Beyoğlu'nda sulu yemekle şarap keyfi

Pazar, 09 Mayıs 2010 - 05:00

Beyoğlu'nda sulu yemekle şarap keyfi

‘daipera’ Osmanlıca’da yemeğe davet eden anlamına geliyor. Galatasaray’daki daipera isimli restoran adına yakışır bir şekilde Türk yemekleri yapıyor. Geleneksel Türk tatlarını modern bir ortamda sunan daipera misafirlerini sulu yemeklerle şarap keyfi yapmaya davet ediyor...

Türk mutfağının unutulmaz lezzetlerini yapıyorlar

Beyoğlu’ndaki Galatasaray Lisesi’nin yanından Fransız Sokağı’na doğru bir yokuş iner. Fransız Sokağı’na gelmeden sağda gayet modern ve şık bir restoran göreceksiniz. İşte orası daipera... Gördüğünüz yerin dekorasyonu size mönüde klasik kafe yemekleri olduğunu düşündürebilir...

Örneğin daipera’ya sezar salata ya da ünlü İtalyan makarnalarından birini yiyeceğinizi hayal ederek adımınızı atabilirsiniz. Ama çok yanılırsınız çünkü daipera’nın mönüsünde annenizin yaptığı leziz yemekleri göreceksiniz. Yani enginar, zeytinyağlı dolma, pazı sarması, etli bamya, karnıyarık gibi Türk lezzetlerini...

Uzun yıllar uluslararası deniz nakliyeciliği yaptıktan sonra daipera’yı açan Arzu Gürdamar hikayesini şöyle anlatıyor: “İstanbul’da Türk mutfağı konusunda kalitede eksiklik olduğunu görüyordum. Nereye gitseniz dünya mutfağından örnekler görüyorsunuz. Deniz nakliye işinde memur gibi çalışmak da beni memnun etmiyordu.

Sonunda istifayı bastım ve daipera’yı açtım”. Arzu Gürdamar’ın annesi Esin Hanım da aslında restoran sahibi. 15 yıldır Ataşehir’de ev yemekleri yaptığı ufak bir yeri var. Kızının mesleğini yapmasını, mutfaktan uzak kalmasını istese de pek başarılı olamamış. Arzu Gürdamar, annesine “Kızım Kanarya Adaları’nda toplantıda” demenin hep daha cazip geldiğini söylüyor.

Ama Arzu Hanım inadından vazgeçmemiş. Sabah 9 akşam 5 çalıştığı işinden ayrılmış ve nihayet Beyoğlu’ndaki restoranını açmış. Şimdiyse en büyük destekçisi annesi. Öyle ki, Esin Hanım yetiştirdiği aşçılardan birini de Arzu Hanım’a vermiş.

Akşamları şarap keyfi yapılıyor

daipera’da çok sıcak bir ortam hakim. Arzu Hanım misafirlerini kapıda tüm sevecenliğiyle karşılıyor, her şeyiyle ilgileniyor. Servis yapıyor hatta masaları topluyor. Restorandan ayrılırken yeni bir arkadaş kazanmış oluyorsunuz. daipera’nın dekorasyonu da Arzu Hanım’a ait. Kadın suratlarının hakim olduğu duvar kağıtları, ağaç masalar size yurt dışında bir restorandaymış hissi veriyor.

Fonda caz müzik var ama mönü ‘a la Turca’ (Türk usulü)! Türk yemeklerine şarap eşlemesi yapılan mekanda her gün değişen mönüde yok yok. Etli yaprak sarması, kuzu tandır iç pilav, reyhanlı etli bulgur pilavı, nohutlu mantı ve pazı dolması daipera’nın vazgeçilmezlerinden olmuş bile. Özellikle turistlerin ilgisini çeken restoranda yemekler açık mutfak düzeninde titizlikle pişiriliyor. Böylelikle gözünüz arkada kalmıyor.

diapera’da Esra Hanım’ın emektar aşçısı mutfakta harikalar yaratmasına rağmen çoğu zaman Arzu Hanım da mutfağa girip kolları sıvıyor. Özellikle de akşamları. Şarap ve yemek eşleşmesinde yardımcı da olduklarını söyleyen Arzu Hanım “Akşamları biraz klasikten çıkıyoruz. Füme et sunumları, mücver tabakları, peynir tabakları hazırlıyoruz.

Özellikle peynir tabaklarında şarabın yanına yumuşak, kremsi olanları tercih ediyorum. Yumuşaklarda ise bayağı Fransızız. Onun dışında Türk yemeklerine devam. Niye etli bamyayla ya da dana haşlama veya enginarla şarap içilmesin? Gayet güzel oluyor” diyor. Arzu Hanım özellikle Arnavut böreğini tavsiye ediyor.

Bu arada yemeklere dalıp tatlıları unutmayın. Çünkü sakızlı muhallebisi ve ev baklavası mükemmel. daipera Türk yemekleri yapan bir restoran olduğundan kahvaltı da geleneklere uygun.

Kahvaltı tabakları mönüde ‘Bildiğin kahvaltı’ olarak geçiyor. Kahvaltıda yumurtalı ekmek, çökelek peynirli biber kavurma, kavurmalı yumurta, kağıtta pastırma gibi bildiğimiz ama unuttuğumuz tatlar yer alıyor. Ayrıca lor üzerine dut pekmezi, ceviz, sakız, turunç reçeli gibi değişik reçelleri de bulabilirsiniz daipera’da.

Haber: Eylem Keskin
eylem.keskin@posta.com.tr

2