Behlül'ün arabası nazara mı geldi?

Çarşamba, 16 Haziran 2010 - 05:00

Kıvanç Tatlıtuğ’un arabası magazin basınının gözdesi bugünlerde. Eski cipi sabıkalı olduğu için kırmızı bir Corvette çekmişti altına genç oyuncu...

Önceki akşam motoru arızalanmış yeni arabasının. Kıvanç “gitti verdiğim para” diye hayıflanmış da üstüne. Bana göre nazara geldi araba... Dikkat ettim, kimsenin dikkatini çekmemiş. Benim bildiğim TV yazmaya meraklı magazincilerden kaçmazdı bu ayrıntı ama kaçmış... Evet araba nazara geldi çünkü, önceki bölümde düğün töreninin yapılacağı sarayın önüne çekilmişti o araba. Hatta Kıvanç, rolü gereği Behlül olarak dizideki arabasına binmiş, hemen yanında park etmiş olan kırmızı araba da gözümüze sokulmuştu...

Belki de bir mesajdı bu magazincilere, başka arabaların peşine düşüp Kıvanç Tatlıtuğ’u kovalamasınlar diye. “Budur benim arabam” mesajıydı yani... Neyse ki araba arızalandı, mesaj da uçup gitti. Paralar gibi...

Parmaklıklar ardından gelen gizemli sesler

Parmaklıklar Ardında’nın (atv) kaderi çok net değilmiş. Sezon finali yapan dizinin hemen ardından Ziynet karakterinde gördüğümüz Zeynep Eronat’la görüşme imkanımız oldu...

Bildiğim kadarıyla reytingi hiç düşmeyen dizinin önümüzdeki sezon da devam etmesi garantiliydi. Ancak kanal resmi bir açıklama yapmadığı için islim üstünde bekliyor oyuncular... Yeni sezon için pazarlıkların yapıldığı şu dönemde dilerim kanal sessizliğini bir an önce bozar da yıllardır ağız tadıyla izlediğimiz dizi hakkında bir fikrimiz olur. Neyse... Zeynep Eronat anlattı. Üç sezondur tarihi Sinop Cezaevi’nde çekilen dizide ilginç şeyler oluyormuş. Bana göre ilginçliği doğaüstü yanıyla öne çıkıyor... Mesela oyuncular gaipten sesler, kimi zaman iniltiler filan duyuyormuşlar. Korku filmi gibi gelebilir, gelmesin...

Ben bir şekilde duvarların sesi olduğunu düşünürüm. Sedamızı alıp içlerine gömer, zamanı gelince de hatırlatırlar arşivlerinde ne varsa... Yıllarca ıstırabın adresi olmuş o duvarların sesine kulak kabartmış “Ziynet” Hanım. Çok da negatif değilmiş sesler. “Belki de eğleniyorlardı bizim koşuşturmamızı izleyip” dediğinde gülümsedi yüzümüz... Dilerim atv de dizi devam ediyor diyerek kendi sesini katar o gizemli seslere; ne dersiniz, iyi olmaz mı?..

İsimlerini yazmak için erken!

Star’da yayınlanan Kabare Atölyesi’ne takıldık iyice. Dikkat ettim geçtiğimiz akşam genç yarışmacı/oyuncuların ismi hem anons edildi hem de jeneriğe yazıldı... Böyle bir jest için fazlasıyla erken olduğunu düşünüyorum. Ekranda üç sezonunu tamamlayan BKM Mutfak ekibi bile ismen anılmıyor jenerikte... Bunda bir kötülük yok elbette. Ama bilirsiniz, erken ödüllendirme bozar bizim memlekette adamın ayarını. İyisi mi çocuklar hak ederek ismini yazdırsın o jeneriğe. Eni konu yarışıyor hepsi...

Keşke hâlâ sorsaydınız!

Fox TV yeni sezonda yüksek reyting ve üst sıralamalara yürümek için arama toplantısı yapmış. Bunun için de bir sürü bilim adamı, işadamı, insan mühendisi filan toplamış bir otele (Merakım çok net; içlerinden kaçı kanalın en azından bir programına aşinadır?). Milliyet yazarı Ali Eyüboğlu da grubun içindeymiş, o bildirdi zaten... Böyle “bilimsel” aramalara oldum olası bayılırım. Ama Fox TV yöneticileri o kadar zahmet ve masrafa girmek yerine halkın sesine kulak verseler, hem sonuca yürüyecekler hem de danışmanlığı bedavaya getireceklerdi... “Ne arıyorsan kendinde ara, kendini bulamazsan halkında ara” diyelim de finalinde felsefe de olsun yazımızın...

En az fire Ezel’den çıktı...

Ezel’de (atv) henüz ortaya çıkmadan nefret edilen bir hayali karakter (kimin oynayacağı konusunda bahis filan yapılıyor, yuh artık) oluşturuldu. Sistemli bir şekilde azalttığı oyuncu kadrosunu da sayarsan, gerçek hayatta da nefret edeni çok Kenan Birkan kişisinin... Yine de, çok izlenen dizilerde verilen kurban sayısını dikkate alırsak; 3 orta/üst karakterle en az fireyi verdi dizi sezonda... Önce hikayenin başlamasına neden olan özel güvenlik görevlisinin oğlu vuruldu. Ardından da adamım Kamil boyladı öbür tarafı. Son olarak da hikayenin anahtar kişisi olduğu iddia edilen Bahar’ın öldürülmesiyle “eksen kaydı”. (Malum popülist bir iş yapıyoruz, dolayısıyla şimdinin siyasetinde çok popüler olan “eksen kayması” lafını bir yere sıkıştırmamız gerekiyordu.) Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına. Ben bu işi biraz biliyorsam Kenan Birkan’a karşı şer cephesi hazır ola geçmiştir arkadaş. Cephe lideri Ramiz Dayı gibi görünse de Bahar’ın platonik sevdalısı Ali önce o tetikçiyi yakalar, ardından da Kenan Birkan’ı... Ne yapacağına gelince, onu da sizin fantezi dünyanıza bırakıyorum. Malum Ali bir şeyleri çok biriktirmişti, nur içinde yatsın Bahar kızımıza!

Doğaüstü bir gelişme!

Çarkıfelek haberini ilk benden duydunuz. İşin fantezisini de benden duyun. Yarışmayı izleyenler bilir, Mehmet Ali Erbil’e hosteslik ve pasörlük hizmeti veren bir tobleroncu kişilik de vardır formatta... Geçen sezon Asena ve Tuba Ünsal yapmıştı bu görevi. Star’da yayınlanacak bölümler için de bir karakter arayışına girmiş yapımcılar... Bir teklif de Doğa Rutkay’a gitmiş. Duyunca gülümsedim. Elbette ki Mali’yle aynı oyunda olmak zevklidir. Ama bu iş için oyuncu kapısı çalmak yerine daha “hafif” zillere bassalar fena olmaz derim ben...