Bihter'i öldürecek silah göründü!

Cumartesi, 01 Mayıs 2010 - 05:00

Küçük bir ayrıntıydı. Kalabalık içinde boğulsun istemedim. Adnan Ziyagil (Aşk-ı Memnu/Kanal D) babasından kalan silahı gösterdi ahaliye. Hatta Bihter yengemiz “Adnan senin silahın mı var?” minvalinde meraklara düştü. Adnan Bey de menşei açıkladı; “Babamdan kaldı”... İşte o silah Bihter Ziyagil’in kendisini vuracağı cinayet aletidir. (‘Ona intihar denir’ ukalalığına yeltenecekler için ‘intihar cinayet çeşitlerinden biridir’ diyelim.) Evet, senaryoda olağanüstü bir değişiklik olmazsa Bihter, eşinin silahıyla ve bizzat onun şahitliğinde hayatına son verir. Pat ve son!

Şiirler Kalp Ağrısı yaşattı!
Ölçüsüz bir şiir tüketimi başladı dizilerde. Sanırım yazacak diyalog bulamayanlar ya da diyaloglarla içimizi şişirenler kurtuluşu edebiyata hücumda buldu... Birkaç usta elinden çıkmış dizenin dışında sırıttıkça sırıtan bu girişimi son olarak Kalp Ağrısı’nda (atv) izlemek zorunda kaldım. Dizinin neredeyse yarısı nazım haline getirilmişti...
Hayır, insan bu tarz bir tiratlar geçidi izlemek/dinlemek istese açar radyo şairlerini filan dinler. Ya da ne bileyim Sarp Levendoğlu’nu kaldırıp yerine İbrahim Sadri koyar... Diyeceğim o ki, klip tadında dizi olmaz. Dizi dizidir. Klip de klip. Şiir ise başka bir şeydir; herkesin aklı ermez...

ERTEM YENİ BİR ŞEYDİR!
Ertem Şener, A. Madrid ile Liverpool arasında oynanan maçta (Star TV) yine döktürdü. Ertem’in saha içindekiler hakkında verdiği fazladan bilgiyi gereksiz bulanlar çok. Ne saçma...
Bilgi adam öldürmüyor. Su gibi bir anlatımın üstüne serpiştirilen bu küçük notlar maçın neşesi oluyor bence. Bitmedi... Maç esnasında sahaya giren kuş, yüreğini hoplattı Şener’in. Maçın bir kısmını futbol ve kuşun son durumu olarak izledik/dinledik. Eğlenceliydi yahu; devam Ertem, böyle devam!

EFEMİNE UÇURUMU!
Kavak Yelleri’nde Mine’nin sonu da Efe’ninki gibi oldu anlaşılan. Meşhur uçurumun ikinci kurbanı oldu kızımız... Geçen sezon finalinde araba uçurumdan yuvarlanmış, bir Efe kalmıştı denizin dibinde. Şimdi ona bir de Mine’yi ekledik. Oldu mu size “EfeMine”. Hani olur da bir isim koymak gerekirse, hazırda bulunsun diye not düşüyorum...

Ekranda aleni suç var!
Emniyet Müdürlüğü’nün dikkatini çekmiş midir bilemem? Ama mesele en çok Trafik Şubesi’ni ilgilendiriyor, bunu söyleyebilirim...
Türk televizyonlarında, sevgili vatandaşlarım; aracınızla seyir halindeyken yerleşik hız radarlarını tespit edip, uyarıda bulunan alet satılıyor. Yani bildiğiniz, trafik canavarları için alet-edevat kadrosuna giren bir araç satılıyor...
Resmen, aleni, yayın yoluyla ve bir telefonla erişebileceğiniz uzaklıkta. Bunun açık adı suç, yasal adının ne olduğunu ilgililere bırakıyorum artık...

Al sana milyonerler fuarı!
Milyonerler fuarı yapılıyor senede bir. Magazin medyasının, ana haber bültenlerinin gözü kulağı hep orada. Ve “Bu yıl çıta ne kadar yükselmiş?” meraklısı varsa hepsinin de...
Ama her hafta bir VIP, Vogue, Elle dergisini aratmayacak içerikte Aşk-ı Memnu (Kanal D) yayınlanıyor bu ülkede. Evliliğe hazırlananlar için en pahalı yüz şey ya da küçük bir ülkenin yıllık bütçesiyle çıkılabilecek balayı güzergahları sıralanıyor ardı ardına...
Kesmeyenler için sosyetik evlerin küçük kızlarının kadastro müdürü gibi ezbere bildiği Boğaziçi yalılarının kira bedelleri bile mevcut.
Türkiye’ye gelmeden diziye giren araba modelleri ya da tasarımcısından kişiye özel yapılmış mücevher koleksiyonları da...
Ne yorulacaksın kardeşim fuar yolunda? Trafiği var bunun, giriş ücreti var, şişmesi de var bir taraflarının. İyisi mi kır belini otur evinde; al sana çıta, al sana hizmet!

Firdevs’i giydirenlere bak!
Daha önce bahsetmişlerdi ama ben ilk kez gördüm. Aşk-ı Memnu’nun stil danışmanları bir deterjan reklamında oynuyorlar. Kim ne danışıyor arkadaşlara; tam olarak kestiremedim... Stil dediğin sadece kirlendikçe yıkanan bluzlardan filan oluşuyorsa sorun yok. Yani arkadaşlar kuru temizlemeciyse... Yok, giyiminden duruşuna kadar geniş bir yelpazedeyse stil meselesi, o zaman hitabet esnasında nasıl durulması gerektiğini birileri göstersin en azından kardeşlerimize...
Danışmanın da danışmanını “check etmedikçe” bu ülkede kimseye bir şey danışılmayacağının resmi reklamlardadır. Bilginize...

Emlakçı Kudret yürür!
Haneler (Kanal D) gün değiştirdi. Birçok kez değiştirdiği için asıl yayın gününün ne olduğunu ben de şaşırdım. Sanırım perşembe akşamları yayında olmalı... Önceki akşam skeçler arasında dolaşırken en dikkat çekicisinin Emlakçı Kudret karakteri olduğunun farkına vardım yine. Yaban eskidi, diğerlerinde hızlı bir erozyon yaşanıyor... Ama ne bileyim, skecin bütünü olmasa da diyaloglarıyla en akılda kalanı; Emlakhane. Kudret’in eşini tanımlamak için saydığı sıfatları izleyince koptum vallahi. Dikkat edin, o hattan çıkacak yeni bir fenomen...