Bir güzel nasihat: Çok şey yapma

Cumartesi, 21 Ekim 2017 - 05:00

Arkadaşlarımın kıvırcık saçlı çok şeker bir ufak oğlu vardı. Bebe büyümüş, saçlar Ronaldo, tavırlar Arda.



Küresel ısınmaya karşı savaşı, su basmasın diye apartman girişine yığılan kum torbalarıyla kazanacağız zaar.



Karşımdakinin yalanını anlasam bile bazen, “Ayıp olur şimdi, inanmak lazım” derim. Kendime söylediğim yalanlarıma da aynı işlemi uygulamışlığım vardır.



Büyüyen çocukları samimi bulmuyorum.



Babalarını sevmeyen kadınlar kocalarına bunun faturasını illaki ödeteceklerdir.



“Suratsızlık geçer, yüzsüzlük bakidir.”



Gülüşüm içten olabilir.



“Cahilin gölgesi bilmediği kadardır.”



“Kim o?” diye sorduğumda, “Ben” diyen herkese kapıyı açarım.



“Olmazsa görüşürüz” cümlesi başka bir lisanda yok.



Dondurmayı rengiyle tarif edenlerdenim.



Sırttan düğmeli ceketler çok güzel, hem de insana kendini kucaklatıyor.



Kültürsüzlük belirtisi: Bodrum’a rengi beyaz olmayan lüks bir apartman dikmek.



Yürüyen merdivende dur. Duran merdivende yürü.



Bir ata sporu: Eleştirmek.



Bir güzel nasihat: “Çok şey yapma.”



Şarj güzelliği diye bir şey var.



Kadıköy-Beşiktaş vapurunda İstanbul ile çok güzel sohbet edilir ama iskeleye adım atıldığında İstanbul anında sırtını döner.



Bazen kusur, onu görenindir.



Beklemesini bilenin ayağına overlok makinası gelir.



Hayatının fon müziği, akordiyon ve klarnetli bir enstrümantal ise, mutlusun demektir.
Yandex.Metrica