'Beni elektrik ısırdı' dedi, yere düştü

Elektro gitarı çalmak isterken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Aykut Eren Ayan'ın dedesi Faik Ayan, "Babalar Günü dolayısıyla oğlum, torunum ve gelinim ziyaretimize geldi. 2 saat içerisinde torunumu kaybettik" dedi

'Beni elektrik ısırdı' dedi, yere düştü

Kocaeli’de babasının yarı yıl tatilinde karne hediyesi olarak aldığı elektro gitarı çalmak isterken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Aykut Eren Ayan’ın dedesi Faik Ayan, "Babalar Günü dolayısıyla oğlum, torunum ve gelinim ziyaretimize geldi. 2 saat içerisinde torunumu kaybettik" dedi.

Faik Ayan, 18 Haziran’da İstanbul’da oturan oğlu Ali Ayan’ın kendisini arayarak gelini ve torunuyla Babalar Günü dolayısıyla Kocaeli’ne geleceklerini söyledi.

Kendisinin de oğlunu ve torununu göreceği için çok sevindiğini belirten Faik Ayan, kendisine telefon açan oğlunun isteği üzerine mangalı yakarak onları beklemeye başladığını kaydetti.

Oğlunun Mecidiye köyündeki evine gelmesiyle büyük bir mutluluk yaşadığını dile getiren Faik Ayan, "Onlar geldiğinde içim içime sığmıyordu. Oğlumu da gelinimi de torunumu da uzun zamandır görmemiştim" dedi.

Daha sonra evdekilerle evin bahçesindeki bankta oturduklarını ve mangal ateşinin korlanmasını beklediklerini ifade eden Ayan, şunları söyledi:
"Torunumun elinde babasının sömestr tatilinde karne hediyesi olarak aldığı gitar vardı. O ara torunum bana, ’Gitarımla geldim. Bugün Babalar Günü, sana gitar çalıcağız, seni eğlendireceğiz’ dedi. Torunuma ’Bana davul çal, darbuka çal, zurna çal, ben bu gitar sesinden nefret ediyorum, sevmiyorum bunların sesini’ dedim. Ama ısrar edince çalmasına izin verdim. Eline gitar aldıktan sonra ’Beni elektrik ısırdı’ dedi. Biz de baktık, düz tuttuk, çevirdik, çaldık, bir şey yoktu. Tekrar torunum gitarını alıp çalmaya başladığı sırada yere yığıldı. İlk başta şaka yapıyor zannettik. Ama kalkamayınca telaşlandık. Torunumu bulunduğu yerden aldık. Torunumun kalbi atmıyordu. Ambulansa haber verdik. Torunum ambulansla Kocaeli Devlet Hastanesine getirildi. Biz de arkalarından araçla oraya gittik. 1 saat sonra doktor, torunumu kurtaramadıklarını söyledi."

-"ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR"-

Ailedeki herkesin torununun ölümüyle büyük bir üzüntü yaşadığını anlatan Faik Ayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Oğlum o andan itibaren ağzına bir lokma koymadı. Yemek yemiyordu. İlk defa şimdi ağzına bir lokma koydu, çorba içti. Ben de bugün başladım yemeye. Hepimiz şok olduk. Yani çok zor bir şey. Bir tek çocuğuydu. Bir de genç olunca acısı daha fazla oluyor. Oğlum, torunumu gözünden kıskanıyordu. Dünyalardan çok seviyordu. Kolay değil. Onun için bir yıkım oldu. Oğlum sabah kalktığında torunumu aramak için dışarı fırladı, bulamayınca kendisini yerlere attı. ’Ben öleceğim, kendimi öldüreceğim, ben onun yanına yatacağım’ diyerek bağırdı. Herkesin başına böyle bir şey gelse aynı tepkiyi verirdi. Ateş düştüğü yeri yakar."

Oğlu Ali Ayan’ın bugün Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gittiğini bildiren Faik Ayan, şöyle dedi:
"Orada oğluma ’travma teşhisi’ konuldu. Bir süre ilaç tedavisi uygulandı. Ama şimdi biraz daha iyi. Kim olursa olsun oğlunu kaybetmişse sabredemez. Bu durum şaka gibi. Biz buna Allah’ın tecellisi diyoruz. Babalar Günü dolayısıyla oğlum, torunum ve gelinim ziyaretimize geldi. 2 saat içerisinde torunumu kaybettik. Demek ki Allah böyle yazmış, çizmiş, bu zamanı beklemiş. O dakika da bizi Allah onu yanımızdan aldı."

Kendisinin büyük bir acı yaşadığını belirten Ayan, "Her yıl torunlarıma karne hediyesi olarak para verirdim. Diğer torunlarıma verdim. Ona verecektim, ama o karnesini göstermeye fırsat bulamadı. Bütün torunlarımı sevindirmek isterdim, ama sevindiremedim" diye konuştu.