Bir yaşıma daha girdim!

Vücudumuz hakkında kafamıza takılan binlerce soru vardır. Bir türlü yanıt bulamadığımız bu sorulara anatomi ve fizyoloji konularında öğretim üyesi Francesca Gould, 'Bir Yaşıma Daha Girdim!' adlı kitapta açıklık getirmiş

a
a
Pazar, 26 Aralık 2010 - 05:00


Bir yaşıma daha girdim!

NEDEN EKLEMLERİMİZ ÇITLAR?

Pek çok insan eklemler çıtladığında çıkan sesi nahoş bulur ve bu sesin kemikler birbirine sürtündüğü için çıktığını düşünür. Aslında bu çıtlama sesi, sürtünmeden dolayı değil, eklemlerin arasındaki gazlar yüzünden çıkar. Eklemlerimizde sinoviyal sıvı denen, etkisi pas sökücü gibi olan bir sıvı bulunur. Eklemlerin kayganlaşmasını sağlar. Sinoviyal sıvı, oksijen, nitrojen ve karbondioksit gibi gazlar içerir. Araştırmalara göre bir eklemi çıtlattığınızda kemikleri birbirinden uzaklaştırırsınız ve eklemi çevreleyen kapsül esner. Bu sinoiyal sıvının eklemin bir tarafından diğerine fışkırmasını sağlar. Fışkıran sıvı geride bir boşluk bırakır, bu boşluk da derhal gazlarla dolar. Sese bu hızlı gaz salınımı sebep olur. Aynı eklemi çıtlatmak için gazların sinoviyal sıvıya dönmesini beklemek gerekir.

NEDEN BAZI İNSANLAR DAHA ÇOK SİVRİSİNEK ÇEKER?

Yalnızca dişi sivrisinekler insanlardan kam emer. Çiçek nektarı ve bitki özsularıyla beslenen erkek sivrisinekler, kan emmediklerinden hastalık da yaymazlar. Dişi sivrisinek kişiyi vücudunun kokusu ve sıcaklığına göre seçebileceği gibi görünüşe göre de seçebilir. Sivrisineklerin sarışınları esmerlere tercih ettikleri düşünülüyor ancak bunun sebebi sarışınları daha kolay görmeleri olabilir. Sivrisinek deriye konduktan sonra bir salgı bırakır. Bu salgı onun kanı daha kolay emmesini sağlar. Sivrisinek ısırıdıktan sonra oluşan kabarıklık ise bu salgıya karşı oluşan alerjik tepkidir. Bu kabarıklığı kaşımak salyayı derinin derin tabakalarına iteceğinden, sivrisinek ısırıklarını kaşımamak daha iyidir. Her yıl bir milyon kişi sıtma gibi sivrisinek ısırığıyla bulaşan hastalıklar nedeniyle ölüyor. Ancak sivrisinekler AIDS’e neden olan HIV’ın taşıyıcısı olmazlar. Çünkü bu virüs sivrisinek vücudu içinde yaşayamaz. Aynı vampirler gibi sivrisinekler de sarımsaktan nefret eder. Sarımsak yemek onları uzak tutmaya yarayacaktır.

İNSAN ETİNİN TADI NEYE BENZER?

1972’de Uruguay’da bir uçak kazasından kurtulanlar And Dağları’nda mahsur kaldılar ve açlıktan ölmemek için kazada ölen yolcuların etini yemeye karar verdiler. Kurtarıldıktan sonra ‘et kısa süre pişirildiğinde hafifçe kararmasının ete tarif edilmez bir tat verdiğini, sığır etinden daha yumuşak ama hemen hemen aynı tatta’ olduğunu söylediler. Ancak New York’ta 11 kadının canını alan ünlü katil Arthur Shawcrossi, pişirilen insan etinin domuz rostosu tadında olduğunu söyledi.

NEDEN SİGARA İÇMEK CİLDE ZARARLIDIR?

Sigara içmek deriye üç ana şekilde zarar verir. Birinci olarak sigaraların içerdiği nikotin C vitaminini yok eden bir türlü zehirdir. Hatta o kadar zararlı bir maddedir ki sigara içmeyenler bile dumana maruz kaldıklarında C vitamini kaybederler. Bunun önemi, C vitamininin vücudumuzca kolajen lifleri üretmekte kullanılmasında yatar. Kolajen, cildin esnekliğini sağlayan ana yapısal proteindir. Nikotin etkisi kaynaklı C vitamini eksikliği yüzünden kolajen yok olmaya başladığında cildimiz kırışmaya ve sarkmaya başlar. İkinci olarak, sigara kan damarlarımızı etkileyerek cildimize zarar verir. Kan, deri hücrelerine, vazgeçilmez olan kanı ve besinleri taşır ancak sigara içmek kan damarlarımızı daraltır. Damarlarımızın daralması, deri hücrelerimize daha az oksijen ve besin gitmesi demektir. Tek bir sigara, oksijenin cilde ulaşmasını 90 dakikaya kadar engelleyebilir. Bunun sonucunda donuk, gri ciltle karşı karşıya kalırız.Üçüncü olarak, sigara içmek kırışıklıkları yüzde 80 oranında artırır. Sigarayı devamlı dudaklarımızda tutarak dumanını içimize çekmek ve kafamızı çevrelemiş duman yüzünden gözlerimizi kısmak, kırışıklıkların oluşmasına sebeptir.

KALP NAKLİ KARAKTER DEĞİŞİMİNE NEDEN OLUR MU?

Organ nakli yapılan kişiler donörlerinin karakterini alırlar mı ya da almazlar mı konusunda tıbbi görüş bölünmüştür. Pek çok uzman konuya şüpheci yaklaşsa da nakil yapılan kişinin donörden birtakım karakter özellikleri almış olabileceğini akla getiren kişisel anlatılara dayalı pek çok kanıt vardır. Amerikalı Claire Sylvia, kırklı yaşlarında, ilerleyen ve tedavisi olmayan bir kalp hastalığına tutulmuştu. Evden çıkamıyordu ve ölümcül derecede hastaydı. Tek umudu kalp ve akciğer nakliydi ve donörü kafasına ciddi hasar gelmiş 18 yaşındaki erkek bir motosikletçiydi. Claire ameliyattan çıkınca karakterinde değişimler gözlendi. Artık canı sevmediği şeyler olan tavuk eti ve bira istiyordu. Ayrıca tanımadığı bir erkeği rüyasında çok net olarak görüyordu. Kazadan önce heteroseksüel olmasına rağmen özellikle sarışın kadınları çekici bulmaya başladı. Donörün ailesiyle tanıştı. Ve bu yeni karakterin donörün karakteriyle eşleştiği, rüyasında gördüğü adamın da donör olduğu doğrulandı.

TUVALET KAĞIDINDAN ÖNCE NE KULLANILIYORDU?

Tuvalet kağıdı ilk olarak 1300’lü yıllarda Çin’de kullanılmıştır. Kağıtlar devasa boyutlardaydı. Ölçüleri 0,6 m’ye 1 metreydi. Çağdaş tuvalet kağıdını Joseph Gayetty adında bir Amerikalı icat etmiştir. Gayetty ismi unutulmasın diye her parçaya ismini basmıştır. O zamanlar bu kağıda şifalı kağıt denirdi. Çünkü aloe özleri içerirdi. Günümüzde kullanılan rulo kağıdı ise Walter Alcock adında bir İngiliz icat etmiştir. Zengin Romalılar bir ucu tuzlu suya batırılmış sünger bir değnek kullanırdı. Japonlar çu-gi denilen tahta çubuklar kullanırdı. İlk Amerikalılar mısır koçanı ya da midye kabuğu kullanırdı. Vikingler artık koyun yünü kullanırdı. Denizciler çapa halatının eskimiş tarafını kullanırdı. Hawaiililer kurumuş hindistancevizi kabuğu kullanırdı. Britanyalılar soylu değillerse yaprak, çimen ya da saman; soylularsa dantel ya da yün kullanırlardı. Fransızlar taharet musluğu kullanırdı. 19.yüzyılın sonlarında Afrika’nın kırsal bölgelerinde yaşayanlar telefon rehberini ve giyim kataloglarını kullanırlardı.

TÜYLER NEDEN DİKEN DİKEN OLUR?

Tüylerimizin diken diken olması erector pili kaslarının kasılmasıyla gerçekleşir. Erector pili kasları, üşüdüğümüzde, deri içinde minik tepecikler yaratıp tüylerin dikleşmesine sebep olan minicik kaslardır. İnsanoğlu daha tüylü olduğu zamanlarda, tüyler dikleşerek deriye tüyler arasında ılık bir hava katmanı tuttardı. Derimizden yayılan ısı, hapsolmuş bu hava katmanını ısıtır ve vücudumuzun sıcak kalmasını sağlardı. Tüylerimiz dikleştiğinde bu durum bizi daha büyük veya korkunç gösteriyor olabilir. Belki de bu nedenle sinirli veya öfkeli hissettiğimizde tüylerimiz diken diken oluyor.

AKNELER BULAŞICI MIDIR?

‘Akne’ kırmızı ya da sarı şişlikler, siyah noktalar, beyaz noktalar, yağlı cilt gibi durumların birine veya birkaçına sebep olan bir cilt hastalığıdır. Çoğunlukla yüzde, sırtta, boyunda ve göğüste görülür. Akne bulaşıcı değildir. Ancak aknesi olan kişi aknelerini kaşırsa terinin yayılmasına ve daha çok aknenin ortaya çıkmasına neden olabilir.

KAŞLAR NE İŞE YARAR?

Kaşlar terlediğimizde ya da yağmur yağdığında gözlerimize su girmesini engellemek için vardır. Kaşın kavisli şekli, suyu ya da teri yüzün yanlarına doğru yönlendirerek gözleri kuru tutmaya yardımcı olur. Kaşlarımız olmasaydı yağmurda yürürken rahatsız olurduk. Ayrıca terin yönünü değiştirmek yararlıdır çünkü terimizde bulunan tuz, gözlerimizi yakarak rahatsız edebilir. Ayrıca kaşlar duygularımızı ifade etmemizde yardımcıdır.

(19 Aralık 2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır)

3