Dr. Ceyda Şener

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Bir selülit hikayesi...

Cumartesi, 21 Kasım 2009 - 05:00

Er ya da geç kadınların yüzde 90’ında görülen bir problem: Selülit. Her yaz başı adeta panik havası estiren selülit için nedense kış aylarında hiçbir şey yapılmaz. Oysa selülitle mücadele peşi bırakılacak bir şey değildir ve sene boyunca sürdürülmesi gereken bir mücadele!

Selülit nedir?

Sözlük anlamıyla selülit, uyluklarda ve kalçada görülen çukurlu yağ tabakalarıdır. Vücudun alt kısmındaki yağ hücreleri, yağı üst vücuda göre 6 kat daha çabuk ve hazır şekilde tutar. Bunlar ayrıca yağı 6 kat daha zor bırakır. Bu durum da, belden üst kısmın bir deri bir kemik görünmeden vücudun alt kısmında kilo kaybını neredeyse imkansız hale getirir. Bu durum sadece obez ya da hafif toplu kişileri değil, ince ve salonda kas yapan kadınları bile ilgilendirir.

Başlangıç olarak, selülit ters baskılanmış ya da kastan cildin alt tabakasına uzanan bağlantı dokularının bantları tarafından oluşturulmuş ‘normal yağ’dır. Kilo alımı selülit oluşumunu kötüleştirebilir çünkü daha derindeki yağ tabakası diğer tabakayı yukarı doğru iterek yüzeyde çukurların oluşmasına neden olabilir.

 

Bundan nasıl kurtulabiliriz?

Şu an ‘kesin etkili’ denebilecek bir çare yok çünkü selülit yapabilecek pek çok faktör olabilir. Düzenli beslenme ve egzersiz, selüliti önlemede ilk ve en etkili silahtır. Bazı doktorlar, yetersiz kan dolaşımının ve bağlantı dokularının selülite neden olduğunu söylerken, bazıları da toksinleri suçluyor. Bazıları çok su içmeyi neden gösterirken bazıları da az su içmeyi gösteriyor. Su zehirlenmesi ya da inanılmaz bir susuzluk çekmeden önce, bunun ne olup ne olmadığına bir bakalım ve daha da önemlisi, selüliti kontrol altına almada neyin gerçekten yararlı olduğunu inceleyelim. Öncelikle çok işe yaradığını düşünmediğim yöntemlerden başlayalım:

Vücut sargıları: Bu tip saçmalıklara inanırsanız, beyninizi bile sarmalayabilirsiniz. Bunları giyip onca zahmete katlanıyorsunuz fakat bir ya da iki bardak suyla, hepsi geri geliyor.

Lateks, Neoprin vb. kıyafetler: Bu tip kıyafetler çalışırken ya da otururken normalden çok terlemenizi sağlar. Fakat selülit çaresi değildir.

Selülit İlaçları: Bu ilaçlar gerçekten işe yarasalardı üreticilerinin trilyoner olması gerekmez miydi? Eğer bunlar ephedra ya da ma huang gibi uyarıcılar içeriyorsa, genel kilo kaybı yaşarsınız; fakat unutmayın ki; alt kısımda çok az miktarda yağ kaybı için üst bedeninizin bir deri bir kemik kalması gerekir!

Elektromanyetik Tedavi (Cellular Electro Therapy): Bazıları, değişen elektromanyetik dalgaların kireçlenmeden selülite her şeyi tedavi edebileceğine sizi inandırmak ister. Bu sistemin yandaşları, hücrelerdeki hareketsiz ya da bağlı akışkanların içeridışarı hareketini, bu elektronik yüklemeye bağlamaktadır. Kimbilir, belki bir ilgileri vardır...

Endermalogue TM (a.k.a LPG ya da Liponic Sculpting): Bu cihaz, 1980’lerin başında Fransa’da icat edilmiştir ve 15 yıl kullanıldıktan sonra, FDA tarafından, 1.sınıf cihaz belgesi almak için Amerika’ya gitmiştir. O dönem, vücuttaki selülit görünümünü geçici de olsa gideren, cilt dokusunu geliştiren ve düzensizlikleri iyileştiren tek alet buydu. Cihaz, vakum makinesiyle masaj makinesinin bir kombinasyonu şeklindedir. Güçlü ve enerjik masajlar, şişlikler oluşmasını sağlayarak portakal kabuğu görünümünü engeller. Bu nedenle etkileri geçicidir ve zaten ayda bir ya da iki kez tekrarlanması istenir!

Dışsal Ultrasound: Bu sistem faydalı olabilir, fakat henüz tümüyle değil! Ses dalgaları, yağ hücrelerinin dış duvarlarının parçalanmasını sağlamaktadır. Sonrasında vücut, tortuları normal atık atılma sistemiyle göndermektedir. Şu ana kadar çok önemli denebilecek sonuçlar alınmamıştır.

Liposection, Lazer yardımıyla Lipolysis, Liposculpture: Bu üç tip sistem, yağları dışarı çekme yönteminin çeşitleridir. Bu sistem 15 seneden beri uygulanmaktadır. Ancak cerrahınızın yaptığı işin ne olduğundan haberi yoksa eyvah! Yüzeye yaklaştıkça, kalıcı hasarların olma olasılığı da artar.

Topikal İçerikli Ürünler: Belli başlı bitkisel ve diyet ürünler, metabolizma hızını arttırarak selülitin içsel nedenlerini tedavi ettiklerini söylerler. Fakat; bu besinler ilaç olarak görülmediği için FDA tarafından kontrol edilmezler, bu nedenle üretici firmaların söyledikleri doğrulanmış değildir. Aynı durum kafein, yeşil çay, DMAE, bitkisel özler, retinol ve aminophylline gibi aktif maddeler içeren topikal ürünler için de geçerlidir. Bunlardan retinoik asit içderinin güçlendirilmesinde kullanılabilir. Pek çok krem, deriyi şişirerek ve içeriğindeki suyla cildin su kaybını azaltarak selülit görünümünün azalmasına katkıda bulunur. Ancak tüm bu etkiler geçicidir.

Mezoterapi: 1958’de Dr. Michel Pastor, her şeyi tedavi etmek için bir teknik geliştirmiş, fakat bu teknik özellikle romatizma, bulaşıcı hastalıklar, dolaşım bozuklukları ve hatta selülitte işe yaramıştır! Mezoterapi, küçük oranlarda homeopatik ilaçların cildin hemen altına enjekte edilmesi işlemidir. Bir şekilde selüliti kırarak dolaşımı arttırır. Her seans yaklaşık on dakika sürer ve çok fazla bir acı hissetmeden tamamlanır. Mikro-enjeksiyonlar haftada iki kez olmak üzere 4 ila 8 haftalık bir program dahilinde verilir ve önemli sonuç alınır. İçinde ne vardır? Amino asit, vitamin C ve diğer yakın içeriklerin karışımından oluşan bir solüsyondur. Ve zaman ilerledikçe bu tedavi şeklinin çok daha popüler olacağından emin olabilirsiniz, özellikle de bu karışıma yeni eklenen lipostabil’in ortaya çıkmasıyla.

Lipostabil-phosphatidy Choline: Bu madde soy-lesitin’den yapılır. Vücudumuzdaki enzimatik reaksiyonlara girerek yağ hücrelerinin parçalanmasında rol oynar. Yağ sıvıda çözünür ve idrar ve dışkı yoluyla atılır. Lipostabil, selüliti tedavi etmekle kalmaz, yağ dokusu tümörlerinin de parçalanmasını sağlar. Yan etkisi oluşabilecek çürüklerle sınırlıdır ve bugün Avrupa ve Kuzey Amerika’da binlerce doktorun tedavi yöntemlerinin bir parçası haline gelmiştir. Peki başka nereler için iyidir? Vücudun bazı kısımlarına küçük ve orta ölçekte şekil verilmesinde etkilidir, özellikle de karın bölgesi, üst kollar, çene, kalça ve uylukta.

 

Selülit için denenmiş doğal reçeteler:

Deniz tuzuyla banyo

Banyo suyuna karıştırılmış deniz tuzuyla haftada 1 kez 15 dakika banyo yapın. Deniz tuzu banyosu çok yararlıdır. 500 gram deniz tuzunu küvete boşaltın. Küvet suyunun sıcaklığı en fazla 37 derece olmalıdır. Küvetten sonra ılık suyla duş alıp, bornoz giyilmelidir. ¦ Deniz yosunu banyosu Toksinleri uzaklaştır, cildi temizler. Haftada 1 kez 20 dakika yapın.

Selülit Yağı Reçetesi

1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekik yağını temiz bir kapta karıştırın. Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli). Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10- 15 dakika masaj yapın. Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin. En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın. Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.

Ballı Jel (Yağlı ve normal ciltlerde kullanımları uygundur)

Malzemesi: 3 gram gıda jelatini, 34 gram gülsuyu, 1 gram bal, 50 gram gliserin, 3 gram borik asit. Jelatini gülsuyunda eritin, borik asidi ilave edin, ısıtılmış bal ilave edin. İyice karıştırın, 4-5 saat bekletin.

Yağ Maskesi

20 ml zeytinyağı (badem, jojoba yağları da olabilir), 3 damla limon yağı, 3 damla ardıç yağı, 3 damla lavanta yağını iyice karıştırın, sorunlu bölgeye uygulayın. Kompres yapın. 1 saat bekletin. Daha sonra yıkayıp nemlendirici sürün.

Evde kendiniz yapın

İşte evde yapmanız için iki reçete:

Masaj için:2 ölçü badem yağı, 1 ölçü limon yağı, 1/4 ölçü lime yağı, 3 ölçü kırmızı şarap, 3 ölçü vodka. Problemli bölgelere günde 2 defa süngerle uygulayın.

Selülit kremi: 25 gram okaliptüs yağı, 25 gram melisa yağı, 25 gram adaçayı, 15 adet dövülmüş aspirin, 10 adet limon suyu. Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır.