Bedel ödenmesi gerekebilir

a
a
Pazartesi, 23 Kasım 2009 - 05:00

2008 yılında evlendim. Eşim birbuçuk aylık hamile iken boşanma davası açtı ve babasının evine gitti. Sonra da ben boşanma davası açtım. Bu arada karnındaki bebek ikibuçuk aylık olunca hastaneye gidip bebeği düşürmüş. Evlilik birliği içindeyken de bir başka erkekle konuşmasına tanık oldum ve durumu avukatıma bildirdim. Evlilik birliği içinde bir daire almıştık. Borçlarını ben ödüyorum. Bu durumda boşanmamız nasıl sonuçlanır? Evde hak iddia eder mi? T.A.

Evlilikte geçen olaylar çok karmaşıktır. Üstelik bir ev içinde yani kapalı kapılar ardında geçtiği için dışarı yansımaz, iki kişi arasında kalır. Bu halde de pek çok şeyi ispat mümkün değildir. Bu nedenle aile mahkemesi hakimine geniş takdir hakkı tanınmıştır. Hakim, duruşmalar sırasında edindiği izlenimi değerlendirerek karar verebilir. Bu nedenle uzaktan biri, örneğin benim konumumda biri sizin durumunuzun nasıl sonuçlanacağını söyleyemez. Burada söylenebilecek şeyler yasal bilgilerdir. Birincisi eşinizin biri ile konuştuğuna tanık olduğunuzu söylüyorsunuz, bu konuşmanın içeriği nedir? Bunu telefon operatörünün kayıtlarından temin edemezsiniz ancak arama numaralarını temin mümkündür. Bu da olayı ne derece aydınlatır? Bir hanımın biriyle görüşmesinin aile birliği içinde kabul edilebilir veya kabul edilemez oluşu konuşmanın içeriğine bağlıdır. İkincisi evlilik birliği içinde aldığınız daire edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir. Bu rejime göre eşinizin, evlilik birliği içinde elde ettiğiniz malvarlığının ondan daha fazla olması halinde fazlalığın yarısının bedelini ödemeniz şeklinde bir talebi olabilir. Topluma yanlış yansıtıldığı gibi bu yarı yarıya ortaklık demek değildir. Sonrası hakimin takdiridir.

Devamsızlıktan feshetmiş olabilirler

Bir firmada ağır vasıta şoförü olarak çalışıyordum ki bir gece yarısı işyerine çağırıldım ve çabuk istifanı yaz dediler, ben yazmadım ama işe de gitmedim. Ben muhtelif tarihlerde işten çıkarılıp yeniden alınmıştım. Bugüne kadar da haklarımı talep eden bir girişimde bulunmadım. neredeyse on ay oluyor. Ne yapmalıyım? T.T.

Sizin durumunuz normal şartlarda kıdem ve ihbar tazminatlarını, varsa maaş ve fazla mesai alacaklarını talep edecek durumda. Bu talep öyle on ay geçmekle ortadan kalkmaz kıdem tazminatı talebi için on yıl süre var. İşinize zaman zaman son verilip sonra yeniden işe alınmanız haklarınızın kaybına neden olmaz, kıdem tazminatı hesabı başından itibaren yapılır. Ancak bana göre bugün olayın bir başka boyutu olabilir. Biliyorsunuz işyerine devamsızlık işverenin haklı fesih nedeni. Yani siz yaklaşık on aydır işe uğramamakla işe devamsız görünüyorsunuz. Sizin istifanızın istendiğinde siz istifa etmediniz ama günlerce işe gitmeyişinizi işveren fırsat bilip sizin işinize bu nedenle son vermiş gibi işlem görmüş olabilir ve böylece kıdem tazminatı hakketmeden işinize son vermiş gibi görünebilir. Ben derim ki işyerine bir ihtarname keşide edip haklarınızı talep edin, size bir yanıt verildiğinde de durumunuzu bir meslektaşımla birlikte değerlendirin, bu ihtimali de göz ardı etmeyin.