Bir özellik var

Pazar, 06 Haziran 2010 - 05:00

Bir arsam vardı, üzerine bina yaptım ve işyeri olarak işlettim. Bu arada aile baskısı ile yarısını kardeşimin üzerine yaptım. Sonra onu yanıma alıp sigortalı olarak çalıştırdım. İşine son vermek zorunda kaldım, o da bana ecrimisil talebi ile dava açtı. Mahkeme beş yıllık ecrimisile hükmetti. Kararı temyiz ettim. Kararın bozulma ihtimali nedir? E.Ö.

Sizin hangi saikle kardeşinizi bu gayrimenkule ortak yaptığınıza bakılmaz. Aslolan tapu kayıtlarıdır. Tapu kayıtlarında yüzde 50 ortak görünüyor ise ve bu yeri tek başınıza kullanıyorsanız diğer ortak ecrimisil talep eder. Ecrimisil talepleri beş yılda zamanaşımına uğrar. Bu nedenle de beş yıllık geçmişe yönelik talep olunur.

Bazen daha uzun süreli talepte de bulunulur, itiraz olmazsa daha uzun süreli tazminata da hükmedilebilir. Dolayısı ile kardeşinizin sizden bu talepte bulunmasında engel yok. Ancak aklıma bir husus takıldı. Ortaklar arasında ecrimisil talebinde bulunabilmek için öncelikle intifadan men keyfiyetinin olması gerekir. Yani bu yeri kullanamayan ortak, kullanandan, “Burayı ben kullanmak istiyorum buna imkan tanı” anlamına bir talepte bulunacak, kullanan da izin vermeyecek.

İşte bu halde intifadan men keyfiyeti ortaya çıkacak ve ecrimisil talebi mümkün hale gelecek. Sizin olayda bu durum yoksa ecrimisile de hükmedilemez. Bazı hallerde bir gayrimenkul, ortak olmayan biri tarafından da kullanılabilir ve malik kullanandan ecrimisil talep eder. Bu durumda intifadan men keyfiyeti aranmaz. Bu hususa dikkat edin.

Kardeş ikinci derece
Kardeşlerden biri evlenmemiş bekar bir bayan. Annesinden kalan malvarlığı var, ölümü halinde mirası nasıl paylaşılır? G.K.


Mirasçılar derece derecedir. Birinci derece mirasçı ölenin alt soyudur, yani evlatları ve torunları, ikinci derece mirasçı ana-baba ve kardeşlerdir. Üçüncü derece mirasçı büyükana-büyükbaba amca, hala, dayı ve teyzelerdir. Miras şöyle paylaşılır. Birinci derecede mirasçı varsa onlar arasında paylaşılır.

Anlatılan olayda birinci derece yok. Bu durumda ikinci dereceye bakacağız. İkinci derecede ana-baba varsa miras onlara kalır, bu olayda ana-baba yok. Bu durumda ana-babaya düşecek miras kardeşler arasında paylaştırılır. Bu sisteme kök içinde halefiyet denilir. Netice olarak kardeşin ölümü ile hayatta ana-baba yoksa miras kardeşler arasında paylaştırılır. Kardeşler arasında ana ayrı olanlar varsa anası bir olanlar annelerinden gelecek payı da iktisap edeceklerinden payları daha büyük olur. İkinci derecede mirasçı bulunmayan olaylarda miras üçüncü dereceye kalır, bunun da olmaması halinde devlete kalır.