Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

Belediye başkanları depremin vebali altında kalacak

Pazartesi, 29 Mart 2010 - 05:00

Başbakan'a çok yakın olduğunuz söyleniyor. Hatta sizin için “Başbakan’dan başka hiç kimsenin sözü geçmez ona” diyorlar…

Başbakan’a bağlı çalışıyorum. Başbakan’dan başka hiç kimseden talimat almamam doğal değil mi? Diğer tarafına gelince ben “İktidara yakınsınız, Başbakan’ın adamısınız” gibi söylemleri kabul etmiyorum. Başbakan’a yakınım çünkü ona bağlı bir kuruluşu yönetiyorum. Ama ben bürokratım, Başbakan siyasetçi…

Elazığ’daki deprem unutuldu gitti. Fakat depremzedeler hala çadırlarda yaşıyor. TOKİ ev yapacaktı o insanlara… Nedir son durum?

Tüm kerpiç binaları, yıkılmamış olsalar dahi yıkıp yenileyeceğiz. Yaklaşık bin tane binayı yeniden yapacağız. Öncelikle bu sene kasım başına kadar evsiz kalan depremzedeleri yerleştireceğiz. Kasım başına kadar çadırlarda idare edecekler mecburen. Şu anda ilk etapta ağır hasarlı 140 konut için ihale hazırlıklarımızı tamamladık. Önümüzdeki günlerde inşaata başlayacağız. Ağır hasarlılardan başlamak üzere etap etap diğer inşaatlar da tamamlanacak.

Para alacak mısınız o evler için?

Bu konutların borçlandırılması Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yapılacak. Biz konutları kendilerine teslim edeceğiz. Hak sahipliği tesbiti ile borçlandırma onlar tarafından yapılacak. Ev için bir ücret alınacak, yalnız bu gibi yerlerde Başbakan’ın özel yetkisi var. Fiyatı yüzde 20-30 civarında aşağı çekebiliyor. Ayrıca iki yıl ödeme olmayacak. 2 sene sonunda 18 ay boyunca sabit taksitler halinde ödeyecekler. ÜFE, TÜFE farkı olmayacak. Bizim alt gelir grubuna yaptığımız evlerden bile daha ucuz evler olacak. 200-250 TL taksitle ev sahibi olacaklar. Köy dokusuna uygun, tek katlı belki ahırları evin dışında veya altında olacak şekilde evler yapacağız.

İyi de ayda 200-250 TL de bu insanlar için çok büyük para… Zaten o kadar paraları olsa kerpiç evde otururlar mı?

Ödeyemeyecek olanlar için Sosyal Yardımlaşma Genel Müdürlüğü devreye girdi. Yalnız şunu unutmamak lazım ki bu sefalet sadece Elazığ'ın köylerinde yok. Edirne'nin İpsala'sında da Kastamonu’da da aynı durumda köyler var.

TOKİ bütün bu işler için parayı nereden buluyor?

Emlak Bankası arazileri, kamu kuruluşlarına tahsisli araziler... Bu araziler üzerinde yaptığımız gelir getirici uygulamalardan aldığımız paralarla kaynağımızı üretmeye çalışıyoruz. Bu arazileri satıyoruz, kiralıyoruz ve böylece kendi bütçemizi kendimiz yaratıyoruz.

“Gece bunalım geliyor, hırsımdan ağlıyorum. Muhalefet on tokat vuruyorsa iktidar iki tokat vuruyor. Bunaldık ya...” demişsiniz. Niye ağlıyorsunuz hırsınızdan?

TOKİ’nin 2 ana hedefi var: Birincisi alt gelir grubuna ev yapmak, diğeriyse gecekondu mahallelerinde kentsel dönüşümü sağlamak. Diğer yaptığımız bütün işler bu iki amacı gerçekleştirmek içindir. Biz işimize sahibiz, işimizi seviyoruz. İşimizi yaparken bizi zorlayan noktalar oluyor, bürokrasi gibi. Bürokrasiyi aşamıyoruz. Bazen öyle anlar oluyor ki gerçekten sinirlerim boşalıyor. TOKİ’nin en büyük rakibi bürokrasi… Biz var gücümüzle kentsel dönüşüm için çabalarken birileri yolumuza taş koyuyor.

Devamı 2. sayfada...

Bazı Belediye başkanlarını kast ediyorsunuz galiba… Karşı çıkanlar mı var?

Var tabi. “Yok, kardeşim bana kentsel dönüşüm yapma” diyen belediye var. Merak ediyorum yarın öbür gün bir deprem olsa bunun vebalinin altından nasıl kalkacaklar? Sadece belediye başkanları da değil. Vatandaş da bunun önemini anlamıyor. 30 liraya satamadığı arsası için devlet talip olunca 70 lira istiyor. Bırakın da şu işi yapalım. Bilimsel, akılcı bakın. Adam arsasının üstüne bir kat yapmış, sonra bir kat, sonra bir kat daha...8 tane kaçak kat yapmış. Çoğu yerde demirleri çıkmış duruyor inşaatların... İstanbul'da da var bu! Ben buna sıkıntı duymayacağım da kim duyacak?

Peki, bu belediyelerin işi değil mi?

Gecekondu dönüşümü ve deprem dönüşümünün bir devlet politikası haline getirilmesi lazım… Yani belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları beraber bu işi senkronize bir şekilde halletmeli. Ancak, vatandaşa en yakın olan idare belediyeler olduğu için esas belediyelerden başlamalı bu işler... Devlet ciddi şekilde bir planlama yapacak. Mahalli idareler de sekiz elle sarılacak, seçimde kaybetme korkusu olmayacak. Vatandaşın keyfine uyup da vatandaşı ölüme terk edemezsiniz. Şu anda İstanbul'da benim bildiğim yerler var, 5.5 şiddetinde deprem olsa yıkılacak ama orada duruyor. Şimdi buna nasıl üzülmezsin bir insan olarak? Ben bunu söyledim. Hazmedemediğim şeylerden biri terörden askerimizin ölmesi diğeri de bu depremden insan ölmesi… Niye İstanbul'u kurtaramıyoruz? Niye Türkiye'yi kurtaramıyoruz? Bu salaş yapıları, kaçak yapıları niye söküp atamıyoruz?

Konuşacağınıza yapsanıza, elinizi tutan mı var?

Kardeşim, bu TOKİ Başkanı’nın gayretiyle, Başbakan’ın gayretiyle, Bayındırlık Bakanı’nın tek başına gayretiyle çözülmez. Vatandaşımız da buna destek olmalı. Her gün herkes deprem tehlikesine işaret ediyor ama dönüşümü yapamıyorsunuz bir türlü. Depreme hazır olmadığımızı söyleyerek devleti, kamu kurumlarını ve belediyeleri eleştirenler aynı zamanda dönüşüm projelerini de en çok engellemeye çalışanlar... Bu konudan belediyeler de sıkıntılı.

İstanbul’daki durumu nasıl görüyorsunuz?

İstanbul'da 4 milyon hane var. Bu evlerin yarısından fazlası depreme dayanıklı değil. Bazı senaryolara göre 30 bin ile 200 bin arası insan kaybı yaşanacak, 200 milyar dolar maddi zararımız olacak. Bedeli ne olursa olsun yarın için bunu bugünden yapmamız lazım.

‘İLK KEZ 8 BİN KONUT KRİZ NEDENİYLE İADE EDİLDİ’

TOKİ’nin bazı projelerinde çok kalitesiz malzeme kullanıldığı yönünde şikâyetler var. Mesela alt katta oturanlar yukarı kattaki konuşmaları rahatlıkla duyabiliyormuş?

Yeni evlerde böyle bir sorun yok. İlk projelerde bu tip eksiklikler oldu, doğrudur. Daha önce yaptığımız konutlarda maliyeti düşürmeye çalışıyorduk, şimdi hem kaliteyi arttırdık hem de maliyeti düşük tutmayı başardık. Gün geçtikçe daha kaliteli olacak, daha çok dikkat ediyoruz.

Amerika’daki gibi bir konut krizi riski TOKİ için de var mı?

Bu ekonomik krizin sebebi ABD 'de mortgage sisteminin çökmesiydi. Konutların fiyatlarını şişirdiler, konut için kredi çekenler bu parayı ödeyemediler ve kriz patlak verdi. TOKİ’nin sistemi böyle değil. Biz orta ve alt gelir grubundan faiz almıyoruz. Sadece enflasyon değişimleri yansıyor.

TOKİ’den ev alıp ödeyemediği için iade eden oluyor mu?

Son dönemde konutunu iade eden çok oldu. Yanılmıyorsam 8 bin civarında konut kriz dolayısıyla iade edildi. Bu da TOKİ tarihinde bir ilktir.

TOKİ’nin binaları mimari açıdan da çok eleştiriliyor. Beton mezarlığını andıran siteler, yeşil alanlar yok denecek kadar az…

Haklısınız. Bizim yöresel özellikleri ve tarihsel geçmişimizi harmanlayabilmemiz gerekir. Bunu yeni yeni uygulamaya başlayabildik. Ankara'da, Mardin'de yaptığımız ve Erzincan'da yapacağımız evlerde bunu görebilirsiniz. Bu eleştirileri yapanlara teşekkür ediyorum. Son dönemde yapılan evlere bakıldığında Türkiye'nin neresine giderseniz gidin, hepsi aynı. Bu yüzden 6 ay önce uluslararası bir yarışma başlattık. En iyi mimarlar yarışmaya katıldılar. Ayrıca biz sonuçta dar gelirli vatandaşa ev yapıyoruz. Santim santim hesap yapıyorum, nasıl bir kuruş daha ucuza mal ederim diye...TOKİ geldikten sonra fiyatlar düştü diye hem sevinen var hem üzülen. Birisi ağlayacak ki birisi gülecek. Böylece oradakilerde bunu görecek ve yeni yapılar da buna göre oluşacak.

Seyrantepe Stadı’nda son durum nedir? Ne zaman teslim edeceksiniz?

İşler planlandığı gibi gidiyor. Kasım ayında bitiririz.

Roman konutlarında son durum nedir?

Şu ana kadar 1828 konutu ihaleye gönderdik. 1504 konutun da ihale çalışmaları devam ediyor. Toplamda 3332 konut başlatmış olacağız ilk etapta. Ayrıca valiliklerden de talep geliyor. Bunları da hızla başlatacağız.

‘KİRA ÖDEYECEĞİNİZE EV TAKSİDİNİZİ ÖDEYİN’

“295 TL taksitle ev” diye bir kampanya başlattınız?

Ankara, Bursa, Çorum, Gaziantep, Kayseri, Samsun gibi illerdeki 27 ildeki 5 bin 819 konutu yüzde 10 peşin 180 ay vade ile satışa çıkartıyoruz. Ön şart yok, kura yok kim önce başvurursa ona vereceğiz. 1 Nisan’da başvuruları almaya başlıyoruz. Peşin fiyatı 58 bin TL olan bu evlere ayda 295 TL ödeyip sahip olunabilecek. Kira ödeyeceğinize gelin evinizin taksidini ödeyin diyoruz.

‘ÖNCELİĞİM OKUL YAPMAK, CAMİ YAPMAK DEĞİL’

İhtiyaç varsa cami de okul da yapıyoruz. Ama önceliğimiz her zaman okuldur. Hane sayısı 400'ü geçiyorsa ve civarda ilköğretim okulu yoksa mutlaka okul yapıyoruz. Camiyi oradaki halkın talebi doğrultusunda yapıyoruz. Bugüne kadar 600 okul yaptık, cami sayımız 294. Ayrıca, sağlık ocağı, ticaret merkezi, spor salonu gibi donatıları da ihtiyaçlar doğrultusunda muhakkak yapıyoruz.

COĞRAFYA ÖĞRETMENİ OLMAYI DAHA ÇOK İSTERDİM

İnşaat mühendisisiniz siz değil mi?

Evet. 11 yaşından beri gayrimenkul sektörünün içerisindeyim ancak coğrafya öğretmeni olmayı daha çok isterdim.

Niye coğrafya öğretmeni?

Doğayı çok seviyorum. Türkiye’yi ve dünyayı çok merak ediyorum. Görmek, öğrenmek, keşfetmek sonra da bunları birilerine anlatmak isterdim. Çocukluğumdan beri en büyük hayalim coğrafya öğretmeni olmaktı, inşaat mühendisi oldum.

 

 

2