Bilişim Vadisi kenti açıklandı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, Bilişim Vadisi için seçilen kenti açıkladı

a
a
Perşembe, 17 Haziran 2010 - 12:46


Bilişim Vadisi kenti açıklandı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, "Bilişim Vadisi Projesi için ilk öncelikle yapılan etütlerde şu ortaya çıkmıştır. Bu proje Marmara Bölgesi’nde olması gereken bir projedir. Yani İstanbul, Kocaeli, Yalova Bursa, dörtgeninde olması gereken bir projedir " dedi. Ergün, İstanbul'da yer bulma zorluğu nedeniyle bu projenin Kocaeli'nde olması gerektiğini ifade etti.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Bilişim Vadisi Projesi"nin Marmara Bölgesi’ndeki İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bursa dörtgeninde olması gerektiğini belirterek, "İstanbul en avantajlı noktadaydı, bu proje açısından fakat İstanbul’un bazı sıkıntıları, yer bulma problemleri ikinci sırada olan Kocaeli’yi ön plana çıkarmış oldu. İnşallah Bilişim Vadisi’ni Kocaeli’de kurmuş olacağız" dedi.

Bakan Ergün, İzmit’te Antikkapı Restoran’da düzenlediği basın toplantısında ekonomiyi ve siyaseti birbirinden ayrı düşünmenin doğru olmayacağını belirterek ekonominin yüzde 60’ının psikoloji olduğunu söyledi.

Bu nedenle ülkedeki siyasal gelişmelerle ekonomik gelişmeler arasında bir kuvvetli bağlantı olduğunu kaydeden Bakan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla sanayileşme bizim gibi ülkelerde zenginliğin temelini oluşturur. Onun özünü de müteşebbis güç oluşturur. Müteşebbis sayımızı artırmalı müteşebbislerin önündeki engelleri kaldırmalıyız. Daha çok müteşebbis olmalı.

Daha çok yatırımcı olmalı ve onlar üretmeliler, dünyaya satmalılar ve istihdam meydana getirmelidir. Devletin rolü de burada, bunun alt yapısını oluşturmak.



Bunun demokratik altyapısını hukuki altyapısını sosyal altyapısını haberleşme ulaşım ve diğer altyapıları oluşturmaktır. Bu sağlam altyapılar üzerinde müteşebbis yatırım yapabilir üretim yapabilir. Cesaretlenir ama bu altyapılarda bir eksiklik varsa o zaman müteşebbis güç de ortaya çıkmaz. Biz de demokrasi, hukuk, insan hakları özgürlükler gibi kavramlar, bu konuda önemli bir altyapıyı oluşturuyor. Bazı ülkelerde bunlar olmayabilir. Doğal zenginlikleri olan petrol ve gaz satarak zengin olan ülkeler için demokrasinin, hukuk devletinin özgürlüklerin fazla bir manası olmayabilir. Böyle birşey lazım değil çünkü zaten petrol ve gaz satıyorsunuz yani başınızda bir kral olsa, şeyh olsa bir emir olsa idare eder vaziyeti. Orada insan hakları özgürlükler gibi kavramları motive edici aranmaz. Bizde aranır. Bizde demokrasi eksikliği varsa, insan hakları özgürlükler eksikliği varsa bu müteşebbis gücün de eksikliği anlamına gelir.

İnsanlar orada emeklerinin boşa gideceğini düşünürler birikimlerini ortaya koymazlar, cesaretlenmez, risk almazlar. Kabiliyetlerini sergilemezler.

Halbuki bizim gelişme için bizim bunlara ihtiyacımız var. Bu konuda Türkiye özel sektör eliyle kendi müteşebbisleriyle zenginleşmesi gereken bir ülkedir.

Demokrasiyle de bu nedenle yakından bağlantılıdır."

İHRACAT



Türkiye’nin dışa açık serbest piyasa ekonomisiyle rekabetçi bir ortamda ihracata dayalı bir ortamda bir model uyguladığını söyleyen Ergün, "Şu an uyguladığımız model budur. Ürettiklerimiz dünyaya satmak istiyoruz. Bunun için dış politikayı da buna uygun yapıyoruz. Eğer dış politikanız buna uygun değilse komşularla sıfır problem AB ile müzakereler, Afrika’ya açılma, Rusya’yla vizelerin kaldırılması, Güney Amerika’nın pazarlarına girme gibi dış politika çalışmaları aynı zamanda bizim bu ekonomik politikamızla çok yakından uyumlu ve bağlantılı çalışmalardır" diye konuştu.

Bakan Ergün, bütün bunların semeresinin alındığını Orta Doğu ile olan ihracatın yüzde 450 oranında, Afrika kıtasına olan ihracatın ise yüzde 500 oranında arttığını kaydetti.

2002 yılında Türkiye’nin 36 milyar dolar ihracat yaparken 2008’de 132 milyar dolar ihracat yapan bir ülke seviyesine geldiğini belirten Ergün, şöyle konuştu: "2009’da küresel krizin etkileriyle bir miktar üretim kaybı oldu fiyatlar da düştü ve 102 milyar dolarlık bir ihracat potansiyeline ulaştık. Ve şimdi yeniden artış trendine girdik. Bu sene 2010 yılında 115 milyar dolarlık ihracat gerçekleştireceğiz. Bu ihracatın yüzde 90’ını sanayi ürünleri oluşturuyor. Türkiye ciddi anlamda sanayi ürünü ihraç eden bir ülke ve pazarın yarısı da AB ülkeleri.

Biz ürettiğimiz sanayi ürünlerinin yüzde 50’sinden fazlasını AB ülkelerine ihraç ediyoruz. Yani demek ki Avrupa kalitesinde ama uygun fiyatlarla mal üretiyoruz. Bu potansiyeli daha da güçlendirmek adına attığımız adımlar var."

BİLİŞİM SEKTÖRÜNÜN ÖNEMİ



"Türkiye artık farklı bir ligde oynayacaksa dünyanın ilk büyük 10 ekonomisinden birisi olacaksa bazı sektörlerde ileri gitmesi gerekiyor. Bu sektörlerden biri bilişim" diyen Bakan Ergün, şöyle devam etti: "Bilişimde çok ilerlemeler var Türkiye’de ve bizim Bakanlığımızın yürütmüş olduğu Bilişim Vadisi Projesi var. Bilişim Vadisi Projesi için ilk öncelikle yapılan etütlerde şu ortaya çıkmıştır. Bu proje Marmara Bölgesi’nde olması gereken bir projedir. Yani İstanbul, Kocaeli, Yalova Bursa, dörtgeninde olması gereken bir projedir. Çünkü bütün altyapılar bu konuya uygun olarak bu bölgede vardır ve bütün fizibilite raporlarında bunu görüyoruz. İstanbul en avantajlı noktadaydı, bu proje açısından. Fakat İstanbul’un bazı diğer sıkıntıları, yer bulma problemleri ikinci sırada olan Kocaeli’yi ön plana çıkarmış oldu. İnşallah Bilişim Vadisini Kocaeli’de kurmuş olacağız ve bir çok bilişim sektöründeki Türkiye’nin bilişim devleri dünyanın bilişim devlerini de bu bölgede buluşturmuş olacağız.

Bununla alakalı ’yer, adresi ne zaman göstereceksiniz?’ derseniz ağustos ayında. Bunun planlamaları da yapılıyor şu an da. Hukuki düzenlemeler de buna uygun olarak yapılıyor. Tam noktayı, hangi noktada yapılacağını ağustos ayında sizlerle paylaşmak imkanımız olacak. Bugün itibariyle size şunu söyleyebilirim ki, Bilişim Vadisi Türkiye’nin Bilişim Vadisi Projesi Kocaeli’de gerçekleşmiş olacaktır. Bunu sizlerle paylaşmakta daha önce sizle kısmen paylaşmıştık bu kadar geniş çaplı değildi ama bir kez daha paylaşmakta şahsen fayda görüyorum. Sahip çıkılması gereken Türkiye’nin çok önemli bir projesi."

4