Belki de alacaklısınız

Cumartesi, 30 Ocak 2010 - 05:00

Bir bankanın kredi kartını kullanıyorum. Limitim çok düşük, 500 lira. Alışverişimi kendime göre yapıp borçlarımı öderken işten çıkarıldım. 300 lirayı ödeyemedim. Bir yıla yakın süre geçti, borcumun 900 lira olduğunu söylediler. Bu arada avukat olduğunu söyleyen biri beni devamlı telefonla arayıp hakaret edercesine parayı ödememi isteyip beni konuşturmadan telefonu kapatıyordu. Çok büyük sıkıntılarla 500 lira ödedim. O arada faizlerde indirime gidildi, bu defa ben telefon açtım ve bakiye borcumu sordum 97 lira dediler. Bunu da yatırdım ama bu avukat beni yine aradı. Bu konuda kendisinden başka yetkili bulunmadığını, borcumun 300 lra olduğunu söyledi, hakaret etti ve telefonu kapattı. Ben şimdi kimle konuştuğumu bilmiyorum, borcum ne kadar bilmiyorum, ne yapayım? P.Y.

Önce hukuk dışında bir görüş. Bir insan borçlu olabilir, bunun karşısındaki de alacaklı. Bu sıfatlar birine hakaret etme hakkı vermez. Alacaklı ile borçlu medeni insan olarak karşılıklı görüşür. Görüşmekle hallolmayan sorun gerektiğinde dava yolu ile hallolur ama bu dahi kimseye hakaret etme hakkı vermez. Bu telefonda görüştüğünüz kişi kendini avukat olarak tanıtmış olsa bile avukat olmayabilir, bunun da garantisi yok. Doğrusunu isterseniz siz borcunuzu ödemekle kalmamışsınız bana kalırsa alacaklı duruma geçmişsiniz. Zira 300 lira borç bir yıl içinde 900 liraya çıkmaz. Çünkü ihtarname gelmeden önce size uygulanacak faiz yasal faizdir ki son yıllarda yüzde 300’lük faiz yaşamadık. İhtarnameden sonra (biz buna kat ihtarı veya temerrüt ihtarnamesi diyoruz) temerrüt faizi hesaplanır ki o dahi bu kadar yüksek olmamıştır. Şayet sizin hâlâ 300 lira borcunuzun bulunduğu iddia ediliyorsa sizin ödediğiniz önceki ödenen 597 lira ile birlikte 897 lira olur ki hiçbir hesap bunu doğrulamaz. Zaten böyle bir borcunuz olsaydı hiç tereddüt etmeden şimdiye kadar icra takibine muhatap olurdunuz. Yani neticeten birileri sizden fazladan para koparmaya çalışıyor gibi geliyor bana. Bunu çözmenin hukuki yolu var. Bir menfi tespit davası açıp, borcunuzun bulunmadığının tespitini isteyebilirsiniz. Ancak dava ile uğraşmak zorunuza gidebilir. İsterseniz önce bankaya bir ihtarname gönderip borç dökümünün gönderilmesini isteyin ve hesabı bir bilenle inceleyin. Belki de alacaklı çıkacaksınız.

Hak aramak önemli

İstanbul Şişli de bir mağazadan çamaşır makinesi almak istedim. 50 lira kaparo talep ettiler verdim ama makine söyledikleri sürede gelmedi. Mağazaya gittim kefil getirmediğim için vermediklerini söylediler. Benden kefil talep edilmedi, bu nedenle kefil getirmeyeceğim paramı verin dedim. Vermeyiz dediler bu parayla alışveriş yapmamı önerdiler. Ancak mağazada benim gibi çok kişinin bu yolla parasına el konulduğunu gördüm. En azından vatandaşın bilmesini istedim. Siz ne dersiniz? P.E.

Bir alışveriş yaparken önceden söylenmeyen hususlar sonradan talep edilirse elbette sözleşmeyi fesih hakkı vardır. Gördüğüm kadarı ile buradaki mesele bir kefil bulup bulmama meselesi değil. Alıcıyı önce mağazaya bağlama sonra dilediği şekilde yönlendirme meselesi. Yoksa bir çamaşır makinesi bedeli için elbette kefil bulunur. Burada yapılacak şey kaymakamlık nezdinde bulunan tüketici hakem heyetine başvurmaktır. Buradan alınacak karar belki tüketici mahkemesine kadar gitmeyi gerektirecektir ama mademki hak aramak önemli, o halde büyük küçük demeden her haksızlık için hak aramak tabiidir. Ben de bu yollara başvurmanızı öneririm.

Böyle bir kural yok

Yanımda çalışan işçiyi işten çıkardım. Zaten çalışan tek kişi idi. Benden kıdem tazminatı talep etti. Oysa ben üç işçiden az çalışılan yerdeki işçilere kıdem tazminatı ödenmeyeceğini duydum doğru mu? R. A.

Hafızam beni yanıltmıyorsa buna benzer bir soru ile karşılaşmıştım. Soru aynı kişiden gelmiyorsa bu bilgilerin kimden çıktığını da merak ediyorum. Çünkü böyle bir kural yok. Bir işçi de çalışsa şartları varsa (örneğin süre şartı veya tazminatı haketmeden sözleşmeyi fesih gibi durumlar yoksa) sayısına bakılmaksızın her çalışan kıdem tazminatını hakeder. Size bu bilgiyi verenin de kaynağının ne olduğunu söylemesi gerekir.