Bekârlarda migren kronikleşiyor

Ayda 15 günden daha fazla baş ağrısı 'kronik baş ağrısı' olarak tanımlanıyor. Araştırmalara göre, bekarların migreni evli çiftlerden daha fazla kronikleşme eğiliminde!

a
a
Cumartesi, 17 Nisan 2010 - 05:00


Bekârlarda migren kronikleşiyor

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aksel Siva sorularımızı yanıtladı:

Kronik baş ağrısı nedir?

Prof. Dr. Aksel Siva: Kişi ayda 15 günden daha fazla baş ağrısı çekiyorsa biz bunu kronik baş ağrısı olarak kabul ediyoruz. Bu, migren için de gerilim baş ağrısı (başka bir ciddi sebebe bağlı olmayan ağrı tipi) için de böyledir.

Kronik baş ağrısının sebepleri neler?

Prof. Dr. Aksel Siva: Sebepler çok net değil. Gerilim tipi baş ağrısında ağrıların sıklaşmasında çoğu zaman psikolojik etkenler rol oynuyor. Migrendeki güncel görüşlerimizin bir kısmı, migrenin kronik yani sürekli bir hastalık olduğu ve ataklar halinde zaman zaman ortaya çıktığıdır. Migren, hastaların bir kısmında hayat boyu ya da yaşamın büyük bir bölümünde devam eder. Bir kısmında ise belli bir süre sonra kaybolur. Bir kısmında ise kronikleşir. Bazı görüşlere göre, migrenin yüzde 3’ü kronikleşme eğiliminde.

Migrenin kronikleşmesini kolaylaştıran durumlar var mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Evet, şu risk faktörlerinden biri varsa migreninizin kronikleşme eğilimi daha fazla:

- Ağrının genç yaşta ve baştan çok sık ataklarla ortaya çıkması,

- Kadın olmak,

- Şişmanlık,

- Diyabet (şeker hastalığı),

- Eklem ağrısı,

- Düşük ekonomik seviye,

- Daha önce kafaya darbe almak,

- Bekâr olmak.

Baş ağrısı başka hastalıklara bağlı ortaya çıkabilir mi?

Prof. Dr. Aksel Siva: Kısa bir süre önce başlamış bir baş ağrısına baştan her zaman migren ya da gerilim tipi demek mümkün olmayabiliyor. Eğer bir baş ağrısı yeni ortaya çıkıyor ve birdenbire çok yoğunlaşıyorsa altta muhakkak başka bir neden aramaya çalışırız. Mesela bazı psikiyatrik bozuklukların, özellikle de depresyonun belirtilerinden biri baş ağrısıdır. Altta yatan nedeni tedavi ettiğimizde baş ağrısı da ortadan kalkar.

Sinüzit baş ağrısına neden olur mu?

Prof. Dr. Aksel Siva: Sinüzitin bir akut bir de kronik tipi var. Akut sinüzit, ani başlangıçlıdır. 10 gün ila 4 hafta sürer. Kronik sinüzit ise sinüzit belirtilerinin 12 haftadan fazla sürmesidir. Eğer kronik bir baş ağrınız varsa bunun sebebi kronik sinüzit değildir. Muhtemelen ya kronik migreniniz ya da kronik gerilim tipi baş ağrınız var. Sinüzit sadece akut dediğimiz dönemde, yani iltihap ortaya çıktığı zaman şiddetli baş ağrısı yapar.

Boyun kireçlenmesi baş ağrısına yol açar mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Boyun kireçlenmesi bazı durumlarda baş ağrısına yol açabilir. Bunların da çok belirgin özellikleri var. Örneğin başınızı sağa sola çevirirken bile başınız ağrır. Ağrı kollara yansır. Yani bizi boyna yönelten işaretler çok nettir. Ama sokakta sorduğunuzda bir sürü insan ‘Benim boynumda kireçlenme var. Bu yüzden baş ağrısı çekiyorum’ der. Hatta doktoru bile böyle söylemiş olabilir. Boyun kireçlenmesi kronik baş ağrısının sebebi değildir.

Tansiyonla baş ağrısı arasında ilişki var mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Tansiyonu çok yükselen kişilerde, tansiyon krizleri sırasında baş ağrısı görebiliyoruz. Ama baş ağrısı ille de tansiyonla ilişkili olmak zorunda değil. Diyelim ki, kişi birdenbire ‘Başım ağrıdı’ diye geldi, tansiyonunu da biraz yüksek bulduk. İlk soracağımız soru ‘Daha önce tansiyonunuz nasıldı?’ olur. Eğer kişinin tansiyonu zaten yüksekse ve o sırada tansiyonu çok fark etmemiş ya da biraz fark etmişse ortaya çıkan baş ağrısı çok büyük ihtimalle tansiyonla ilişkili değil. Ya da bazen kişiyi üzen, sıkan bir durum olabilir. Hem tansiyonu fırlar hem başı ağrır. Bu durumda da baş ağrısının sebebi tansiyon değil üzüntü, sıkıntıdır.

Beyin tümörleri de baş ağrısı yapar mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Evet, ama beyin tümörleri o kadar nadir ki... Ben öğrencilerime baş ağrısıyla ilgili derslerde konuşurken diyorum ki, eğer bir önceki akşam televizyonda ‘House’ ya da ‘Grey’s Anatomy’ gibi doktorlarla ilgili bir dizide hastalardan birinde baş ağrısı beyin tümörüyle ilgiliyse ertesi gün bizim polikliniklerimiz ‘Benim başım ağrıyor, beynimde tümör mü var?’ diye merak eden insanlarla doluyor. Amerika’da beyin tümörüyle karşılaşma ihtimali 100 bin kişide 20’dir. Diyelim ki, başka bir organdaki kanser, beyne metastaz yaptı. Toplasak bu sayı 100 binde 60-80 kişiye yükselir. Hadi 100 binde 100 diyelim. Yani beyin tümörünün görülme oranı sadece binde 1’dir. Bu arada beyin tümörlerinin ancak 3’te biri baş ağrısıyla orta çıkar, çoğu zaman eşlik eden başka belirtiler vardır. Kısacası baş ağrısını tek başına beyin tümörünün belirtisi olarak görmemiz çok uzak ihtimaldir.

Ciddiye almamız gereken baş ağrısı tipleri neler?

Sağlık röportajlarında insanlar genel bilgilerden çok, nadir bilgilere bakıp ondan korkmaya başlarlar. İnsan en kötüsünü kendini kondurur. Bu yazıyı okuyan kişinin de muhtemelen şu bilgiler dikkatini çekecektir. Birdenbire çok şiddetli başlayan, dakikalar içinde dayanılmaz bir hale gelen, beraberinde bulantı-kusmaların olduğu baş ağrılarında kişinin mutlaka hastaneye başvurmasını isteriz. Çünkü bu kişilerin hepsinde değil ama küçük bir kısmında anevrizma dediğimiz beyin damarlarında baloncuk patlamasıyla beyin içine kanama olabilir. Bunun tanınması önemli çünkü hayati önem taşır.

Ya da diyelim ki kişi son 1 ay içinde ciddi ağrılar çekiyor. Ağrılar ilk başta birkaç günde bir geliyordu, derken her gün olmaya başladı. Gün içinde artık geçmemeye, giderek şiddetlenmeye başladı. Artık ağrı kesicilere de cevap vermiyor. Bu durumda altta yatan baş ağrısının nedenini muhakkak aramak lazım. Çünkü ağrıya yol açan bir beyin tümörü olabilir.

Ya da kişi 60’lı yaşlarda. Birkaç gündür ya da 1-2 haftadır bir şakağında ciddi, rahatsız edici bir ağrı hissediyor, arada da bir görmesinde anlık bulanıklıklar oluyor. Bu durumda ‘temporal artrit’ dediğimiz bir çeşit romatizmal hastalıklar grubuna giren ve kafanın içindeki damarlarda iltihabi değişikliklerle yol açan bir hastalıktan şüpheleniriz. Bunun da tedavisi önce kortizonla başlar, gerekirse başka ilaçlar devreye girer.

 

HAZIRLAYAN: ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENEK

ozgur.celenk@posta.com.tr

3