Bir de bu var

Cumartesi, 13 Ocak 2018 - 05:00

İtirafçılık ne güzel meslek. Her türlü haltı karıştır, sonra git itirafçıyım de kurtul.

Bazen hukukun da böyle azizlikleri oluyor işte.

Allahaşkına...

15 Temmuz gecesi silahlı darbeye kim kalkıştı? Bakar mısınız şu hale?

İçeride inkârcılar.

Dışarıda itirafçılar.

Hukuk Masası’na başvuranlar ise zaten kökten itirazcılar.

E ne kaldı geriye?

Kim kalkıştı bu darbeye?

Maşallah, masumiyet karinesi masumlardan başka herkesin işine yarıyor.

Leyla

Niçin milletvekili oldun? Sonra niçin çekip gittin? Ne yapmak istedin? Hangi dâvaya hizmet bu? Hiç... Sıfır.

Tek ihtimal...

Acaba “ilkeli bir karakter” sergileyip, “öbür arkadaşlar ilkesizdir” demek mi istedin?

Öyle bile olsa ayıp ettin.
Üzgünüm Leyla.

Tatlı bir dil

Dün Bülent Tezcan’la konuşurken, ittifak, iltihak, ilhak ve iltica gibi kelimeler arasındaki nüansa da değindik.

Tezcan, dikkatli ve titiz bir siyasetçi.

30 yıl önceki bir yazımı hatırlattı. Bir uçak kazasından sonra demişim ki özetle: 4 mürettebat olmaz. 4 kişilik mürettebattır o.

Hiç unutmamış.
Hoşuma gitti.
Ama ne fayda?

Televizyonlardaki en tecrübeli sunucu ve spikerler bile hâlâ “4 mürettebat” diyorlar... Yahu Arı Türkçe karşılığı yok mu bunun kızlar? Yoksa da uydurun bir kelime.

Soner Yalçın

Yine Süper Yalçın.

Son kitabı: “Saklı Seçilmişler.”

İçinde insan var, organ var, beyin var, bitki var, tarım var, iklim var, gıda var, meşrubat var, velhasıl hayat var.

Araştırmacılık tarafı bir yana, yazarlık ustalığı, bu kitapta yine tavan yapmış.

Soner’e teşekkür ve tebrik...

Sizlere ise kitabı hararetle tavsiye. (Kırmızı Kedi Yayınları)