Bebeklerin dili olsa...

Cumartesi, 05 Haziran 2010 - 05:00

Bebeklerin dili olsa...

Herkes bebek sever ya; şirindir, küçüktür, çok tatlıdır... Ben tüm bunlara katılmakla birlikte çocuk seviyorum. İletişim kurabileceğim, duygularımı, düşüncelerimi paylaşabileceğim çağları... İşte bu nedenle çok zor gelmişti bana 0- 2 yaş arası dönem. İsteklerini yüz hareketlerinden, reflekslerinden, bakışlarından, ağlama şeklinden çıkarmak yeniden bir lisan öğrenmek gibiydi. Ama oldu bitti, hepsi geçti. Şimdi etrafımdaki yeni anneleri gördükçe hep o günlerde yaşadıklarım geliyor aklımaÖ Her annebaba bebeğinin bir an önce konuşmasını istiyor. Gerçekten bebeğinizin ilk sözcüğünü duymak inanılmaz bir keyif! Oysa bebeklerin konuşma yeteneklerini kendi hızlarıyla geliştirdiklerini de unutmamak gerek. Delaware Üniversitesi’nden Dr. Roberta Golinkoff, “Her bebeğin ilk yıllarındaki gelişim dereceleri kendilerine özgüdür. Ancak bu ebeveynlerin bebeklerinin dilsel gelişimini destekleyici bir yol ve etkileşimli bir çevre oluşturmasına engel değildir” diyor. İşte mini bir iletişim rehberi...

0-3 ay: Uzmanlara göre bebekler etkileşim içinde olmak isterler ve hatta kendilerine özgü sesler geliştirerek bunu denerler. Bebeğinizin iletişim kurmaya çalışıp çalışmadığını anlamak için, onunla konuşma mesafesinde oturun ve bir şey söylemeyin. Bebeğinize ifadesiz ve sakin bir yüz ifadesiyle bakın. Ve ondan sosyal bir iletişim kurmayı denediğine dair bir işaret gelene kadar bekleyin. Sesler çıkarması, elini ya da kolunu oynatması gibi işaretler olabilir.

4-8 ay: Bebekler vurgulanmış ses kalıplarını içeren kelimeleri seçerek bir dili öğrenirler (sesleri hatırlamak için bir insanla ya da nesneyle bağdaştırabilir). Bebeğinizin kelimelerin anlamları arasındaki farkı anlamaya başlayıp başlamadığını, ona kendi adı dışında isimlerle seslenerek ve farklı şekillerde vurgulayarak öğrenebilirsiniz. Bebeğinizin sizi görebilmesi için dönmesi gereken bir yerde durun ve adını söyleyin. Size doğru dönüyor mu? Eğer dönüyorsa yüzünde boş bir ifade mi yoksa beklenti dolu bir ifade mi olduğuna dikkat edin. Sonra yeniden eski pozisyonunu almasını bekleyin ve adını tekrar söyleyin. Bu defa tepkisinin ne olacağına bakın. Şimdi kendi adına benzeyen bir isimle seslenin. Örneğin bebeğinizin adı, Buket ise Demet deyin. Eğer adını tanıyorsa ve size döndüyse Demet ismine de aynı tepkiyi verecektir. Bir sonraki sefer de Ayşe gibi farklı bir isimle seslenmeyi deneyin. Eğer bebeğiniz farklı vurguları ayırt edebiliyorsa, Ayşe ismine tepki vermeyecektir. Eğer ona da tepki veriyorsa henüz kendi adını diğer isimlerden ayırt edemiyor demektir.

9-12 ay: Birinci senenin sonlarına doğru bebekler daha iletişime açık ve girişken olmaya başlarlar. Aktif bir şekilde temas kurmaya çalışırlar, genellikle işaret etmek gibi fiziksel işaretler kullanırlar ve bunun yanı sıra çeşitli sesler çıkarıp göz kontağı kurarak amaçlarına ulaşırlar. Uzmanlara göre bu dönemde bebekler parmakla işaret etmenin aslında parmağı göstermek değil, hedefledikleri nesneyi ya da kişiyi belirtmek olduğunu anlarlar. Bebeğinizin ‘parmakla işaret’ten ne anladığını öğrenmek için yakın çevredeki bir nesneye işaret edin ama televizyon ya da radyo gibi sesli nesneleri seçmeyin çünkü bu durumda bebeğiniz parmağınızı değil de sesi takip edebilir. Şimdi bebeğiniz parmağınıza mı bakıyor, yoksa işaret ettiğiniz nesneye mi? Ve nasıl bir tepki veriyor?