'Bekâra karı boşamak kolay'

Başbakan Erdoğan, grizu faciasından sonra yaptığı 'Bu mesleğin kaderinde bu var' sözlerine yönelik eleştirilere tepki gösterdi

Pazartesi, 24 Mayıs 2010 - 09:13

'Bekâra karı boşamak kolay'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Valiliği ile Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD) tarafından düzenlenen Malatya Dayanışma Gecesi'ne katıldı. Gecede bir konuşma yapan Erdoğan, CHP'nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Zonguldak'ta yaşanan grizu patlamasını değerlendirirken kendisinin 'Bu mesleğin kaderinde bu var' sözlerini eleştirmesine değindi. Başbakan Erdoğan, Malatyalı devlet adamlarını anarken İnönü'nün adını da söylemedi.

Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "Bizim ölüm ötesi hesabımız var. Bunun da hesabını yapıyoruz. Son günlerde bir olay yaşadık. Zonguldak'daki kömür ocağındaki grizu patlaması. Ve bu olayla ilgili benim bir açıklamam oldu. 'Bu mesleğin kaderinde bu var' dedim. Hemen kader olayı malum çevrelerde, hemen bakıyorsunuz istismar konusu yapılmaya başlandı.

'O KONUDA SİZİN MEŞREBİNİZİ DE BİLİYORUM'

Ne dediler, 'Efendim grizu patlayacak kader, şu olacak kader, bu olacak kader'. Merak etme ben kaza ve kadere imanı anlatmadım. O konuda sizin meşrebinizi de biliyorum cibilliyetinizi de biliyorum. Ben onu anlatmadım. Anlattığım şey, bu mesleğin fıtratında bu var. Polis mesleğinin, askerlik mesleğinin fıtratında ne var. Şahadet var. Oraya giderken, o mesleği seçen bir defa buna hazır olarak gidiyor. Bunu yok farz edebilir misin? Edemezsin.

Kömür ocağında 2 bin metre derinliğe inen benim oradaki işçim, memurum oraya girerken, eğer bunu görüyorsa, buna inanıyorsa oraya giriyor. Grizu patlaması sadece Türkiye için geçerli değil ki. 'Başkalarında olmuyor bizde oluyor', yahu daha dün Çin'de oldu, Rusya'da oldu, Amerika'da oldu, her yerde oluyor. Tutturdular bir 'taşeron, taşeron'. Beş yıldır bu taşeronun çalıştığı bu yerde bir kaza olmadı. Ama kısa bir süre önce Kozluk'taki, o zaman tamamen Türkiye Kömür İşletmeleri çalışmayı yürütüyordu, 243 vatandaşımız orada maalesef ölümle kucaklaştı. O zaman taşeron işletmiyordu. Ona da muhakkak bir şeyler uydurulmuştur.

'YANLIŞ VARSA ÜZERİNE GİTMEK GÖREVİMİZ'



Gerçekçi olacağız. Yani buradan siyaset yapmanın anlamı yok. Bu kimseye bir şey kazandırmaz. Tedbirlerde kusur, noksan varsa, onların üzerine gitmek bizim görevimizdir. Orada yanlış varsa onların üzerine gitmek bizim görevimizdir. Kaldı ki, Çalışma Bakanlığımız bununla ilgili denetim, teftiş bütün bunları yapıyorlar. Şu anda bunların değerlendirmesi yapılıyor." Erdoğan, İspanya dönüşü bölgeye gittiğini belirterek, "Çünkü halkımla kucaklaşmam lazım, onları psikolojik olarak bizim de yanlarında olarak desteklememiz lazım. Zaten biz bugünler için varız. Şunu bilmemiz lazım ki insan olarak bir yere kadar muktedirsin, daha ötesine değil. Sınırsız bir iktidarın olamaz. Bunu bileceksin. İktidarımızın sınırlı olduğunu bilmeye mecburuz. Bazıları kuru sıkı atıyor sanki sınırsız iktidarları var. Onun için atalarımız güzel şöylemiş. Bekara karı boşamak kolay. Bunların durumu bu" dedi.

'YER YERİNDEN OYNUYOR BİZİM MEDYA UYUYOR'

Türkiye'nin artık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir Türkiye olduğunu söyleyen Erdoğan, "Son dönemde ekonomide elde ettiğimiz başarılar, diplomaside attığımız adımlar tüm dünyanın dikkatini çekiyor ve Türkiye, tarihinden, kültüründen, medeniyetinden devraldığı mirasla artık dünya sahnesinde hak ettiği konuma doğru emin adımlarla ilerliyor. Tüm dünyada, özellikle bölgemizde, barış çağrılarımızla, huzur ve refah çağrılarımızla, dostluk ve kardeşlik mesajlarımızla biz varız. Sadece şu son iki hafta içinde önce Yunanistan ki 22 anlaşma imzaladık. Cumhuriyet tarihinde Yunanistan'la imzalanan anlaşmanın sayısı 35. Biz bir günde 22 anlaşma imzaladık. Bu neyi gösteriyor, dış politikadaki güvenilirliği gösteriyor, bir gücü ortaya koyuyo"ö diye konuştu.

Erdoğan, İran sorununun hiçbir uluslararası ülke tarafından bir çözüme kavuşturulamadığını belirterek, "Ama biz attığımız adımlarla, yaptığımız görüşmelerle işi bir noktaya getirdik. Brezilya ile birlikte son noktayı koyduk. Böylece daha önce Viyana Grubu'nun bizden de istediği, Başkan Obama'nın ikili görüşmede bizden istediği ve yazılı olarak da bana konuyu aktardığı meseledeki, biz Türkiye'deki takası İran'la anlaşarak kayda aldık" dedi.

Azerbaycan, Gürcistan, İspanya'ya 24 saatte bir trafik gerçekleştirdiğini anlatan Erdoğan, "Bütün bunları yaparken, döndük Ankara'da, İstanbul'da, liderleri ağırladık, uluslararası konferanslara ev sahipliği yaptık. Nükleer silahlar konusundaki sağlam ve tarafsız duruşumuz dikkatle izleniyor. Bunlar dikkatle izlenirken, takip edin Türkiye'nin malum medyası bu kadar önemli bir olayı, önemli bir trafiği kendi manşetlerine çekemediler, çekemiyorlar. İnsaf edin yahu bunun da mı haber değeri yok? Dünyada yer yerinden oynuyor. Bütün liderler ABD'den Çin'e varıncaya kadar tebrik ediyor, takdir ediyor. Bizimkiler tamamen kış uykusuna yatmış. İki gün içinde neler yaptıkları ortada. Ömürleri bununla geçiyor. Bizim ömrümüz ise her şey Türkiye için diyerek Türkiye için geçiyor" diye konuştu.



'12 EYLÜL'DE ÇİFTE KUTLAMA'

Erdoğan, yapılan Anayasa değişikliğine de değinerek, "Anayasa bir ülkenin her şeyidir. Anayasa emekle, ekmekle, yatırımla, adaletle, sağlıkla, eğitimle, aklınıza gelen her alanla doğrudan ilgilidir. Anti demokratik bir Anayasa ile demokratik bir düzen kurulamaz. Anti demokratik bir Anayasa ile yatırım artmaz, üretim artmaz, istihdam artmaz. Birileri çıkıyor kuru sıkı atıyor, 'İşsizlik işsizlik', tamam kardeşim doğru. Bizim şu an işsizliğimiz yüzde 14. Sen nasıl çözeceksin, onu söyle. Çözümün ne? Reçeteyi ver. Hiç reçeteyi veren duydunuz mu? Sadece tespit. İktidara geldiğimizde 10.3 idi. 3 ay sonra yüzde 10'u yakalayacağız. Açık konuşuyorum. Bir şeye inanarak söylüyorum.

Uluslararası kriz teğet geçecek dedim dalga geçtiler, ekonomiyi çok iyi bilenler. Ben onlar kadar bilmem ama bir şeye inanarak söylerim. Ve bizi teğet geçti. Bir başka siyasi diyor ki, 'Delip geçti', neyi delip geçti? Şu an komşunun, AB üyelerinin hali ortada. Anti demokratik bir Anayasa ile yoksullukla mücadele edilmez, hukuksuzluk sona ermez. Bunu bilmemiz lazım Biz üstünlerin hukukunu korumak için bu yola çıkmadık, hukukun üstünlüğünü korumak için bu yola çıktık. Bu yoldaki kararlığımız devam ediyor. Haklı olan güçlü olduğu gün biz hedeflerimize ulaştık demektir. Çünkü güçlü olan her zaman haklı, ama gücü olmayan her zaman haksız. Oluşan bu, bunu gördük. İşte şimdi bunlar yıkılıyor bu toplumda. Mafya, çete bu tür örgütlenmeler çöktü. Birileri Balyoz'da, şunda, bunda avukatlığa soyunuyor. Vtr'lerde bunları görüyorsunuz, bunları savunanlar var. Bunlarla siyaset yapmaya çalışanlar var" dedi.

MALATYALI DEVLET ADAMLARINI ANARKEN İNÖNÜ'NÜN ADINI SÖYLEMEDİ

Türk milletinin 28 yıldır demokratik bir Anayasa özlemi duyduğunu kaydeden Erdoğan, "Şimdi artık son kararı millet verecek, son sözü millet söyleyecek. Siz söyleyeceksiniz. 12 Eylül darbesinin 30'uncu yıldönümünde, 12 Eylül 2010'da, bu tarihi biz belirlemedik, 60 gün diye yasa değişikliği yaptık, YSK zorlamayla 120 gün dedi. Olmaz ya, bizim işimiz var, niye bunu bu kadar uzatıyorsunuz. 60 da olsa 120 de olsa benim milletim inanıyorum ki, bu da güzel bir tevafuk oldu, iki bayramı bir arada kutlayacak. Türkiye Ramazan Bayramı'nda sandık başına gidecek ve bu ikinci bayramını da kutlayacak ve Türkiye'yi prangalarından kurtarmak adına tarihi bir karar verecekö diye konuştu.

Malatyalılar'a da çağrıda bulunan Başbakan Erdoğan, Seyyit Battal Gazi'den, Turgut Özal'a kadar birçok devlet adamının, Malatya'yı, Malatya ile birlikte Anadolu ve Trakya topraklarını adeta ilmek ilmek işleyerek bu toprakları kardeşlik hamuruyla yoğurduklarını anlattı.

Dilhun GENÇDAL - İSTANBUL - DHA


 

3