Beşiktaş'ın kaderi 12 Eylül'e kaldı

Pazar, 30 Ağustos 2009 - 11:34

Nasıl başlarsan öyle gidersin deyimi şu sıralarda Beşiktaş için hatırlanacak en güzel söz. Belediye ile başladığı söküğünü kazandığı Antalyaspor maçı dahil son Gaziantepspor karşılaşmasıyla dikecek fırsatı dahi olmamış. Şimdi 12 Eylül’de milli maç sonrası oynanacak Galatasaray derbisi ve ondan 3 gün sonraki Manchester United karşılaşması Mustafa Denizli ile Yıldırım Demirören’in tamam mı, devam mı oyununa dönebilir. Nedeni gayet basit. Galatasaray bu haftaki maçını kazanacağını düşünürsek puanını 12 yapar. Beşiktaş önünde bir galibiyet elde ederse etti sana 15. Sen 6’da kaldın yandın. Geçen sene 6 rakibini geçip mucizevi şampiyonluğu yakalayabilirsin, ama bu sezon hele böyle kötü oyunla ne Fenerbahçe’yi ne de Galatasaray’ı geçmen şu anda durumun itibarıyla imkansız. Asiye belki kurtulur, ama Beşiktaş’ın vakası o kadar ümitsiz ki, bu girdaptan çıkma şansı son derece zayıf. Hele bu futbolcu topluluğuyla, bu futbol felsefesiyle tamamen zor. Beşiktaş 4 maçtır Nobre’siz zaman zaman Bobo’suz oynamasına rağmen sürekli bir top şişirme sevdasında. Şişirdikleri futbolcuları Nihat. Havadan o topu alması için süpermen elbisesi giymesi de yetmez, kramponlarına bir de kaldıraç takması lazım. Denizli bunu gördüğü halde, ya müdahale etmiyor, ya ediyor biz görmüyoruz, ya da futbolcu kendi kafasına göre takılıyor. Eğer öyleyse durum daha da feci.

Erhan Güven, Gençlerbirliği maçında 5 orta yaptı, rakibe gitti. Antep maçının ilk 18’inde yoktu. Malum gelişine milyon euro ödendi. İddia ediyorum İbrahim Üzülmez eceli ile ölene kadar sol kanatta oynar. Ancak vefatı halinde İsmail Köybaşı forma giyebilir. Şu andaki görüntüsüyle Milli Takım’a gidiyorsa bu da şaşılacak bir şey. Bir tarafta Erhan, bir tarafta İsmail’le Şampiyonlar Ligi serüvenine başlarsanız, temenni etmiyorum ama, Beşiktaş’ı şeş-i beş ederler. Biliyorsunuz bir Delgado sendromu yaşadı Siyah- Beyazlılar. Arjantinli normal zamanda zaten faydalı olamadı. Yine iddia ediyorum sakatken oynayan bir Delgado ile şu anda alınan Tabata’nın oyunu arasında bir fark olmayacak. 10.5 diye diye yönetim ve taraftarı gerim gerim geren Mustafa Denizli, eğer (bizim ligimizi iyi biliyor diye) bu Brezilyalı’ya bel bağlamışsa taraftar bel fıtığı olur, hiçbir doktor da bu soruna çare bulamaz. Biliyorsunuz Beşiktaş’ta yol gösterme adına eleştiren medya hayvanat bahçesine benzetildi. Eğer Tabata, Beşiktaş’ı Şampiyonlar Ligi’nde bir yere götürecekse ve hakikaten de bu böyle olacaksa ben de futbol adına bir şey biliyorsam Arap olayım. 1.5 ayda sadece 17 milyon euro İsmail ve Tabata’nın bonservisine ödeme yapan Beşiktaş UEFA statüsünü de yerle bir etti. Bence bu parayla Gaziantepspor, Şampiyonlar Ligi’ne gitmeli. Çünkü Beşiktaş buradan gelen 15 milyon euroyu eline değmeden, üstüne para koyarak Halil İbrahim Kızıl’a verdi. Güle güle harca başkan.