Bir TV eleştirmeni ne izler?

Pazar, 15 Ağustos 2010 - 05:00

Elbette gördüğü her şeyi. Ama bir izleyici kadar sabırsız olma özgürlüğü yoktur. Çok zor çark eder izlediklerinden.
Zaping yaparken iki kere düşünür... Bu yüzden sen ne izliyorsun diye soranlara bir eleştirmen değil, sıradan bir izleyici olarak elbette yanıtlarım var. Sol baştan geliyor...
Metin Şentürk’le Ramazan Gecesi; TRT 1 ekranlarının en izlenmeye değer programı bugünlerde. Konuklar çok iyi. Metin ise almış başını gidiyor..
Nar-ı Bülbül/Flash TV; Bedia Akartürk ve Sami Çelik sunuyor. Sunmuyor, yaşatıyorlar aslında. Kaçırmamak gerek...
Telegol/Kanaltürk; Erman Toroğlu’nun katılımıyla spor yorumculuğunda zirveye oturacağı netleşti programın. Ziya Şengül benim favorim. Hep kara diyor. Bayılıyorum...
Bidünya Tasarım/TRT Türk; Burcu Kara oyunculuktan artan zamanında yapabileceği en sakin işi yapıyor. Bana göre kamu kanalları içinde eli yüzü en düzgün kanal bu...
Görevli/TRT Haber; Yeşim Sezgin iş kollarına bakıyor. Bu hafta konukları arkeologlar. Unutulmuş sandığım mesleğim yine dillerde. Ne mutlu...
60 Dakika/ Bloomberg HT; gözden kaçırdığınızı sanmıyorum ama Kenan Erçetingöz “öteki” magazin gündemini en iyi dile getirenlerden. Ben takipçisiyim...
TV8 Sinema Kuşağı; hakikaten sezonun en iyi film ekranını yarattı TV8. Her akşam büyük bir keyifle en az bir filme göz atıyorum...

Bihter hortlasın!

Dedim size, bu hızla mezardan adam çıkarırsanız başkalarını da isteyecek bu halk. Al sana bak, Zeynep Köylüoğlu “Bihter’i çıkarın mezardan” diyor...
Buyursun gelsin diyeceğim ama bu konuda çaresiziz. Kız öldü hatta reenkarnasyona girdi. O artık Fatmagül ve herkes onun suçu neymiş, konuşacak bu yıl... Bihter (Beren Saat) artık “Fatmagül’ün Suçu Ne?” dizisinde oynadığı için kimi koysak yerine acaba? Kim kalksa mezarından memnun olur izleyici? Dur geldi aklıma. Çakır dönsün, Süleyman Çakır... Bakın ilk bölümlerini izliyorum Kurtlar Vadisi’nin (Kanal 7) hakikaten kral adammış. Ve öldüğü için koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi diyormuşuz. Bir o dönsün, bir de adamımız Memati’nin yitip giden o sırma saçları!

Herkes en iyi yaptığı işte...

Türkiye’de aksiyon/polisiye dizisini en iyi ekrana taşıyan isim şüphesiz ki Türker İnanoğlu. Dolayısıyla duayenin tezgahından çıkan işlerin tutmama olasılığı yok... Bu yüzden çok yakında Zuhal Olcay ve Yetkin Dikinciler’le hasret gidereceğimiz Umut Yolcuları’nın (Star TV) , tıpkı Arka Sokaklar gibi zirveye oynayacağından eminim... Tüm yapımcılar keşke, ellerinden çıkan en iyi işlere odaklansalar. Reyting ve kendini taklit sorunu da kalmaz ortada. Keşke yapabilseler...

SADECE MÜZİKLERİ BİLE İZLETİYOR!

Şu kadarı çok net ki Survivor’da (Show TV) tüm o çekişmelerin arasında giderek sivrilen bir lezzet var. O da müzikleri...
Açıkçası programın “play list” işini kim üstleniyor bilmiyorum ama fondaki müzikler hakikaten insanı zaman tüneline sokuyor...
Keşke sesleri temizleyen bir teknolojisi olsa elinde insanın. Tüm o komploların sesini indirip müziğin sesini yükselterek muhteşem bir Panama klibi izleyebiliriz...
Acun yapar mı öyle bir kıyak acaba? Ben sormuş olayım da...

Küçük Sırlar'da bir iyi bir kötü!

Sıdıka Alpay çok net yazmış. Bir sürü eleştiri, bir de bravo notu var içinde. Konu Küçük Sırlar (Kanal D). Ben, bu dizi sezonun en çok konuşulacakları arasına girecek iddiamı tekrar ediyorum...
Biraz önsezi biraz da birikimden kaynaklanıyor bu iddia. Çünkü geçen sezon çok konuşulan ne kadar dizi varsa hepsi hakkındaki görüşler şimdi okuyacağınız tondan başlıyordu...
“Bu çocuklarımız hiç derse girmezler mi? O okulda ne işleri var? Ne okulda, ne okul dışında bir sayfa ders çalıştıklarına şahit olamadık ne yazık ki.
Zaten okudukları lise ya da benzeri okul konusunda da şüphedeyim. Gençlerimiz moda defilelerinden, fotoğraf çekimlerinden vakit bulup da ders çalışamıyorlar haklı olarak.
Ayrıca sözüm ona yakın dostların bir çanta için birbirlerine girdiği, evlatların anne babalarının arkasından açıklarını yakalayıp kullanmaya çalıştığı, gençlerin son model arabalarla, ellerinde son model telefonlarla, kim kiminle nerde ne yapıyor takipleri, daha lise çağındaki gençliğin ahlak ve yaşantı seviyesine yakışmıyor bana göre. Bütün bunlara rağmen de, dizinin bana göre en iyi yansıtılan gizli mesajı, ‘Paranız olabilir ama sevgi sahibi olmaya paha biçilemez’.
Çünkü dizide hemen hemen kimse birbirini sevmiyor. Lüks ve paralı yaşantıya sahip olmalarını sağlayan ailelerinden sevgi görmeyen gençler de etraflarına nefret ve düşmanlıktan başka bir şey yayamıyor ne yazık ki.”

Yemekteyiz'in tarfilerine gel!

Bana göre yaz sezonunun bombası Yemekteyiz programının “Yemekteyiz’den Tarifler” adı altında özet geçiliyor oluşu. Hakikaten bu bir yemek yarışmasıydı, onu anlıyoruz...
Birbirine çemkiren hatta misafirlerinin tabaklarına tüküren bünyelerin elinden tarifleri tek tek alıyoruz yeniden... Ramazan günü adamın orucunu bozmak için birebir. Günahları boyunlarına artık!