'Beşinci evliliğe hazırım!'

Operayı popüler bir sanat yapmakta üstün başarı sağlayan Hakan Aysev, İstanbul'dan Urla'ya uzanan yeni bir hayat kurmuş. Kimseye aldırmadan ve istediği gibi yaşayan ünlü sanatçı 5. kez evlenmek istediğini ve hayattaki en büyük dramını Karnaval'a anlattı

'Beşinci evliliğe hazırım!'

[email protected]

* Urla’ya kaçmışsın! 1 seneye yaklaştı İstanbul’daki evi kapatıp buraya yerleştim. Kapısını da yalnız KARNAVAL’a açtım, bilesin. Hatrına!

* Niye burası, niye terkettin bizi mösyö Aysev? Yıllardır hayalini kurduğum huzuru bulduğum yer Urla. 5 senedir düşünüyordum, sadece ben değil herkes aklından geçirir ama cesaret edemez. Ettim, oldu!

* Güzel yiyeceklerin hiç suçu yok yani! (Gülüyoruz) Denizaltı’ndaki kahvaltı ve Yengeç Restoran’daki yemekler çok iyiydi değil mi? Yumulduk! Balıkçı kasabası yahu, bozulmamış anlamıyla!

* Hayatında hep böyle keskin kararlar olur mu? E, evet! Hep büyük Avrupa kentlerinde yaşadım uzun süre, sonra bir gün çıktığım sahnenin tepesinden bir yerden şehre bakarken; durdum ve ben burada ne yapıyorum dedim! Hoop ani bir kararla İstanbul’a geldim.

* Başka huzur bulduğun yer? Var! Bodrum Gümbet’te İsis Hotel&Spa! Gümbet’te Canan ama, kendi koyu var; deniz muhteşem, yemekleri mis! Hamam ve spa desen, uzmanı olmuşlar. Bir de orası işte!

* Çok oryantal, domestik ve bizden göründün birden gözüme! (Kahkaha atıyoruz) Hep daha elit bir yerden, üst perdeden sesleniyor gibi değil mi opera! Yok yok, çok oryantal bir adamımdır. Türk işi operacı! Ters köşe oldun sen de değil mi!

* Bence başarın da ondan. Oryantal bir ruh olduğumu çok önceden anladım ama opera o kadar uymayan bir iş ki buna, anca ortaya çıktı! 21 yaşında Viyana Devlet Operası’nda başrol söylemek ve Pavarotti’nin dünya üzerindeki 3 öğrencisinden biri olmak; insana acayip bir doygunluk veriyor galiba. Sonra da kendin neysen, asıl o ortaya çıkıyor: Türk, oryantal ve Türk işi opera.

* Müslüman mahallesinde salyongoz sattın! Para da kazandın ama ha! (Gülüyoruz) Ya evet, herkes; ‘oğlum sen ne yapıyorsun’ diye çıkıştı. Yıllardır burada bir klasik müzik eziyeti var düşünsene: ‘Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi’ gibi. Halbuki benim verdiğim ilk büyük konserler hep Güneydoğu Anadolu’da oldu.

* Nasıl anlattın da kendini kabul ettik seni, çok acayip abi! Bak Canan, iyi anlatır ve bu toprağın hisleriyle anlayışıyla harmanlarsan operayı sevmeyecek kimse yok. Ben operayı sevdiren değil, ama o sanatı anlatan biriyim. Elimdeki mal, yetenek bu. Sevmek kolay değil, ama anlatmak elimden geldiğince işte.

* Uyanıklık yapıp kadın programlarını seçtin operayı anlatmak için! Ya, o en önemli stratejiydi! Herkesin burun kıvırdığı kadın programları! Ama düşünsene o kadın ne izliyorsa, etrafına kocasına, komşusuna, çocuğuna vs. hep onu anlatıyor; yani beni de anlatacaktı, tanıyacaktı ve öyle de oldu. Kendi yüksek perde operacı çevremce kınandım, hatta üzerine gülenler oldu ama en son ben güldüm!. ‘Operacı, kadın programına mı çıkar!’ı aştım, sokakta da artık çok iyi tanıyorum. Operanın popüler bir sanat olması için uğraşıyorum. Artık herkes operayı ve beni tanıyor.

* Herkese ulaşmak gibi bir hastalığın mı var, çok pardon? E tabii! Bu bir takıntı hastalık, ne dersen de! ‘Sanat için sanat!’ Hadi oradan! Sanat halk için, insan için yapılır! Ne kadar iyi bir iş yapıyorsan yap, kimseye ulaşamıyorsan; hiçbir şeysin!

* Bizi kullandın yani! Vay canına! (Kahkaha atıyor) Kullandım! Yani insanlara ulaşmak için her türlü enstrümanı, yolu denedim. Ve operayı ‘Kaynanalar’ dizisindeki ‘Tijen’ karakterinden ileri götürdüm!

* İnsan operada neden uyur Hakan? Çok basit, akşam olur konser. Ve bize gelenler mutlaka üst düzey olur bir işi olan, e bir de trafiğe takılır yemek yemeden sana gelirse; horul horul uyur! Sıkıldığından değil, hali kalmadığından hoop pişşşş!

* Bu ara yeni bir projen var! Evet Antalya’da kaydını yaptığım nefis bir proje hazırlıyorum. Bülent Özdemir, Zülfi Livaneli ve Rafet El Roman’ın bestelerini seçtik. Öğrencim Gürkan Çakıcı yapıyor albümü de. Çok Akdenizli Canan ama, nefis bir iş çıkıyor!

* Kimsin sen aslında yahu? Herkes gibi biriyim. (kahkaha atıyor) Ya, ben de yemek yapan, gülen; herkes gibi yaşayan ve davranan biriyim. Yurt dışında da işler böyle. Pavorotti misal! Fırıncı oğlu idi, öyle de öldü! Ben de önce insanım, hal ve hareketlerim sizden başka değil! Opreacı olunca fazladan 1 elin olmuyor!

* Karakterini sorduydum aslında! Denemeyi, çalışmayı seven biriyim. Müziğimde de öyle. Rock, Türk Sanat Müziği vs. opera ile birleştirip yeni şeyler yaratmayı seviyorum. İnsanlara anlayacakları tarzda, bildiği şeyi sunmaya çalışıyorum.

* Yani? Türk işi tenorum! Daha ne olsun! Ya bana ‘dahi’ mişim gibi davranma! Sağ elimle sağ kulağımı tuttum! Taksici benden para almıyor tanıdığı için, bu operacı bir sanatçı için nasıl ütopik sana anlatamam! 140 kilo bir operacıyı bu halka sevdiren adam benim!

* Popüler operacı mı olur Hakan ya! Çok erken yaşlarda çok sağlam bir kariyer yaptım; ya ne yaparsam yapayım seviye hep yukarda kalıyor. İstesen de benden kötü bir şey çıkmaz. Yani popüler biri olunca, ya da özel hayatım bilinince de çok acayiplemiyorum durumu. Saklamıyorum da biliyorsun; her şeyim ortada!

* Opera klibi düşündüm şimdi (Kahkaha atıyor) İstesen de cıvımıyor değil mi? Böyle çıplak kadın dans ettirip ucuzlaştırabildiğin bir şey olmuyor opera, öyle heybetli bir seviyede duruyor!

* Bizim buradaki sanatçıların müthiş kalkanları vardır! Bizdeki ünlü kavramı biraz öyle; kalkanları olup dışarıda kendin olmadığın bir şey. Ben o değilim, yanlış kapı sayın Canan Danyıldız! Madonna ilk gün nasılsa, hâlâ aynı! Bizde o manyaklık var, bir şeymiş gibi görünme manyaklığı!

“Sesimi kaybedersem restoran açarım”

* O ses, bu vücuttan mı çıkar illa ki! (Kahkaha atıyoruz) Hayır yahu, opera sanatçısı olmak için böyle bir cüsseye sahip olman gerekmiyor. İnanılır gibi değil, 38 kilosun; ama inan senin diyaframın ile benimki arasında fark yok. Benimki boğazıma düşkünlüğümden.

* Çok mu yiyorsun diye sormayacağım, ahmakça olur! Su içsem bile yarıyor!.. Yalanı atmayacağım sana. Ama evet yerim ya; yemek güzel bir şey! 3 saat sahnede kalıyorsun, acayip bir performans. Bir sefer 3,4 kilo kaybettiğimi biliyorum. E o enerjiyi geri kazanmak için konser sonrası Allah ne verdiyse yiyorsun. Benim şişmanlığım yemeğe düşkünlüğümdendir yani.

* Zayıflamayı düşünüyor musun? Sahnede yuvarlanırsan diye korkuyorum mazallah! Aaa, hayatımdaki kadın beni motive etse, istese hemen diyete başlarım. Hiç tereddütsüz.

* Sesine kendine nasıl dikkat ediyorsun? Ya çok zor, rahip gibi yaşıyorsun! Her şeyden ve etkiden kendini uzak tutuyorsun. Duman, soğuk hava, sıcak içeçecek.

* Sesini kaybedersen, ne yaparsın? Hemen bir restoran açarım! Üzülmeye gerek yok! Ne yapabilirim diye bakarım!

* Başına gelen komik bir şey var mı sahnedeyken? Bir gün Fransızca bir şey söylüyorum sahnede, sözleri unuttum Canan ve Fransızca sallamaya başladım! Konser bitti, üst düzey biri yanıma yaklaşıp ‘Ne kadar güzel Fransızcanız’ dedi. Vay be dedim!

“Egolarıma çoktan yol verdim”

*Operayı anlattın, ama evliliklerinde hiç dikiş tutturamıyorsun! Dördücüsünden de boşandım evet, ama son evliliğimden bir kızım var; iyi ki o olmuş diyorum.

* Evlilikteki başarının sırrını sorabilir miyim? (Kahkaha atıyor) Alay etme be! Yani yürümeyince yürümüyor. Şimdiye kadar hep beni tercih ettiler mutlu olamadım; şimdi kendim aşık olup seçmek istiyorum.

* Hiç aşık oldun mu bu evliliklerinde peki? İlk evliliğimde evet! Ama ondan başka bir sebeple boşandım.

*4 boşanma sabıkan var! Hepsi de başkasının suçu olamaz değil mi? Zor bir iş hayatım var haklısın, ev hayatıyla birlikte yürümesi zor oluyor. Benim de bu anlamda hatalarım yok değil. Ama yine düşünüyorum evliliği, beşinci eşe, nikaha hazırım!

* Utanman da yok! Allah’ın hakkı 4 idi! Niye utanacakmışm ki! Evlilik acayip güzel bir kurum, ben mutlu oluyorum evli olunca; tek eşliyimdir ve öyle hani evlilik sözleşmesi filan gibi sahte şeyler yapıyorlar ya; bende izini bulamazsın. Aşk evliliği olmadığı için çoğu gitmedi benimkilerin. Bir daha aşk olmadan evlenmem!

* Hiç çok kadın olmadı mı hayatında? A, hepsini bir arada idare ettiğim çok eşli bir kısa dönemim var, yalan söylemeyeceğim. Çok kısa ama.

*Neden çok kısa? Ortaya çıktı da ondan! (Gülüyoruz) Yok vallahi bana göre değilmiş, ortaya çıkmasa da gitmezdi yani. Çok komik ve salon adamıyım ben yahu, iyi taraflarım var yani!

* Mutlu halini bozmak istemem ama, çok üzüldüğün şey nedir hayatta? Hımm. Daha önce anlatmadığım bir şey aslında, ilk eşimdem 8 aylık doğan bir oğlum oldu. Onu yaşatamadık Canan, o içimde çok büyük yaradır. Teknoloji bu kadar ileri de değildi. Yaşasaydı 24, 25 yaşında bir oğlum olacaktı. Benim için çok büyük bir dipti.

* Annen de seninle yaşıyor Urla’da değil mi? Konu değiştirmen ne güzel! Annem çok kıymetlim; babamla çok geç barıştık ve erken kaybettim. Annem yanımda olsun istedim; alt katı ona tahsis ettim.

* Derhal evlenmelisin bence de! 46 yaşında, annesiyle yaşayan operacı bir adam! (Gülüyor) Kulağa acayip geliyor değil mi? Allah’tan kızım bu aralar hayatımda, evliliklerimi beceremedim ama iyi bir baba olurum!

* Sahnede sana da hemen aşık olan var mı? Aaa, olmaz mı! Tek tenor olmak popüler anlamda cezbedeci. Ama kadınlar sesten genel olarak etkilenirler, seksi bir iş yapıyorum, seksidir duruşumuz. Ama hayatın özünü paylaşmak başka bir keyif Canan, ben öyle kadınlarla gezeyim tozayım delisi değilim; evlilik istiyorum. Aaa, sanal alemden evlilik teklifi alıyorum!

* Kadınlarla genel olarak aran nasıl! Ben onlarla aynı dili konuşurum ve iyi anlaşırım aslında. Bir tek konuşamadıklarımla evlenmişim!

* Yemek mi kadın mı? Kadın bir tatlıysa, hiç acımam yerim abiii!

* Nasıl bir kadına beşinci nikahı basarsın bakayım? Samimi kadınları severim. Aşırı çocuk ve aşırı kadın olabilecek bir kadın! Uf! Hemen evlenirim! Bazen düşünüyorum, acaba kilom yüzünden beni tercih etmeyen biri var mıdır diye.

* Aşık olduğun kadın için her şeyi yapar mısın? Her şeyi yaparım, kariyerimden vazgeçmek hariç! Ama onu sat, zayıfla, şurada yaşayalım. Hepsine tamamım!

*İş, egon! Egomu yontalı çok oldu, ama başarıya odaklı bir karakterim var. Egom ve gücüm yüzünden ezdiğim, ben çok kariyer sahibiyim diye devam etmeyen ilişikilerim oldu maalesef.

* Şaşırttın beni! Niye? Kendine bir bak istersen! Sende de o ego var! O yüzden başarılısın, o olmazsa bugün sen de ben de bir yerde olamazdık. Ama önemli olan belli bir yaştan sonra egoya yol vermek!