'Beni ezik mi sandınız?'

Çarşamba, 12 Mayıs 2010 - 16:52

'Beni ezik mi sandınız?'

“Can’la bizi boşanma noktasına getiren şey, onun gece hayatı” demiştiniz... Hâla bu sözün arkasında mısın?

Evet, hâlâ bunu söylüyorum. Can’ın gece hayatı bizim ilişkimizi bitirdi.

Size bu konuda pek çok söz verdiğinden ama hiçbiri tutamadığından da söz etmiştiniz...

Doğru... Bugüne kadar bana çok söz verdi ama sözünde duramadı. O da kendine göre haklı. Adamın işi bu. Muhakkak dışarı çıkacaktı. Bunu engelleyemezdim ama insan gitse gitse haftada iki gece giderdi değil mi? O neredeyse her akşam dışarıdaydı.

Bodrum'da neler oldu... Sonraki sayfada...

Sizi barıştırmak isteyen çok oldu. Pek çok ünlü, 10 yıllık beraberliğin bitmemesi için araya girdi...

Tabii. İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu... Hepsi evliliğimi kurtarmaya çalıştı ama ben istemedim. Çok düşündüm, sonunda zor da olsa bu kararı verdim. Kararımın arkasındayım hâlâ... Bir daha asla bir araya gelmeyi düşünmüyorum. Bu saatten sonra sadece dost olmayı deneyebiliriz.

Peki işadamı Yüksel Çağlar’ın da sizi barıştırmak için devreye girdiği doğru mu?

Evet, doğru... Can’la birlikte Bodrum’a, onun yanına gittiğimiz yazıldı, o haber de doğru...

Anlatır mısınız bu olayı bize?

Yüksel ağabey, bilgi birikimi ve hayat tecrübesiyle müthiş bir insan. Bizim ayrılmamızın çok yanlış olduğunu anlatırken de son derece mantıklıydı.

Tanrıyar ve Dinçöz barıştı mı?

Can Bey bu görüşmede size gece hayatından ve bazı arkadaşlarından vazgeçeceğinin sözünü verdi mi?

Evet, Can gece hayatı ve o hayatı paylaştığı arkadaşlarından vazgeçtiğini söyledi, söz de verdi. Ama bu kadar basit mi? Yap, et, gez, eğlen, sonra “Söz, bitti artık” de ve ben de affedeyim! Yok, Can’ın bana yaptıklarını hazmetmem kolay değil.

Ne oldu peki?

Bodrum’dan döndük ve yine ayrı ayrı evlerimizin yolunu tuttuk. Can’ın yaşantısını ve bana yaşattıklarını düşündükçe, bu adam iki günde değişir mi diye düşünmekten kendimi alamıyorum çünkü...

Yani...

Yani şu an dostuz, arkadaşız. Barışma falan yok...

Dinçöz neden 'Ben ezik değilim' dedi? Sonraki sayfada...

Bu Bodrum seyahatinde ne gördünüz?

Bodrum seyahatinde şunu gördüm; ben susmakla onurlu davrandığımı düşünüyordum, meğer insanlar bana “ezik ezik” bakıyormuş. Bundan sonra sessiz sedasız kalmayacağım. Dimdik ayakta olduğumu herkes görsün istiyorum. Şu anda da Yüksel ağabeyin bana Bodrum’da hediye ettiği Prof. Dr. Adrian Calabrese’nin “ıstediğiniz Her şeyi Nasıl Elde Edersiniz” adlı kitabını okuyorum. Ben kaybedenler değil, kazananlar tarafında olmaya kararlıyım.

“Yap et, sonra af dile”yi kabul etmiyorum. Bu kadar kolay değil diyorsunuz yani...

Evet, bu kadar kolay affetmem... Hiçbir kadın da bu kadar kolay affetmemeli... Bundan sonra işime dört elle sarılacağım, dimdik durmaya devam edeceğim. Ben sanıldığı gibi ezik, sesi soluğu çıkmayan biri değilim. Bu boşanma süresince sustum, çünkü bana yakışan buydu. Konuşarak bir şey elde edilemezdi. Ayrıca bana, benim duruşuma da yakışmazdı. Ancak her şey bitti... Ben sustukça hakkımda garip garip haberler çıkıyor, o yüzden suskunluğuma son veriyorum. Bundan sonra bana sorulan her soruya yanıt vereceğim, sessiz kalmayacağım.

 

4