Bir çınar daha göçtü

a
a
Salı, 07 Eylül 2010 - 05:00

Hasan ağabeyi de ebediyete uğurladık. Hasan Polat Türk futboluna damgasını vuran birisiydi. İlk söyleceğim söz “Adam gibi adamdı” olmalıdır. Bilgili, ağır başlı ve futbolu bilen bir federasyon başkanı idi. Hasan Ağabey Atatürk’ün Samsun’a çıktığı yılda 1919’da Trabzon’da doğmuştu. Futbol o toprakların kanında vardı. Orada başladı. Beşiktaş’ta, Harp Okulu Takımı’nda, Milli Takım’da da forma giydi. Amma, biz onu daha sonra başkanlığını da yaptığı Gençlerbirliği’nin orta sahadaki yıldızı olarak tanıdık.

Hasan ağabey iki defa Futbol Federasyonu’nun başına getirildi. 1954-57 ve 1970-76. Onun başkanlığının altın sayfası, Türkiye’nin İnönü’de 19 Şubat 1956’da o günün dünya çapında ünlü takımı (Farago, Buzanski, Lantoş, Bozzik, Matrai, Soyka, Toth, Machoş, Tihi, Puskas, Czibor kadrolu) Macaristan’ı 3-1 yendiği maçtır.

O altın sayfada mütevazı, efendi Eşfak Aykaç da tek seçici olarak bulunuyor. Zaferi İnönü’de izlerken basın tribününde 3’üncü golde en üst sıradakiler heyecandan en alt sıraya düştüler. Benim Cumhuriyet gazetesindeki spor muhabirliğim döneminin en renkli sayfalarını Hasan Polat’ın başkan olduğu günler doldurur. Hasan ağabey herkese karşı saygılıydı. O günün medyası da bu saygıya her zaman karşılık verdi. Ne incitici bir eleştiri ve ne de bardağı taşıran olay hatırlamıyorum. Federasyondaki arkadaşlarına söz hakkı tanır, fikirlerini alır ve Eşfak Aykaç’a da (tek seçici yapmıştı) tam yetki verirdi.

Özellikle altyapıdan, genç takımlardan yetişen futbolculara ayrı bir sempati beslerdi. Ülkemiz onu değerlendirdi. Ona 1957’de en büyük kuruluşumuzda Büyük Millet Meclisi’nde Trabzon milletvekilliği görevini verdiler. Bu görevi de başarı ile yaptı. 10 yılını verdiği iki dönem futbol federasyonu başkanlığından sonra ne hakkında dava açıldı, ne bir hatası olduğu söylendi. Ondan futbol dünyasında hep saygı ile bahsettiler. Türk futbolunun bir çınarı daha göçtü. Tanrı Hasan ağabeyden rahmetini esirgemesin.