Benim yok. Sizin?

Pazar, 15 Ekim 2017 - 05:00

Konya’dan dehşet verici görüntüler vardı. Bir düğün konvoyu geçerken, arkadaşlarının makineli tüfek ve tabancalarla dakikalarca havaya ateş ederek yarattıkları dehşet.

Genç meslektaşım Melis Alphan araştırmış. Diyor ki: “Türkiye’de yüzde 85’i ruhsatsız, 25 milyon bireysel silah var.”

Yani.

80 milyonluk nüfusun yarısı erkek. 40 milyon. Bunun 15 milyonu çocuk. Geriye kaldı mı 25 milyon. Yani silah sayısı kadar. Tabii ki, bu her yetişkin erkeğin silahı var demek değil. 2-3 silahı olanları düşünürsek, en iyi tahminle 20 milyon erkek silahlı. Kadınlar cabası.

Gazetelerin 3’üncü sayfası hep silahlı haberlerle dolar. Şimdi ölümlü haberler diğer sayfalara, hatta ekrana bile taştı. Başka ne bekleyebiliriz ki? Bizde Obama gibi bireysel silahlanmaya karşı tedbir de alınmadığına göre, kör tuttuğunu kurşunluyor zaten.

Çare mi? Tabii ki yok.

İSTANBUL2UN SAHİBİYMİŞ MEĞER

Tapu ve Kadastro arşivinde saklanan belgelere göre, II. Abdülhamid’in yurt dışını bırakın, Türkiye’de 2.369 tapu kaydı bulunuyormuş. Sadece İstanbul’dakilere şöyle bir bakın. Galatasaray Adası, Kabataş Meydanı, Veliefendi Çayırı, Bakırköy, Beykoz, Kartal ve Kağıthane’de 150 dönüm arazi, Dolmabahçe’de 30 dönüm bostan, Nişantaşı ve Horhor’da üç konak, Galata’da değirmen arsası, Serencebey’de bağ, Şişli, Çatalca, Çekmece’de çok sayıda çiftlik... Liste uzayıp gidiyor. Ayrıca yurdun çeşitli yerlerinde çok sayıda çiftlik. Ve bütün bunların mirasçı sayısı da 100 civarındaymış. Dilerim bu tapu sayısı burada kalır. Yoksa bizim mahalle, dolayısıyla evimiz de elimizden gidecek.

MİLYONLAR ŞAŞKIN 

YÖK Başkanı Saraç, Cumhurbaşkanı’nın isteği ile üniversiteye girişte yeni sistemi canlı yayında açıkladı. Daha doğrusu eline verilen teksti okudu. Ama gözünü kağıttan ayırmadan ve tekleyerek. Çünkü o da bilmiyordu yeni sistemin, yani ‘Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın ne olduğunu. Anlaşılamadı. Milyonlarca gencin, ana-babalarının kafası karıştı. Zaten pek çok husus daha belli olmamış. En önemlisi de, birinci sınavın neticesi belli olmadan ikincisinin yapılması. İyi niyetle eskisinden iyi olacağını düşünelim. Zaten amaç, öğrencilerin stres yaşamaması ve rahat bir sınav süreci geçirmeleriymiş. O bile yeter. Tabii kayırmasız. Bir de matematik bilmeyen üniversitenin kapısından giremeyecekmiş. Altı kere değişen giriş sisteminde bu 7’nci. 8’inciyi beklemeyelim de.

SENİ ŞEYTAN

Türk futbolunu kurtarmak için nihayet çare bulundu: Rıdvan Dilmen. Bu işe talip oldu. Daha önce şerefi, namusu üzerine yemin edip, “TFF’ye aday filan olmam” demişti ama, İzlanda ve Finlandiya maçından sonra Dünya Kupası’na gidemeyeceğimiz kesinleşince fikrini değiştirdi. Ancaak, şartları var tabii. Anahtarı aldıktan sonra, kimsenin hesap sormasını istemiyor. “Hesabı 4-5 yıl sonra veririm” diyor. Lakabını hak etmek işte buna denir.

HADİ ORADAN

Amerika’nın her salataya maydanoz olan büyükelçisi John Bass, Türkiye’de kendini sevdiremedi. Neyse ki Kabil’e gidiyor. Hem o, hem biz kurtuluyoruz. Giderayak yine maydanozunu serpti: “IŞİD’in dokuz aydır Türkiye’de bir eylem gerçekleştirememesi, Türkiye-ABD işbirliğinin bir sonucu” dedi. Ne demek bu yahu! Dediğimizi yapmazsanız işbirliğini bozarız, IŞİD de kendini patlatır mı demek acaba? Aba altından sopa göstermek bunun Türkçesi. Hadi ordan.

BRAVO ALİ AĞA

Seversiniz, sevmezsiniz. Zengin, gösteriş budalası diyebilirsiniz. Hayatını yadırgayabilirsiniz. Ama ne derseniz deyin eli açık, gönlü bol bir iş adamı Ali Ağaoğlu. Devletimiz, yönetmeliğe uymuyor diye vereceği ödülü kılıfına uydurmaya çalışırken, Ağa, “Hepsine benden birer daire” diyerek ödülünü açıklayıverdi. Şimdilik daha başka da ses yok. Helal olsun.

SAKIN HA...

Başbakan Yıldırım valilere, “Mesele ülkenin menfaatineyse hata yapın. Ama hainlik yapmayın” dedi. Aman sakın ha! Gün gelir açılım sürecindeki gibi, “Ben mi yapın dedim?” derler. Yanarsınız. Siz yine işinizi hatasız yapın.

BİRİSİNE

Bayern Münih, PSG’den üç gol yedi ve hemen hocaları Carlo Ancelotti’yi görevden aldı. Tazminat tutarı 17 milyon euro’ydu ama Ancelotti, “İstemiyorum. Demek ki hak etmemişim” diyerek almadı tazminatını. Kulakların çınlasın imparator.

RUS SALATASI

Samsun’da berberler ortak karar alıp, vize protestosu olarak Amerikan traşını yasaklamışlar. Onlara sormak lazım 20 yıldır Amerikan traşı yaptınız mı diye. Modası mı kaldı? Neyse.

Polisimiz de Erdoğan’ın talimatıyla toplam 1,2 milyon dolarlık Sig Sauer Amerikan silahını bırakıp, artık kendi silahımızı kullanacak. Geç bile kalındı.

Şimdi benim de bir teklifim var. Rus salatasını, Amerikan salatasına çevirmiştik ya, bari onun da itibarını iade edelim. Rus’a dönelim.
Yandex.Metrica