Bir sezonda biter mi?

Çarşamba, 04 Şubat 2015 - 05:00

“Paramparça” (Star TV) üç bölümlük malzemeyi bir bölümde harcıyor. Böyle bir hoyrat, böyle bir hercai, böyle bir cömertlik günümüzde ender görülür... Meselelerin hiç uzatılmadan sonuca odaklanması, Gülseren’in Almanya’da yaşayan eşinin bir dahaki seneye beklenirken daha dün diziye girivermesi filan, “maşallah azizim bu ne hız?” dedirtiyor doğrusu... Bir yandan da insan inceden bir “işkillenme” pozisyonu alıyor. “Yoksa bu adamlar hikayeyi tek sezonda bitirecekler mi?” sorusu aklımızdan geçiyor. Yapmazsınız değil mi? Yaparsanız efsane olursunuz o ayrı ama yapmazsınız, hı?

[[HAFTAYA]]

Bu da yılın ilk karnesi!

Yılın ilk ayının izlenme karnesini de verelim hemen. Hazır çocuklar da karnelerini geçtiğimiz hafta almışken... Efendim ocak ayını toplam izleyicide tüm gün bazında lider kapatan kanal FOX oldu. Devamındaki sıralama da sona doğru şöyle gerçekleşti; Kanal D, Star TV, atv, Show TV, STV, TV8 ve TRT 1... Sıradan izleyiciye göre sosyoekonomik ve kültürel açıdan bir tık yukarıda bulunan AB grubu izleyicide ise tüm gün lideri Kanal D çıktı. Kanalı sona doğru izleyen takip listesi de şöyle gerçekleşti; Star TV, FOX, Show TV, atv, TV8, TRT 1 ve STV... Bu karnenin analizi okuduğunuz köşenin tamamını kaplar da geçer bile. Ama analiz olmadan ortaya çıkan tablo da düşündürücüdür. Eh, düşünmesi gerekenler düşünsün o halde!

Aşk olsun size e mi?


Şimdi “Karadayı” (atv) isimli dizide Savcı Turgut yeni bir karakterle diziye tekrar dahil oldu ya, ona bir şaşırmıştık. Savcılıktan armatörlüğe doğru dikey geçişine de dudak ısırdık hatta... Ve fakat “cancağızım” adamımızın yeni adı olan Korkut değil de soyadı olan “Ölmez” tatlı bir baygınlık geçirmemize neden oldu... Turgut’un ölmediğini, ölmeyeceğini, öldürülemeyeceğini zihnimize nakşeden bu soyadını bulan senaristlere “aşk olsun” diyoruz. Yaratıcılıkta son nokta bu olmalı...

Nasıl başlarsan öyle...


“Şimdi Onlar Düşünsün” (TRT 1) dizisine önceki akşam dahil olan Kadir Çöpdemir yine ince bir dolandırıcı karakteriyle gönülleri fethetmeye çalışacak... Kadir’in “Kirli” karakterinden bu yana çilesi hiç değişmiyor. Hatta kendi değişiyle “şu simadan neden bir Kenan İmirzalıoğlu karakterleri çıkmıyor kardeşim?”... Haksız da değil ama bizim dizi dünyasında işler nasıl başlarsa öyle gidiyor. Efsane bir performans çıkarırsan, çıkardığın alan neyse üstüne ihale gibi yapışıyor... Eh madem durum yapışkan, yapılmalı o zaman yakışan! Hayırlı uğurlu olsun diyelim...

Müge Anlı’nın sömestir politikası!


Teşhis ortada. Hatta Müge Anlı (atv) her sabah teşhisi yeniden koyuyor; “cehaletle suç arasında sıkı bir göbek bağı var”. Bu tamam... Ama tedavi de önemli. Nasıl bir toplum haline geldiğimizin el aynası olduğunu düşündüğüm programda Müge, işin tedavi kısmını okulların tatil olduğu sömestir aralığına denk getirerek şu sıralarda işin koruyucu hekimliğini de üstleniyor... Önceki gün yayına aldığı emniyet yetkililerinin çocuklara ve ebeveynlere yönelik koruyucu önerilerini “klişe” olarak değil, kulağa küpe kabilinden izledim... Son derece basit önlemlerle Müge Anlı’nın kriminal kuşağını sıradan bir eğlence kuşağı haline getirmek elimizde. Ama heyhat; teşhise açık terapiye kapalı bir milletiz vesselam!

Dadı yazamayı tamamladı!

Star TV’nin “Süper Dadı”sı Gözde Erdoğan programda sıklıkla karşımıza koyduğu öğütlerini akıcı bir kitapta toplamaya karar vermiş... Dadımızın ilk kitabı önümüzdeki ay piyasada olacak. Gözde Erdoğan aynı zamanda “Süper Dadı” içinde yer alan bir takım gerçekleri kamuya açık alanlarda da dile getirmeye hazırlanıyor. Her izlediğinde insanda “anne baba olarak nerede hata yaptık?” sorusunu yanıtıyla birlikte ortaya koyan Gözde dadının bu son işlerini de merakla bekliyor olacağım. Çünkü çocuktan daha çocuk olabilen ebeveynler olarak doğru bildiğimiz bir dolu yanlış var...

Hakikaten duman olmadan!

TV’de iyi iş denince bir sürü yapım saymak devri çoktan kapandı. Ama iyi iş kendini bir şekilde sıralamanın içine sokuyor... TRT 1 ekranında perşembe geceleri yayınlanan “Duman Olmadan” ismindeki ironi gibi eğlenceli bir program. Duman olmadan çünkü, sigarasız bir hayat da mümkün; duman olmadan çünkü sigarayla ilişkinin sonunda duman olmak kaçınılmaz... Bir yarışma formatı görüntüsünde ama içeriğinde hiçbir rekabet ve entrika bulunmayan bu “sigarasız 100 saat” programını ben dahil tüm tiryakilerin izlemesinde yarar var... Bu ne yahu, yıl olmuş 2015 biz hâlâ baca gibi tütüyoruz. Hani olmaz demeyin belki bu eğlenceli program sayesinde yıllardır o kafamızdaki rafta duran “kurtulacağım bu meretten” fikrini pratiğe geçiririz, neden olmasın? Yeter ki duman olmasın!