Bir analiz de Elçin'e lazım!

Cumartesi, 09 Ağustos 2014 - 05:00

Köşemizin nöbetçi gözlemcisi Mehmet Türk bildiriyor; “‘Ruhumun Aynası’ (FOX) dizisinde genç ve güzel eşi tarafından aldatıldığını düşünen mafya türünden iş adamı Altan, bu konuda psikiyatrist Elçin’den yardım istedi... Aslında mafyavari adamların bir psikoloğa gitmesi, içinde bulundukları çıkmazı anlatması ve çözüm istemesi yerli dizilerde pek fazla görülen bir şey değil... Bu hikaye Robert De Niro ve Billy Crystal’ın başrollerini paylaştığı “Anlat Bakalım” (Analyse This) filmini hatırlattı... Her ne kadar filmdeki mafya babasının sorunu farklı olsa da psikoloğun hayatı komik anlamda mahvoluyordu. Zaten komedi filmiydi... Altan’ın eşinin kendisini Elçin’in erkek arkadaşı Bora’yla aldattığını öğrenmesi (bu bir yanlış anlama) bir anlamda Elçin’in hayatına ister istemez müdahil olmak demek. Dileriz Elçin’in sonu De Niro’nun psikoloğuna benzemez”.

[[HAFTAYA]]

BİZDE KİRAZ FARKLI BİRAZ

Uyarlama dizilerde sıkça yapılan yanlışlardan biri uyarlanan ülkenin kültürüyle bizim kültür arasındaki makası göz ardı etmesi... Mesela “Kiraz Mevsimi” (FOX) dizisinde denk geldim. Mete, Şeyma’yı evine bıraktıktan sonra öpmek istiyor. Kötü kızımız Şeyma ise bir anda melek kesilip; “Yapma bir gören olur” filan diyor... İyi de mesele birinin görmesi ve laf çıkarmasıysa; gündüz vakti lüks arabalarla evinden alınan Şeyma da, ne bileyim Ayaz kardeşimizin mahallenin ortasında ilanı aşk ettiği Öykü de ayvayı yemiş olmalıydı... Bizim millet dedikoduyu sever anacığım. Dedikoducu mahalle kültürünü hissettirip göstermezsen Kore sokaklarında kafa rahat dolaşan gençlerin hikayesinden bir adım öteye gidemezsin. Oranın kirazı da bize uymaz, müdürüm affedersin!

Gözden geçirip yeniden deneseler mi?

“Otel Divane” (Show TV) dizisinin ömrü çok kısa oldu. Maşallah dedik ama 40 günü göremedi. Üçüncü bölümden sonra yayından kalkan dizinin üzerinden şöyle bir geçelim... Tutulmamasının nedenlerini irdeleyelim mesela. Acaba diyorum karakterler çok mu karikatürize edilmişti? Ya da acaba diyorum kadrodaki oyuncuların tamamı başka dizilerde yeterince karikatürize edilmiş roller üstlendiği için hepsi bir araya gelince abartı zehirlenmesi mi oluştu? Mizah dizilerinin gaza basıp dramları solladığı şu yaz rüyasında kabusa uyanan “Otel Divane”ye geçmiş olsun diyoruz... Bu dizi bir başka zamanda yeniden gözden geçirilip topa girebilir. Çünkü yakın gelecekte oradaki tiplerin her biri bizden birilerinin aynası olacak; iki gözüm kadar eminim!

Başarı kimin olacak?

Bu yazı kaleme alındığında Show TV’den Kanal D’ye transfer olan ve adı “Analı Oğullu” iken “Anasının Oğlu” olarak değişen dizinin reytingleri henüz belli değildi... “Hükümet Kadın” serisiyle yukarı doğru bir ivme yakalayan oyuncu-yazar Sermiyan Midyat, müthiş bir kadroyla siftah yapmış ama kadro ve kaleme rağmen dizi Show ekranında çekim alanı yaratamamıştı... Uzatmayalım bir hayli modifiyeli şekilde yeniden ekrana gelen dizi eğer ki Kanal D ekranında tutarsa bu başarının kime ait olacağını kestirebilmiş değilim. Kanalın mı yoksa projenin mi? Çık bakalım işin içinden...

Günlük dizilerin azizliği!

“Ağabey” dedi bir arkadaşım; “‘112 Acil’in (Kanal D) önemini yazmışsın ama aynı önemde ilgi çekmemesi acaba yerli dizilerde özellikle de günlük olanlarda karakterlerin sürekli hastaneye düşüp çıkmasından dolayı olabilir mi?”... Bak şimdi şu lafa. Bu durumu düşününce hakikaten kafam karıştı. Başta “Deniz Yıldızı”, “Unutma Beni” (FOX), “Beni Affet” (Star TV) gibi diziler olmak üzere hakikaten de karakterlerin çoğunluğu üç bölümde bir hastane odasında sabahlıyor... Aynı zamanda “112 Acil” programındaki canlandırmalı bölümler de bu saydığımız dizilerin sahnelerini hatırlatmıyor değil... Biri sanal, diğeri gerçek ama iki duygunun bu kadar iç içe geçtiği TV ekranında işin samimiyetini ayakta tutabilmek hakikaten adamı acillik eder. Arkadaşım haklı sanırım; ne dersiniz?

İzleyiciyle aşk yaşanacak mı?

Vallahi gazetelerdeki “dizi aşkı” haberlerini okudukça bir tuhaf gülümseme haline geçiyorum. Malum haberlerin tamamı çoğunluğu henüz vizyona girmiş ya da önümüzdeki eylül itibarıyla girecek olan dizilerin başrol karakterleriyle ilgili... Yakın bir dönemde Türk Sineması’nda korku filmleri perdeyle buluşmadan önce set ortamlarında yaşanan olağanüstülükler manşetlere taşınırdı... İyi saatte olsunlara uğrayanlardan tutun da ağzı burnu çarpılan oyunculara kadar her bir haberi iştahla okurduk... Şimdi de dizi seti aşkları iştahımızı kabartır oldu. Ama maazallah dizi tutmazsa bu güzelim ilişkilere ne olacağı merakını da bir kenara koyabilmiş değiliz...Toparlayacak olursak; bu yıl bir hayli dizi aşkı yaşanıyor ama dizinin kendisi izleyiciyle bir aşk bağı kurabilecek mi; ona bakalım!