, güzel, zarif kadın.Ajda: Diş diş olan, çentik, sürgün, filiz. (Türkçe)Ajik: Badem, küçük dal (Ermenice). Sürgün, filiz. (Kürtçe)Akabi: Sevgi (Rumca)Akal: Beyaz ve kırmızı. (Türkçe)Akalın: Alnı açık olan, dürüst. (Türkçe)Akaltan: Hem beyaz hem kırmızı olan şafak. (Türkçe)Akaltın: Akaltun: Beyaz altın, altın gibi parlak. (Türkçe)Akanay: Gökyüzünde ayın hareketi. (Türkçe)Alper : Cesur asker, yiğit asker.Alperen: Hem din adamı hem komutan olan yiğit.Altemur: Demirin korlaşmış kırmızı hali.Âmir: İmâr eden.Ammâr: Bir yeri bakımlı hale getiren.Arda: AsaAşkın: Aşmış, ileri, üstün, seçkin.Ata : Baba, dede, yaşlı, tecrübeli, bilgili.Atalay : Tanınmış, ünlü.Atâullah : Allah'ın hediyesi, ihsanı, lütfu.

Aksel: Beyaz renkte taşkın su. (Türkçe)Aksen: Sen beyaz ve aydınlıksın. Temiz, doğru, namuslusun. (Türkçe)Akses: Sesi aydınlık saçan. (Türkçe)Aksev: Aydınlığı sev.(Türkçe)Alam: Dünya. (Ermenice)Alanay: Ayın ışık saçtığı yer. (Türkçe)Alanur: Çok renkli ışık. (Türkçe)Alapınar: Alaca pınar. (Türkçe)Alasu: İyi su, temiz su. (Türkçe)Avşar : İşi hemen yapan.Aykan : Kanı parlak ve canlı.Aykut : Armağan, mükafat, ödül.Aytekin : Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli.Ayvaz : Koca, eş.Anka: Efsanevi bir kuş. (Türkçe)Ankine: Çok değerli, kıymetli. (Ermenice)Anjel: Melek. (Ermenice)Anmeğ: Masum. (Ermenice)Anna: İyilik etmek. (Ermenice)Aydan: Güzelliğini aydan alan, aya ilişkin, aydan bir parça, aydan olan.Aydanur: Ay gibi ışıklı. (Türkçe)Aydeniz: Ay gibi parlayan deniz. (Türkçe)Aydın: İleri düşünceli, açık, anlaşılır, ışıklı, parlayan. (Türkçe)Aydınay: Aydınlık, ay gibi. (Türkçe)Azime: Büyük, yüce, kararlı. (Türkçe)Azize: Saygın, sevgili, kutsal. (Farsça)Azmidil: Gönül yüceliği. (Azerice)Azmi: Dürüst. (Ermenice)Azra: El değmemiş kız, üstünde yürünmemiş kum, delinmemiş inci. (Türkçe) 

Babacan : Cana yakın, güvenilir, anlayışlı.Baha : Değer, kıymet, zariflik, üstünlük.Bahadır : Yiğit, cesur, kahraman.Barın: Güç, Kuvvet.Battal : Kahraman, cesur, çok büyük.Batu : Güçlü, kudretli.Bedir : Dolunay. Ayın ondördü gibi güzel.Behcet : Sevinç, güler yüzlü, şirin.Behlül : Çok gülen, hayır sahibi, cömert.Behnan : İyi huylu, güler yüzlü, herkesçe sevilen.Bade: İçki, şarap. (Farsça)Badegül: Gül renkli şarap. (Farsça)Bağlan: Sevdiğine bağlı kalan, sev, demet. (Türkçe)Bahar: İlk yaz, ilkbahar, ilk yaz çiçekleri. (Farsça)Bahriye: Denizle ilgili. (Arapça)Bahtıaçık: Şanslı. (Türkçe)Bahtıgür: Şansı çok olan. (Türkçe)Bahtışen: Şansı sevinçlerle dolu. (Türkçe)Bakanay: Apaçık görünen ay. (Türkçe)Bakinaz: Sürekli nazlanan, çok nazlı. (Farsça)Behram : Merih yıldızı.Behzat : Soyu güzel, doğuştan asil.Bekir : İlk çocuk. Genç, taze.

Bertuğ: Engel tanımayan, güçlükleri aşan.Bera : Fazilet, meziyet sahibi.Berkan : Şakıyan, parıldayan.Berkin : Güçlü, sağlam.Beşer : İnsan.Beşir : Müjdeleyen. Güler yüzlü.Bilal : Su.Belkıs: Efsaneye göre Saba ülkesinin kraliçesi. (Türkçe)Belma: Sakin, yumuşak. (Farsça)Beliz: Belirli olan iz, işaret. (Türkçe)Beren: Kuzu, koyun yavrusu, ünlü, güçlü, akıllı.Berfi: Zambak (Kürtçe)Berfin: Kar toplayan güneşli hava. (Kürtçe)Boncuk: Çeşitli maddelerden yapılan yuvarlak renkli, süs taşı. (Türkçe)Bozçin: Dişi geyik. (Türkçe)Buket: Çiçek demeti. (Fransızca)Bilgehan : Derin bilgi sahibi hakan.Bişr : Güler yüzlü.Buğra : Erkek deve, hindi, aslan.Burak : Peygamber efendimizin Miracda bindiği at.Burhan : Delil, sağlam delil, hakkı bâtıldan ayıran.Bülent : Yüksek, yüce, uzun.Burçin: Burçin: Dişi geyik. (Türkçe)Burla: Üzüm. (Kıpçakça)Büğe: Su bendi. (Türkçe)Büklüm: Bükülmüş, halka olmuş. (Türkçe) 

Canözlem: Candan özleyen. (Türkçe)Cansel: Hayat veren su. (Türkçe)Cansen: Sen can gibi dostsun. (Türkçe)Canses: Sesi can veren. (Türkçe)Cansev: Sevgi dolu. (Türkçe)Cemre: Ateş halinde kömür, ilkyaz arefesinde havada, suda, toprakta oluştuğu varsayılan ısı yükselişi. (Türkçe)Cevher: Öz, maya, değerli taş. (Arapça)Ceyda: Uzun boylu ve güzel. (Arapça)Ceyhan: Akdeniz bölgesinde bir nehir. (Türkçe)Ceylan: Gözlerinin güzelliğiyle ünlü, zarif, ince bacaklı hayvan, ceren.Cafer : Çay, dere, küçük akarsu.Câbir : Cebreden, zorlayan, galip gelen.Can: Ruh. Aziz, sevgili. Gönül.Candar : Silahlı asker.Caner : Can dostu.Canib : Yan, taraf, yön.Cantekin: Biricik can, can şehzade.Cârullah : Allah'a yakın olan, Allah dostu.Celâl : Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi. 

Çelebi : Efendi, görgülü ve ince insan.Çağdaş: Yaşanılan çağın koşul ve gereklerine uygun olan, yaşıt. (Türkçe)Çağıl: Çakıl, çağla ilgili, akan su sesi. (Türkçe)Çağın: Yıldırım, şimşek. (Türkçe)Çağla: Badem, erik, kayısı gibi meyvelerin taze yemişi. (Türkçe)Çevren: Gökyüzünün yerler birleştiği yer, ufuk. (Türkçe)Çevrim: Sınır, girdap, değişme. (Türkçe)Çisen: İnce ince yağan yağmur, çiy.Çisil: İnce ince yağan yağmur. (Türkçe)Çiçek: Bir bitkinin üreme bölümünü taşıyan, renkli, kokulu, güzel yeri. 

Derin: Çok gelişmiş, çok ilerlemiş. Yoğun, içten gelen. (Türkçe)Defne: Yaprakları güzel kokulu, kış ve yaz yeşil kalan bir ağaç. (Yunanca)Değer: Yüksek nitelik, üstün yetenek. (Türkçe)Deha: Dahi, yüksek zekası olan. (Arapça)Deniz: Büyük, tuzlu su kütlesi. (Türkçe)Deren: Toplayan, hasat zamanı. (Türkçe)Derim: Çadır. (Türkçe)Dilge: Güzel konuşan kişi. (Türkçe)Dilhan: İçten ve yürekten konuşan. (Farsça)Dilmen: Güzel konuşan, dil bilen, güzel sözler söyleyen. (Türkçe)Duygu: İnsanın iç dünyasındaki hisler. (Türkçe)Duygucan: Candan duygulanan. (Türkçe)Duygun: Duygulu, hassas, hisli kişi. (Türkçe)Dâhi : Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı.Dâi : Dua eden, duacı, hak dine çağıran.Dânâ : Çok bilen, bilgili.Daniş : Bilgi, bilme, biliş, ilim.Danişmend : Bilgili, âlim.Dâver : Doğru ve insaflı olan, âdil hükümdar.Derviş : Allah için alçak gönüllüğü kabul eden.Dilhan : İçten, gönülden söyleyen.Dilaver : Yiğit, yürekli, erkek.Doğan : Atılgan ve yiğit.Dülger : Marangoz. 

Ebru: Kağıt ve kumaş boyama sanatı, bulut renginde. (Farsça)Ece: Kraliçe, güzel kız, ana. (Türkçe)Erdem: Fazilet, kişilik yetkinliği, iradeli olma. (Türkçe)Ezel: Başlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman. (Arapça)Ezgi: Nağme, şarkı, seslerin melodisi. (Türkçe)Ezgin: Sesi düzenli gelen, ezilmiş, bezmiş. (Türkçe)Ezman: Gök, sema. (Kürtçe)Eylem: Harekete geçme, bir edim gerçekleştirme. (Türkçe)Eylül: Yılın dokuzuncu, sonbaharın ilk ayı. (Farsça)Ecehan : Hanların başı.Ecmel : En güzel, en yakışıklı.Ecvet : En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan.Ede : Ata, büyük kardeş, ağabey.Edhem : Kara donlu, yağız at.Efe : Batı anadolu yiğidi, zeybek.Efken : Atıcı, yıkıcı.Erhan : Yiğit hakan.Erkam : Rakamlar, isimler.Erkan : Esaslar, direkler, reisler.Erkin : Bağımsız hareket eden.Erman : Arzusu, isteği olan.Erol: Sözünde duran er.Ertuğrul : Temiz, yürekli, doğru insan.Esat : Çok uğurlu ve mutlu.Esed : Aslan, gazanfer, cesur.Esved : Siyah, esmer.Eflah : Tamamiyle kurtulan, en çok talihe kavuşan.Ekmel : En olgun, mükemmel.Ekrem : Çok cömert, iyiliksever, keremi lütfu çok olan

Fatmagül: Gül gibi güzel, yeni anne olmuş kadın. (Arapça)Fatoş: Fato: "Fatma" adının halk arasında latifeli bir şekilde söylenişi.Fazilet: Erdem, insanın iyi huyları. (Arapça)Feyza: Bolluk, çokluk, coşma, taşma, gürlük, verimlilik. (Arapça)Feyzan: Suyun taşması, coşması. (Arapça)Fındık: Küçük ağaçlarda yetişen kabuklu, besleyici yemiş. (Yunanca)Fırat: Tatlı su, ülkemizin en uzun nehri. (Arapça)Fulden: Beyaz çiçekli, güzel kokulu ağaç. (Arapça)Fulya: Nergisgillerden sarı, beyaz çiçekleri olan, güzel kokulu bir çiçek. (İti)Funda: Çalı görünüşünde bir bitki, süpürge otu. (Türkçe)Feda : Kurban olma, gözden çıkarma.Fedai : Canını esirgemeyen, can vermeye hazır.Feramuz : Şanlı, şerefli, ün kazanmış.Feramuş : Hatırdan çıkan, unutulan.Ferhan : Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun.Ferhat : Sevinç, neşe sahibi.Feridüddin : Dinin en üstünü.Feridun : Tek, eşi ve benzeri olmayan, kıymetli cevher.Ferman : Emir. Padişahların tarafından verilen emir.Feyyâz : Feyz, bereket ve bolluk veren.Feyzullah : Allahü teâlânın feyzi.Fuat : Kalp, gönül.Furkan : İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren.Fuzuli : Fazla, anlamsız, yersiz. 

Gediz: Su birikmiş çukur, Ege'de bir akarsuyun adı. (Arapça)Gamze: Süzgün bakış, yan bakış, çene veya yanaktaki çukurluk. (Arapça)Gaye: Amaç, erek, hedef. (Arapça)Gizem: Çözülemeyen sır. (Türkçe)Gonca: Tam açılmamış çiçek, gül tomurcuğu. (Farsça)Gökay: Gökteki ay. (Türkçe)Gökben: Duru, aydınlık. (Türkçe)Gökçen Mavi gözlü. (Türkçe)Gülce: Güle benzeyen, gül gibi.Gülsen: Gül gibisin. (Türkçe)Gülser: Gül yüzlü (Türkçe)Güneş: Yeryüzünün bulunduğu galaksinin ışık ve enerji yıldızı. Aydınlık ve energi dolu kişi. (Türkçe)Güzin: Saçilmiş, seçkin, beğenilen. (.Farsça)Gazanfer : Yiğit, aslan gibi cesurGazi : Savaştan sağ dönen.Gevheri : Pırlanta gibi temiz insan.Gıyas : Yardım eden.Giray: Kırım hanı.Gürbüz : Toplu, güçlü dinç erkek. 

Hazan: Sonbahar, güz, son yaz, yaprak dökümü. (Arapça)Haziran: Yılın altıncı ve en güzel ayı. (Arapça)Hera: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıcı. (Yunanca)Hürsel: Sel gibi özgür.Hürsen: Özgürsün.Habbab : Seven, sevgili, dost.Hafi: Güler yüzlü, çok ikramcı, gizli.Hafid: Torun.Hakan: Türk hükümdarı.Haki: Hikaye eden, anlatan.Hakkı: Doğru olan, irfan sahibi, insaflı.Haldun : Devamlı yaşlanıp ihtiyarlamayan.Hüveyda: Belirgin, apaçık, ortada, belli. (Farsça)Hüzzam: Türk müziğinde en eski makamlardan biri. (Farsça) Hasan : Güzel, iyi, hoş.Halil : Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş.Haluk : İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslama yakışır. 

Iğıl: Yumuşak akan su. (Türkçe)Ildız: Yıldız. (Türkçe)Ilgaz: Atın dörtnala koşması. Batı Karadeniz'de bir sıradağ ve bir ilçenin adı, akın, hücum. (Türkçe)Ilgı: Soy sop, sürü, çoban. (Türkçe)Ilgım: Işık yanılsaması, serap, belli belirsiz görünme, ufuk. (Türkçe)Ilgın: Hafif esinti, hafif, ince, serap, hayal. Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç. (Türkçe)Ilgıt: Hafif esinti. (Türkçe)Ilım: Uzlaşmacı, yumuşaklık. (Türkçe)Işıl: Parlayan, ışıldayan, parlaklık. (Türkçe)Işılar: Parlayan, ışıldayan, neşeli, canlı. (Türkçe)Işılay: Parlayan ay, ay gibi (Türkçe)Itır: Güzel koku, bir çiçek adı. (Türkçe)İclal: Saygı gösterme, ikram. (Arapça)İçim: Lezzet, tat, bir yudumda içilecek kadar.İlayda: Su perisi. (Türkçe)İlbike: Seçkin kadın.İlcan: Ülkenin sevilen kişisi.İlçim: Elçilik görevi. (Türkçe)İlsu: Vatan suyu. (Türkçe)İlşen: Ülkesi sevinçli.İmren: Edinme isteği, çok beğenme. (Türkçe)İpek: İnce, kibar, zarif. Bir böceğin kozasından yapılan ince, parlak, dayanıklı, iplik ve bundan yapılan kumaş. (Türkçe)İzgi: Adaletli, güzel, iyi, akıllı, beğenilen. (Türkçe)İzel: El izi.İzzet: Kuvvet, itibar, değer. (Arapça) 

Kadem: Uğur. (Arapça)Kardelen: Kışın son günlerinde, ilkyazın ilk günlerinde kar üzerinde beyaz pembe çiçekler açan çiğ-demgillerden bir bitki. (Türkçe)Kübra: En büyük, çok büyük. (Arapça)Kaan: Kağan. Hanların hanı, şahinşah.Kabil : Kabul eden, önde olan.Kadem: Ayak, adım.Kâdir: Tükenmez güç ve kudret sahibi.Kadîr: Çok güçlü, çok kudretli.Kadı : Hüküm, karar ve hakimlik.Kalender: Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş.Kamran : İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar.Kasım: Taksim eden, bahşeden.Kâzım : Öfkesini, gazabını yenen. 

Lena: Alina ve Helena isimlerinin sonundan gelmektedir. İbranice'de Magdalalı Kadın, Arapça'da bizim için , bizden biri ve insan anlamlarına geliyor. Yunanca'da ise günışığı ya da ayışığı anlamına gelir.Livin: Hareket, devinim. (Kürtçe)Loya: Tatlı şerbet. (Lazca)Levin: Renk. (Ermenice)Liva: Yumuşak karın erimeye başlaması. (Lazca)Limsa: Bir bitki türü. (Lazca)Linet: Sürgün. (Arapça)Levent : Bahriyeli. Boylu poslu, yakışıklı.Levni : Renkli, boyalı. 

Lila:Eflatun, leylak rengi.Luna: Ay.Murat : İstek, arzu, maksat. SeçilenMazhar : Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan.Memun : Korkusuz, tehlikesiz, sağlam, emin.Mert : Sözünün eri, yiğit, bahadır.Mestan : Mest olmuş, bayılmış.Metin : Sağlam, dayanıklı.Miraç : Merdiven, yükselen, yükseklere çıkan .Mirkelam : Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı.Mirza : Hükümdar soyundan gelen, beyzade.Misbah: Lamba.Mithat: Methetme, övme.Mustafa: Saf hale getirilmiş, süzülmüş, güzide.Mayda: İnce yapılı, narin. (Farsça)Mayıs: Bahar ayı, yılın beşinci ayı. (Türkçe)Maysem: Mayıs. (Çerkesçe)Melek: Tanrı ile insan arasında aracılık yapan, nurdan yapılı olan, dinsel varlık. Huyu güzel kişi. (Arapça)Meliha: Güzel, sevimli, şirin. (Arapça)Melike: Kadın hükümdar, hükümdar karısı. (Arapça)Melis: Meliz: Bal, balansı. (Yunanca)Melisa: Tatlı, sevgili, oğulotu, balansı, çayırlık, kokulu bir bitki. (Yunanca)Melina: BalMelodi: Kulağa hoş gelen ses dizisi. (Fransızca)Meltem: Karadan denize esen yaz rüzgârı. (Türkçe)Mine: Metal üzerine vurulan renkli sır tabakası, çok ince nakış, ıtırlı bir bitki, dişlerin üzerindeki koruyucu tabaka. (Farsça)Miran: İnci. (Kürtçe)

Nabi : Haberci, haber veren.Namdar : Meşhur namlı, ünlü, tanınmış.Nebi : Haberci, haber getiren, peygamber.Necat : Kurtuluşa, selamete eren.Necati : Kurtulan, felah bulan.Neccar: Dülger, marangoz, doğramacı.Necdet: Kahraman, yiğit, efe.Necih : Başarılı, galip, muzaffer.Necmi : YıldızNefi: Kazançlı, kârlı.Nağme: Ezgi, güzel uyumlu ses. (Arapça)Nemir: Ölümsüz. (Kürtçe)Neşem: Sevincim.Nida: Ses, çağırma, seslenme. (Arapça)Nurcin: Işık toplayan, nur toplayan. (Arapça)Nusa: Gelin. (Lazca)Nuşin: Tatlı, lezzetli. (Farsça)Nüjen: Modern. (Kürtçe)Nükhet: Güzel koku. (Arapça)Nükte: İnce, anlamlı, düşündürücü söz, espri. (Arapça)

Özde: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan, içten.Özden: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili Özge: Yabancı. İyi,güzel. Cana yakın,şakacı. Yürekli,gözü pek Özlem: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; HasretÖznur: Özü ışıklı,aydınlık. Öktem : Gösterişli, korkusuz, güçlü.Oğuz : Doğru, sağlam, güçlü, genç.Oğuzhan : Oğuzların hükümdarı.Okan : Anlayışlı, kavrayışlı.Oktay : Hiddetli, kızgın, sinirli.Orhan : Şehrin hakimi.Ozan : Halk şairi, geveze.Ömer : Diri, canlı, yaşayan hayat sürenÖnder : Lider, şef, reis.

Papatya: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi Pelin: Acı ve güzel kokulu bir bitki Petek: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları Pınar: Büyük su kaynağıRahşan: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı. Rengin: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel Reyhan: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen Rezzan: Ağırbaşlı, onurlu Ruhşen: Neşeli,canlı. Raci : Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen.Racih : Üstün, kıymetli, faziletli ve itibarı fazla olan. Tercihli.Rafet : Merhamet etme, acıma, esirgeme.Ramazan : Çok sıcak olan, günahları yakan.Ramiz : İşaret koyan, işaretle konuşan.Rauf : Pek esirgeyen, çok merhamet eden.Recai : Rica eden, dua eden, Allahü teâlâya yalvaran.Recep : Mübarek, muazzam, muhterem; kıymetli.Refah : Bolluk, rahatlık, her türlü sıkıntıdan kurtulma.Re'fet : Acıyan, merhamet eden. 

Sanem: Çok güzel kadın; Put Sebla: Uzun kirpikli göz Seçil: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen Seçkin: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit Seda: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı Sedef: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz madde SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak Seher: Tan ağartısı Selda: Bir söğüt cinsi Selen: Haber, müjde Selin: Gür akan su Selma: Barış içinde,huzur,erinç. Selmin: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan Sema: Gökyüzü; Göç Semen: Yasemin çiçeği. Semizlik. Semra: Esmer kadın. Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel Serap: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı Seray: Ay gibi güzel Serma: Kış soğuğu Serpil: Gelişmek,büyümek. Serpin: Yağmur Serra: Rahatlık,kolaylık Sertap (Sertab): İnatçı anlamında Seval: Severek al anlamında Sevda: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek Sevgi: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu Sevil: Her zaman sevilen biri ol Sevim: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik Sevinç: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku Sevtap: Tapılacak kadar çok sevilen. Seylan: Sel, akma, akış Sezen: Hisseden, sezgili Sezer: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar Sezgi: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği Sezin: Sezinleme işi, sezme. Duygulu,anlayışlı. yer; Bahşiş, hediye; Bağ Sibel: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası Simge: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler Sinem: Yüreğim, çok sevdiğim Sumru: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi Suna: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği. Suzan: Yakan,yakıcıSadeddin : Dinin mübarek kişisi.Sadullah : Allahü teâlânın saadeti.Sadun : Uğurlu olan, uğur getiren.Safa : Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.Saffet : Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan uzak olan.Saffan : Saf, halis.Salahaddin : Dine bağlı, dini düzgün.Sâman : Servet sahibi, zengin, rahat, dinç, düzenli.Sedat : Doğru ve haklı

Şafak: Gündoğumundan önceki aydınlık Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale Şenay: Mutlu geçen ay Şeyda: Çılgın, deli divane Şirin: Cana yakın, sevimli Şule: Alev, ateş alevi Şükran: İyilik bilme, minnettarlıkŞaban : Aralık, fasıla.Şabi : Cemaat ehli.Şadan : Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar.Şahap : Alev, ateş parçası, akan yıldız.Şahinalp: Şahin gibi yiğit.Şahsüvar : Usta binici, çok iyi ata binen.Şâfi : Şefaat eden, şifa veren.Şarani : Saçı gürŞecaeddin : Dinin kahramanı, dinin yiğidi.Şehlevent : Uzun boylu, yakışıklı genç.Şemseddin : Dinin güneşi.Şemsi : Güneş gibi parlayan.Şerafeddin : Dinin şereflisi.Şeref : Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara sahip olmak.Şevket : Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet.Şevki : Şevkli, neşeli, istekli.Şeyban : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.Şihab : Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.Şihabeddin : Dinin parlak yaldızı.Şinasi : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.Şir : Aslan.Şemseddin : Dinin güneşi.Şemsi : Güneş gibi parlayan.Şerafeddin : Dinin şereflisi.Şeref : Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara sahip olmak.Şevket : Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet.Şevki : Şevkli, neşeli, istekli.Şeyban : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.Şihab : Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.Şihabeddin : Dinin parlak yaldızı.Şinasi : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.Şir : Aslan.Taceddin : Dinin tacı.Taci : Taçlı.Tahsin : Kale gibi sağlamlaştırma.Taki : Günahtan kaçınan, dinine bağlı.Talat : Yüz, çehre, dindar.Talha : Bir zamk ağacı.Tamer : Tam erkek.Taner : Şafak gibi canlı erkek.Tanju : Türk hükümdarı [Çinlilerce] Tarkan : Dağınık, perişan.Tarık : Sabah yıldızı, parlak yıldız. 

Ubeydullah : Kulcağız, kölecik.Üsame : Bir aslan cinsi.Ülkü : Amaç, ideal Vakkas : Savaşçı, okçu.Vakur : Ağırbaşlı, temkinli.Vakıf : Duran, ayakta duran.Vâlâ : Yüksek, yüce.Vecdi : İlahi aşka dalan, vecde gelen, kendinden geçen.Vecit : Vecde gelen, İlahi cezbe ile bayılan.Vecihi : Bir kavmin büyüğü.Vedat : Sevgi ve dostluk gösteren.Vefa : Sözünde duran, dostluğunu devam ettiren.Vildan: Yeni doğmuş çocuklar  

Velivahide: Tek, bir.Varide: Gelen, erişen - Söylenti.Vasfiye: Nitelikli.Vedia: Korunması için bırakılan emanet. Vefika: Uygun, aynı fikirde, yoldaş.Velide: Yeni doğmuş çocuk Verda: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında Vesile: Neden, sebep - Kavuşma Vicdan: İyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak.Vildan: Yeni doğmuş çocuklar.Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma : Ermiş.Yahya : Canlı, hayat süren.Yaver : Yardım edici, imdada koşan.Yavuz : Yaman, korkusuz.Yekta : Tek, eşsiz, benzersiz.Yasemin: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki. Yeliz: Ferah yer, aydınlık, havadar. Yeşim: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş.Yıldız: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri. Yonca: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı.Zeliha : Züleyha, su perisi.Zerrin : Altından yapılmış. Zeynep : Süs, bezek. Zuhal: Satürn gezegeninin adı. Zulal : Hafif, güzel, soğuk su. Zümrüt: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.Zafer : Maksada ulaşma, barışma, düşmanı yenme.Zâfir : Zafer kazanan, üstün gelen.Zamir : Yürek, iç, vicdan.Zekai : Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.Zekeriyya : Erkek zat.Zeyd : Artan, çoğalan.Zeynel : Süslü.Ziver : Süs, ziynet ehli.Ziya : Işık, aydınlık, nur.Ziyad : Fazlalık, çokluk, bolluk.Zübeyr : Akıllı.