BENİ TOPRAĞIMA GÖMÜN

a
a
Pazar, 21 Kasım 2010 - 05:00

Sayıları hesaba gelmeyecek kadar fazladır. Bu toprağın insanları olarak doğmuş ve yaşamışlardı. Kimi şehzade, kimi paşaydı. İçlerinde Osmanlı hanedanı ile sürgünler listesinde yer alanlar kadar, İstiklal Savaşı’nda görev almış isimler de vardı. Diplomatından askerine, sadrazamından edebiyatçı ve sanatçısına kadar onlarca ismin yaşamı gurbet ellerde noktalanmıştı.

Nasıl ve hangi şartlarda yaşadıkları bir kenara, defin sırasında sadece mezarlık görevlileri bulunmuş, tabutuna el verecek kişiler bile çıkmamıştı. Cenazesi belediyeler tarafından kaldırılıp kimsesizler mezarlığına defnedilenlerin kimler olduğu da zamanla unutulup gitmiştir. Bazıları ülkeye getirilip, toprağına gömülecek kadar şanslıdır.
[[HAFTAYA]]
Ama diğerleri daha çok siyasi nedenlerle yabancı topraklarda kalmıştır. Toplumun önde gelen kişileri zaman zaman onları ziyaret ediyor ve mezarlarına çiçek bırakıyor.

Özellikle Nazım Hikmet’in Rusya’daki mezarının Türkiye’ye getirilmesi zaman zaman gündeme geliyor ama yurda getirilen bir avuç toprak oluyordu. Son olarak CHP lideri Kılıçdaroğlu, Paris’te Yılmaz Güney ile Ahmet Kaya’nın yalnızlığını paylaşan siyasetçi oldu. Bu ziyareti siyasi çevrelerde olumlu olduğu kadar olumsuz tepkiler de yarattı.