Bihter simit görmemiş ki hayatında...

Cumartesi, 03 Nisan 2010 - 05:00

Sanırım diziler içinde en çok Bihter’in (Kanal D/Aşk-ı Memnu) hamileliği konuşulacak. Biliyorsunuz çok sayıda dizi bu cenin hattından ilerliyor. Ama Bihter’inki bir başka... Birkaç ay sonra doğacak olan çocuğun, tabii Bihter doğurursa, sarı saçlı ve mavi gözlü olma ihtimali çok yüksek. Ziyagil Ailesi’nde o tonda kimse yok; asıl o zaman ne olacak?.. Aslında düşününce diziyi izleten karakter de Bihter. Reklam arasında oynadığı deodorant reklamı bile dizi kadar konuşuldu dün çevremde... Bir de yürüyüşü. Rahmetli Michael Jackson’un ay yürüyüşü gibi hâlâ. Ya topuklu giymesin ya da yürümesin diyor insan her izlediğinde. En azından ben diyorum kendi adıma... Bir de yalıda sabah akşam kurulan o dev sofraya bakıyorum da, Bihter geçen bölümde taksicinin simit teklifine neden uzaydan gelmiş gibi baktı anlıyorum artık... Görmemiş ki kız simidi hayatında!

Yavuz nasıl şovmen oldu?

Önceki akşam Kürşat Başar Fox’taki sofrasında yine birçok ünlüyü ağırladı. Yemekteyiz formatının olması gereken hali gibi program... Herkes önündekini yiyor. Burun kıvıran filan yok. Bir de sohbet kıvamında akarsa, program tadından yenmiyor zaten... Neyse. Konuklardan biri benim liseden sınıf arkadaşım olan Yavuz Seçkin’di. Bir ara adım geçti. Yavuz biz ona “Koca kafa” derdik diye bir gönderme yaptı geçmiş zaman üstünden... Hatırlamadım ama olabilir. Fakat aradan 25 yıl da geçse netlikle hatırladığım bir şey var. Yavuz sırma saçları ve henüz terleyen bıyıklarıyla sınıfın en sessiz çocuklarındandı. O suskunluktan şimdiki kelime kalabalığı nasıl çıktı; onu anlayamıyorum... Biri mutlaka bunu sormalı Yavuz’a!

Miss Turkey’e 1 Nisan şakası...

1 Nisan daha çok ekranda canlı yayınlanan formatlar için şaka cennetine dönüşen bir gün oldu. Programların kendisi şaka gibi olduğu için çok da ağır kaçmadı yapılanlar... Ama ben asıl bombayı Kral TV ve CNBC-e’den canlı yayınlanan Miss Turkey yarışmasından bekliyordum... Mesela birinci olan kızımızın tacı takıldıktan sonra, “1 Nisaaaannn” diye bağırıp tacı, ne bileyim beşinciye filan takabilirlerdi. Müthiş bir fırsat kaçtı diyorum ben. Tarihi bir an teğet geçti ekranlara!

Tüp bebek tamamda...

Sanırım aklıma gelecek son şey tüp bebek meselesinin bir televizyon programına dönüşeceğiydi. Ama medya bunu da yaptı... Bugünden itibaren Show TV’de her cumartesi farklı bir konuğun sunacağı tüp bebek programı başlıyor. Değişmeli sunucuların çoğu kadın ve bu yöntemle dünyaya çocuk getirenleri de var aralarında... Bir dakika durun. Bizim taş fırın erkeği Tamer Karadağlı ve Yüksel Aytuğ da girmiş listeye. İşte buna hayrola derim. Hayrola kardeşim Tamer, hayırdır dostum Yüksel?..

İsmi küçük işlevi büyük!

Star’da çok büyük bir iş başlıyor. Aslında ismi çok küçük ama prodüksiyonu çok büyük. Halen yayınlanan Fear Factor gibi büyük çaplı işlerin yapımcısı Endemol bu kez içeriğin çapını büyütürken insanları serçe boyutuna indirdi... Extra Extra Small ismiyle ekrana gelecek yarışma bir grup yarışmacının eşyaları yüz kat büyütülmüş bir evdeki yaşam mücadelesini taşıyacak ekrana... Olimpik havuz gibi çamaşır makineleri, villa boyunda yastıklar, ağaç büyüklüğünde kurşun kalemler arasında filan heyecanlı bir koşuşturma olacak. Adı küçük ödülü büyük yarışmanın sunucusu Ebru Cündübeyoğlu... Ve bildiğim kadarıyla kendisi bile projenin büyüklüğü altında ezilmekten korkmuş. Ezilmiş mi; hayır. İzleyin göreceksiniz. İzleyin çok güleceksiniz!

Vadide Elif’in hayaleti dolaşıyor...

Kurtlar Vadisi’nde (Star TV) durduk yerde Elif’in hayaleti dolaşmaya başladı yine. Dizinin fanatikleri Baron’lu, Kılıç’lı, Aslan Bey’li, Çakır’lı bölümleri özlediğini not düşüyor her boşlukta... Sanırım senaristlerin de kulağına gidiyor bu serzenişler. O yüzden son birkaç bölümde vadinin ilk zamanlardaki müziklerini ve isimleri duyar olduk...

Polat kardeşime tavsiyem, evini daha fazla savsaklamamasıdır. Biliyorum vadide her ölenin dirilme ihtimali var. Ama Elif bir hayalet bile olarak dirilmemeli...

Ya da vadi bir an önce girip de çıkamadığı bu dolambaçlı yollardan meseleyi başka hatlara kaydırarak kurtulmalı... Başından söylemiştik, evlilik Polat’a yakışmaz, üstünden sarkar diye. Sözümüze geldiler ama şimdi de boşanmak yakışmaz diyoruz; ayıp olur izleyiciye. Bırakın Elif uyusun, kurtlar ulusun!