Beşiktaş'a sahip çık

Tezahüratın aslı "Yönetim uyuma taraftara sahip çık" şeklinde bugün gelinen noktada tezahüratlar şöyle olmalı: Yönetim uyuma Beşiktaş'a sahip çık

Pazartesi, 05 Ekim 2009 - 05:00

Beşiktaş'a sahip çık

Önce Sabiha Gökçen Havaalanı’ndaki protesto biçimi, ardından Denizlispor maçında tribünlerde aşırı biçimde bölünmüşlüğü sergileyen çirkin ve esefle karşılanan görüntüler “Beşiktaş’ın bundan sonra hali ne olacak” sorusunu da beraberinde getirdi. Önce iktidar kanadından başlayalım. Genel Sekreter Kenan Öner, “İçim acıyor, çok üzgünüm” diyerek söze başladı.

YÖNETİM BUNU HAK ETMEDİ
Öner şöyle devam etti: “Zaten Başkan’ın yanında herkes bir şey konuşarak konuyu iyice açmaza götürüyor. Bu böyle gitmez. Bu yönetim, bu takım 4 ay önceki başarıya karşı böyle bir tezahürat biçimini hak etmedi. Zaten bir seçim süresine girilmiş durumda.

Varsa bir istek, orada verilecek oylar zaten gerekeni yapacak bir sonucu doğuracaktır. Olay tamamen farklı bir yere getirilmek isteniyor. Rüştü gol kurtarıyor yuhalanıyor. Şenol-Birol dönemlerinden bu yana ilk kez Beşiktaş bu duruma düşürüldü. Protestoya evet, ama şekle evet demem mümkün değil.

Demek ki Demirören her maç kaybedilişinde istifaya çağrılacak ben bunu anlıyorum. Bayern Münih, Villarreal, ve Milan da aynı durumu yaşıyorlar. Orada da taraftar var. Bakın bakalım böyle bir şey yaşanıyor mu? Biz hata yoktur demiyoruz. Hata yaptık. Bağırırsın, susarsın. Organize gelişen işleri tasvip etmiyorum.”

Eski yönetici Faik Akdil ise konuya daha başka bir biçimde yaklaşıyor: “Bu lig 50 yıldır oynanıyor. Beşiktaş taraftarı bir Gaziantepspor maçına çıkarken arkasını dönüp protesto etmişti. Protestonun bu biçimine evet. Ama tribün bölünmüşlüğüne kadar gidiyorsa, herkes şapkasını önüne koyup düşünecek.

Taraftarın yeri tribün. Siz onları kulüp binasından içeri alıp, yarın bana bağırmasınlar zihniyeti ile yaklaşırsanız sonunda olacağı budur! Ne ekersen onu biçersen. Durum vahimdir.”

SEYİRCİSİZ MAÇLAR KAPIDA
İki görüş böyle. Beşiktaş taraftarı, Çarşı, Asya Kartalları, Karagümrüklüler, Suadiyeliler, Grup Siyah-Beyaz, Forza Beşiktaş olmak üzere birçok gruptan oluşuyor.

Şimdilik herkes birbirine karşı. Yönetime karşı olanlar, Beşiktaş diyenler, muhalefet kanadını oluşturanlar kulüpten nasibini alıyor diyen gruplar çatışma halindeler. Bu durumda Beşiktaş aşkıyla yanıp tutuşuyoruz diyenler bunu külahıma anlatsınlar.

Onlar neyin peşinde biliniyor. Beşiktaş bu bölünmüşlüğü birlik ve beraberlik havasına döndüremezse en geçerli çare, seyircisiz maçlarda teselli aramak olacaktır. (O da kapıda. En az iki maç ceza gelecek.)

Çünkü Tabata’nın attığı gol sonrası Denizli’ye sarılanlar bunu anlatıyor. En iyi çare huzur ve suskunluktur. Bağırarak bir yere gelmeyi amaçlarsanız, Beşiktaş’ı iyice kaybederseniz.